GTÜ’de Sürdürülebilir Ekosistem Stratejileri Masaya Yatırıldı

Eğitim 06.02.2026 - 21:23, Güncelleme: 06.02.2026 - 21:23 120 kez okundu.
 

GTÜ’de Sürdürülebilir Ekosistem Stratejileri Masaya Yatırıldı

Gebze Teknik Üniversitesi’nde 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında düzenlenen seminerde, sulak alanların iklim kriziyle mücadeledeki önemi ve doğa temelli çözüm stratejileri akademik bakış açısıyla ele alındı.
Gebze Teknik Üniversitesi, doğal kaynakların korunması ve ekosistem restorasyonu konularında farkındalık oluşturmak amacıyla Dünya Sulak Alanlar Günü Semineri’ne ev sahipliği yaptı. GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatörlüğü tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde GTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminere çevrimiçi katılım da sağlandı. Ramsar Sözleşmesi ve Küresel Ekosistem Vizyonu GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatörü Emel Topuz’un açılış konuşmasıyla başlayan programda, sulak alanların korunmasında uluslararası bir dönüm noktası olan Ramsar Sözleşmesinin önemi vurgulandı. Birleşmiş Milletler’in 2021-2030 yıllarını kapsayan Ekosistem Restorasyonu 10 Yıllık Planı kapsamında yürütülen çalışmalara da değinildi. Seminerde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye’de bulunan 138 sulak alandan 14’ü Ramsar koruması altında yer alıyor ve bu alanlar toplamda yaklaşık 184 bin hektarlık bir alanı kapsıyor. Sulak Alanların İklim ve Biyoçeşitlilikteki Rolü GTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Derya Ayral Çınar tarafından yapılan sunumda; bataklıklar, nehirler ve lagünler gibi doğal sulak alanların yanı sıra, atık su arıtma havuzları ve barajlar gibi yapay sulak alanların ekolojik işlevleri detaylı şekilde anlatıldı. Sunumda, sulak alanların dünya üzerindeki canlı türlerinin yaklaşık %40’ına ev sahipliği yaptığı, karasal kaynaklı karbonun ise %30’unu depolayarak ormanlardan iki kat daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip olduğu vurgulandı. Bu alanların iklim düzenlemeden besin döngüsüne kadar pek çok ekosistem hizmeti sunduğu ifade edildi. NBS4AQUAMISSION Projesi Tanıtıldı Seminerde ayrıca, sucul ortamlardaki farmasötik ürün kirliliğinin azaltılmasını ve biyoçeşitliliğin korunmasını hedefleyen NBS4AQUAMISSION projesi katılımcılara tanıtıldı. Projede; Ebubekir Yüksel ve Mehmet Salim Öncel’in de yer aldığı GTÜ ekibinin, doğa temelli çözümler kapsamında yapay sulak alan sistemleri geliştirmeyi amaçladığı belirtildi. Seminer, sürdürülebilir çevre politikaları ve ekosistem temelli çözümlerin önemine dikkat çekilmesiyle sona erdi.
Gebze Teknik Üniversitesi’nde 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında düzenlenen seminerde, sulak alanların iklim kriziyle mücadeledeki önemi ve doğa temelli çözüm stratejileri akademik bakış açısıyla ele alındı.

Gebze Teknik Üniversitesi, doğal kaynakların korunması ve ekosistem restorasyonu konularında farkındalık oluşturmak amacıyla Dünya Sulak Alanlar Günü Semineri’ne ev sahipliği yaptı. GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatörlüğü tarafından 4 Şubat 2026 tarihinde GTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminere çevrimiçi katılım da sağlandı.

Ramsar Sözleşmesi ve Küresel Ekosistem Vizyonu

GTÜ Sürdürülebilirlik Ofisi Koordinatörü Emel Topuz’un açılış konuşmasıyla başlayan programda, sulak alanların korunmasında uluslararası bir dönüm noktası olan Ramsar Sözleşmesinin önemi vurgulandı. Birleşmiş Milletler’in 2021-2030 yıllarını kapsayan Ekosistem Restorasyonu 10 Yıllık Planı kapsamında yürütülen çalışmalara da değinildi.

Seminerde paylaşılan bilgilere göre, Türkiye’de bulunan 138 sulak alandan 14’ü Ramsar koruması altında yer alıyor ve bu alanlar toplamda yaklaşık 184 bin hektarlık bir alanı kapsıyor.

Sulak Alanların İklim ve Biyoçeşitlilikteki Rolü

GTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Derya Ayral Çınar tarafından yapılan sunumda; bataklıklar, nehirler ve lagünler gibi doğal sulak alanların yanı sıra, atık su arıtma havuzları ve barajlar gibi yapay sulak alanların ekolojik işlevleri detaylı şekilde anlatıldı.

Sunumda, sulak alanların dünya üzerindeki canlı türlerinin yaklaşık %40’ına ev sahipliği yaptığı, karasal kaynaklı karbonun ise %30’unu depolayarak ormanlardan iki kat daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip olduğu vurgulandı. Bu alanların iklim düzenlemeden besin döngüsüne kadar pek çok ekosistem hizmeti sunduğu ifade edildi.

NBS4AQUAMISSION Projesi Tanıtıldı

Seminerde ayrıca, sucul ortamlardaki farmasötik ürün kirliliğinin azaltılmasını ve biyoçeşitliliğin korunmasını hedefleyen NBS4AQUAMISSION projesi katılımcılara tanıtıldı.
Projede; Ebubekir Yüksel ve Mehmet Salim Öncel’in de yer aldığı GTÜ ekibinin, doğa temelli çözümler kapsamında yapay sulak alan sistemleri geliştirmeyi amaçladığı belirtildi.

Seminer, sürdürülebilir çevre politikaları ve ekosistem temelli çözümlerin önemine dikkat çekilmesiyle sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gebzeninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.