Bünyamin Usta'dan Giresun camiasına ezber bozan açıklamalar!
Bünyamin Usta'dan Giresun camiasına ezber bozan açıklamalar!
Darıca Giresunlular Derneği Başkanı Bünyamin Usta, Mustafa Can'a konuştu. Federasyonda birlik, gençleşme ve dernekçilik üzerine çarpıcı mesajlar verdi.
Darıca Giresunlular Derneği Başkanı, iş insanı ve eski Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu Bünyamin Usta, Gebzeninsesi.com Genel Yayın Yönetmeni ve İmtiyaz Sahibi Mustafa Can'ın sorularını yanıtladı. Giresun derneklerinin geleceğinden federasyon tartışmalarına, gençlerin ve kadınların sivil toplum kuruluşlarındaki yerine, festival organizasyonlarından öğrenci burslarına kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Gebzeninsesi.com'un özel röportaj serisinin konuğu olan Darıca Giresunlular Derneği Başkanı Bünyamin Usta, hem kişisel yaşamına hem de sivil toplum kuruluşlarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yaklaşık 12 yıl Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptıktan sonra iş dünyasına yönelen Usta, akademik çalışmalarını sürdürürken Darıca'daki Giresun camiasına da öncülük ediyor.
Röportajda özellikle Giresun derneklerinin tek federasyon çatısı altında birleşmesi gerektiğini savunan Usta, mevcut dernekçilik anlayışının değişmesi, gençlere yönetimlerde daha fazla yer verilmesi ve kültürel etkinliklerin sosyal sorumluluk projeleriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
İşte Mustafa Can'ın soruları ve Bünyamin Usta'nın yanıtlarıyla kapsamlı özel röportajın tamamı.
“ASKERLİKTEN AYRILDIM, TİCARETİN BAŞINA GEÇTİM”
Öncelikle sizi tanıyalım. Bünyamin Usta kimdir? Daha önce hangi görevlerde bulundunuz, bugünlere nasıl geldiniz?
Öncelikle hoş geldiniz Mustafa Bey, şeref verdiniz.
Ben 1990'lı yıllarda sokaklarda çocukluğunu geçirmiş belki de son nesillerden birinin mensubuyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Giresun'da tamamladım.
Ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesinde lisans eğitimimi tamamladım. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri saflarına katıldım. Silahlı Kuvvetlerde sırasıyla teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerinde görev yaptım.
Yaklaşık 12 yıllık meslek hayatımın ardından kendi isteğimle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldım.
Askerlik görevim sırasında uzaktan yürüttüğüm ticari faaliyetlerimiz vardı. Daha sonra Mavi Yeşil Tedarik şirketimizin ve Arda Sigorta Darıca Şubemizin yönetimini bizzat üstlendim. 2020 yılından bu yana şirketlerimizin yönetim kurulu başkanlığını yapıyorum.
Bu süreçte eğitim hayatımı da sürdürdüm. Doğuş Üniversitesinde Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik alanında İngilizce olarak ikinci lisans eğitimimi tamamladım.
Ardından Maltepe Üniversitesinde Uluslararası Ticaret ve Lojistik alanında tezli yüksek lisans yaptım. Şu anda Doğuş Üniversitesinde eğitim hayatıma devam ediyorum.
İyi derecede İngilizce biliyorum. Almanca bilgim ise A1-A2 seviyesinde.
Evliyim. Eşim Büşra Hanım, Darıca Barbaros İlköğretim Okulunda müdür yardımcısı olarak görev yapıyor. Kendisi aynı zamanda Marmara Üniversitesinde doktora eğitimini sürdürüyor.
Dört buçuk yaşında bir kızımız var. İmam hatip olan bir babanın ve ev hanımı bir annenin evladıyım.
“SİVİL TOPLUMUN GÜCÜNÜ DEPREMDE GÖRDÜM”
Darıca Giresunlular Derneği Başkanlığına nasıl geldiniz? Daha önce sivil toplum kuruluşlarında görev aldınız mı?
Ben sivil toplum kuruluşlarıyla 2022 yılında tanıştım.
İlk olarak Darıca Dernekler Federasyonunda yöneticilik yaptım. Federasyonumuzun bünyesinde 15 farklı il derneği bulunuyor. Federasyon Başkanımız Sayın Mesut Koca'nın öncülüğünde Darıca'da Türkiye'nin farklı kültürlerini bir araya getiren bir yapı oluşturuldu.
Benim ilk sivil toplum deneyimim de burada başladı.
Ardından ülkemiz 6 Şubat depremlerini yaşadı. Hepimiz için çok zor bir dönemdi. Türkiye'deki vatandaşlarımızın büyük bölümü elini taşın altına koydu.
Bizler de Darıca Dernekler Federasyonu bünyesinde çalışmalar gerçekleştirdik.
Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay'da depremzedelere yönelik faaliyetlerde bulunduk. Federasyonumuzla birlikte 176 konteynerlik bir yaşam alanının oluşturulmasına katkı sağladık.
Bölgede sıcak yemek dağıttık, aşevi kurduk. O dönem yaklaşık 10 milyon lira değerinde bir yardım organizasyonu gerçekleştirdik.
Yapılan iyiliklerin anlatılmaması gerektiği söylenir. Ancak bazen bunların anlatılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu çalışmalar başka insanlara örnek olabilir.
Ben o süreçte sivil toplum kuruluşlarının doğru kullanıldığında ne kadar etkili olabileceğini gördüm.
Daha sonra Darıca Giresunlular Derneğinde bir görev değişikliği yaşandı.
Önceki başkanımız Bilal Kır, yaklaşık 35 bin nüfuslu Osman Gazi Mahallesi'ne muhtar seçildi. Bunun üzerine dernek başkanlığı görevi bizlere teklif edildi.
Türk Silahlı Kuvvetlerindeki deneyimimiz, devlet kurumlarını tanımamız ve insan ilişkilerimiz nedeniyle bu görevi üstlenebileceğimizi düşündük.
Teklifi kabul ettik. 2023 yılından bu yana Darıca Giresunlular Derneği Başkanlığı görevini sürdürüyorum.
“DERNEKÇİLİĞİ KAHVE KÜLTÜRÜNDEN KURTARMALIYIZ”
Bir Giresun derneğinin başkanı olarak hedefleriniz neler? Bugüne kadar hangi çalışmalarınızı gerçekleştirdiniz? Bundan sonraki hedefleriniz neler olacak?
Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinden gelen bir insanım. Devlet terbiyesi almış, disiplin içerisinde yetişmiş biriyim.
Göreve geldiğimizde ilk yaptığımız işlerden biri protokol ziyaretlerimizi gerçekleştirmek oldu.
Giresun Valiliğini, Giresun Belediyesini, kaymakamlarımızı ve belediye başkanlarımızı ziyaret ettik. Ardından Kocaeli Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve ilçelerimizdeki ilgili makamlarla görüştük.
Bu ziyaretlerde bir konuya özellikle önem verdim. Gittiğim makamlara kitap hediye ettim.
Çünkü ben dernekçiliğin eğitim ve kültür ekseninde gelişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Aristoteles'e atfedilen çok güzel bir söz var:
“Eğitim, refah anında bir süs; felaket sırasında bir sığınaktır.”
Biz bu anlayışla hareket etmeye çalışıyoruz.
Geçmişten bugüne dernekçilik faaliyetlerini incelediğimizde özellikle 1990'lı yıllardan bu yana çok fazla değişmeyen alışkanlıklar olduğunu görüyoruz.
Ben dernekçiliğin öncelikle kültürel bir anlayışa sahip olması gerektiğini düşünüyorum.
Darıca Giresunlular Derneği olarak kahve kültürüne dayalı dernekçilik anlayışının dışına çıkmaya çalışıyoruz.
İnsanların yalnızca gelip oturduğu, çay içtiği ve zaman geçirdiği bir dernek istemiyoruz.
Çocuklarımızı yetiştirelim, üniversite öğrencilerimize burs verelim, ihtiyaç sahibi ailelere ulaşalım istiyoruz.
Doğal afetlerde, depremlerde ve toplumsal dayanışma gerektiren dönemlerde insanlara fayda sağlayan bir dernekçilik anlayışını geliştirmek istiyoruz.
Bunun için de gençlerimizi sivil toplum kuruluşlarına kazandırmamız gerekiyor.
“BÜYÜKLERİMİZ ARTIK GENÇLERE YOL AÇMALI”
Kocaeli'deki Giresun dernekçiliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce eksiklerimiz neler?
Açıkçası yıllardır benzer konuları konuşuyoruz.
1990'lı yıllardan günümüze yaklaşık 35-36 yıl geçti. Büyüklerimizle görüştüğümüzde hep aynı sorunların gündeme geldiğini fark ediyoruz.
Ama biz umudumuzu kaybetmiyoruz.
Şu anda çok kıymetli dernek başkanı arkadaşlarımız var. Bir araya geliyor, görüşüyor, neler yapabileceğimizi konuşuyoruz.
Ben artık sivil toplum kuruluşlarında yeni yüzlerin olması gerektiğine inanıyorum.
Eğitimli, vizyon sahibi, topluma katkı sağlayabilecek insanların yönetimlerde yer alması gerekiyor.
Kocaeli'deki genç dernek başkanlarından biriyim. Bu işi severek yapıyorum.
Ancak bazen gençlerin sivil toplum kuruluşlarının içerisine girmesinin yeterince desteklenmediğini düşünüyorum.
Büyüklerimiz gençlerin önünü mü açmıyor, yoksa gençler mi yeterince ilgi göstermiyor? Bunu da düşünmek gerekiyor.
Ben büyüklerimize saygı duyuyorum. Onların tecrübelerinden yararlanmamız gerekiyor.
Ama artık genç ve vizyon sahibi insanların yönetimlerde daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum.
Büyüklerimiz yanımızda olsun, arkamızda dursun, bize yol göstersin.
İstişare heyetlerinde bulunsunlar. Biz de onların fikirlerini alalım, tecrübelerinden yararlanalım.
Ancak yeni nesillerin önünü açalım.
“KEMENÇE ÇALMAK YERİNE KAÇ ÖĞRENCİYE DOKUNDUĞUMUZA BAKALIM”
Hemşehri derneklerinin yalnızca eğlence ve festival organizasyonlarıyla değil, sosyal sorumluluk projeleriyle ön plana çıkması gerektiğini düşünüyorum. Siz bu konuda ne söylersiniz?
Ben de aynı düşüncedeyim.
Kültürümüzü yaşatmak elbette önemli. Kemençemiz, tulumumuz, yöresel oyunlarımız bizim değerlerimiz.
Bunları yapan derneklerimize saygı duyuyorum.
Ancak dernekçiliği yalnızca kemençe çalmak, insanları toplamak ve günlerce eğlence düzenlemek üzerinden değerlendirmemeliyiz.
Bizim yarışmamız gereken konu başka olmalı.
Kaç öğrencimize burs verebildik?
Kaç ihtiyaç sahibi aileye dokunabildik?
Memleketimizdeki kaç okula yardım edebildik?
Kaç gencimizin hayatına olumlu katkı sağladık?
Bence derneklerimiz bu konularda yarışmalı.
Kültürel etkinliklerimiz elbette olsun. Ancak bir gün, en fazla iki gün içerisinde gerçekleştirilsin.
Hem masraflar artmasın hem de insanlarımız sürekli etkinliklere katılmak zorunda hissetmesin.
Bunun yanında düzenlediğimiz organizasyonlardan sosyal bir fayda ortaya çıkarmalıyız.
“FESTİVAL GELİRLERİYLE 100 ÖĞRENCİYE BURS VEREBİLİR MİYİZ?”
Yeni nesil dernekçilik anlayışında festivallerin eğitim ve sosyal yardımlarla desteklenmesi gerektiğini söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?
Örneğin geçtiğimiz günlerde Yağlıdereliler Derneğimiz bir festival gerçekleştirdi.
Güzel bir organizasyondu. Kültürümüzü yansıttılar. Emeği geçen arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.
Ancak bu tür organizasyonların sonunda başka bir kazanım da ortaya koyabilmeliyiz.
Tarihçi hocamız Recep Kanca ile yaptığımız istişarelerde çok güzel bir düşünce gündeme gelmişti.
Bir festivalin sonunda çıkıp, “Bu organizasyondan elde edilen gelirle 100 öğrencimize burs sağladık” diyebilir miyiz?
Bence yeni nesil dernekçilik anlayışının ulaşması gereken hedeflerden biri budur.
Sadece eğlenmek değil, geleceğe yatırım yapmak zorundayız.
“BİZLERİ FESTİVALE DAVET ETMEDİLER”
Son gerçekleştirilen festival organizasyonları ve dernekler arasındaki ilişkiler konusunda bir değerlendirmeniz var mı?
Öncelikle festival düzenleyen arkadaşlarımızı tekrar tebrik ediyorum.
Ancak küçük bir sitemimi de dile getirmek istiyorum.
Bizleri davet etmediler.
Bunun bilinçli bir tercih mi yoksa unutkanlık mı olduğunu bilmiyorum.
Eğer bilinçli olarak davet edilmediysek bunun doğru olmadığını düşünüyorum.
Çünkü bizim artık bir arada olmamız gerekiyor.
Derneklerin organizasyon ekiplerini de doğru oluşturması gerektiğine inanıyorum.
Ben tasavvuftaki bir benzetmeyi çok severim. Gömleğin düğmelerini yanlış iliklediğinizde, bunu fark edip düzeltmeniz gerekir.
Önemli olan yanlışları fark etmek ve bir daha tekrarlamamaktır.
Bizim kişisel kırgınlıkları bir kenara bırakıp birlikte hareket etmemiz gerekiyor.
“GİRESUN DERNEKLERİ TEK FEDERASYON ÇATISINDA BİRLEŞMELİ”
Kocaeli'de Giresun derneklerinin farklı yapılarda faaliyet göstermesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Federasyon konusunda düşünceniz nedir?
Ben göreve geldiğim ilk günden bu yana aynı şeyi söylüyorum.
Tek bir federasyon çatısı altında birleşmemiz gerekiyor.
Biz maalesef bazen isimlere takılıyoruz.
Kişilere kızıyoruz, kişisel anlaşmazlıklar nedeniyle yanlış kararlar alabiliyoruz.
Oysa kurumlar kişilerin üzerinde olmalı.
Benim düşüncem çok net:
İsimler değil, kurumlar önemli.
Bugün bir federasyonumuz var. Başkanımız Mehmet Elmas'a da başarılar diliyorum.
Eğer arkadaşlarımız yönetimden veya isimlerden memnun değilse demokratik yollarla değişim sağlanabilir.
Federasyon başkanı değişebilir, yönetimler değişebilir.
Ama kurum ayakta kalmalı.
Daha önce federasyon başkanlığı yapmış büyüklerimiz de tecrübeleriyle yanımızda bulunmalı.
Birlikte karar almalı, birlikte hareket etmeliyiz.
Çünkü bizler binlerce insanın temsil edildiği yapılarda görev yapıyoruz.
Bu insanlarla ilgili kararlar alırken kişisel menfaatlerimizi, kırgınlıklarımızı ve hesaplarımızı ön plana koymamalıyız.
“KADIN VE GENÇLİK KOLLARI OLMADAN GÜÇLÜ BİR YAPI KURULAMAZ”
Kocaeli'deki hemşehri derneklerinin önemli eksiklerinden birinin kadın ve gençlik kolları olduğunu düşünüyorum. Bu yapılar aynı zamanda geleceğin yöneticilerini yetiştirmeli. Sizce neden bu konuda yeterince ilerleyemedik?
Bu düşüncenize sonuna kadar katılıyorum.
Bir sivil toplum kuruluşunu siyasetteki teşkilat yapısına benzetebiliriz.
Siyasi yapılarda kadın kolları ve gençlik kolları önemli görevler üstleniyor.
Bir sofranın ayakları sağlam değilse o sofra ayakta duramaz.
Sivil toplum kuruluşlarında da kadınların ve gençlerin katılımı olmazsa güçlü bir yapı oluşturmak zorlaşır.
Bizim öncelikle insanları bu yapılara çekmemiz gerekiyor.
Ben gelecek nesillerin bizlerden çok daha iyi işler yapacağına inanıyorum.
Ancak önce bizim bu değişime inanmamız gerekiyor.
Biz inanırsak insanları da inandırabiliriz.
Yeni kadrolar oluşturmalı, yeni yüzlere yer vermeliyiz.
Büyüklerimiz de bu kadroların yanında durmalı.
“FEDERASYONDA YENİ BİR YAPILANMA BEKLİYORUM”
Federasyon bünyesinde kadın ve gençlik kollarının kurulması konusunda herhangi bir çalışma var mı?
Federasyon Başkanımız Sayın Mehmet Elmas ile sık sık görüşüyoruz.
Oturuyoruz, konuşuyoruz, fikir alışverişinde bulunuyoruz. Zaman zaman tartıştığımız konular da oluyor.
Ama ben her zaman şunu söylüyorum:
Biz tartışacaksak bulunduğumuz odanın içerisinde tartışalım. Dışarı çıktığımızda kol kola olalım.
Çünkü federasyon hepimizin kurumu.
Federasyon yalnızca Mehmet Elmas değildir. Darıca Giresunlular Derneği de yalnızca Bünyamin Usta değildir.
Bugün biz varız, yarın başka arkadaşlarımız olacak.
Federasyon Başkanımız bizi dinleyen, görüşlerimize önem veren bir isim.
Kadın ve gençlik kolları konusunu da kendisiyle görüştük.
Federasyonda yeni bir yapılanma ve yeni ekiplerin oluşmasını bekliyorum.
Bu süreçten sonra kadın kollarımızın ve gençlik kollarımızın da kurulacağına inanıyorum.
Ancak bunun gerçekleşmesi için önce insanların inanması ve sorumluluk alması gerekiyor.
“ÜYELERİMİZDEN BİR LİRA BİLE ALMIYORUZ”
Darıca Giresunlular Derneğinin faaliyetlerini nasıl finanse ediyorsunuz? Üyelerinizden aidat alıyor musunuz?
Biz hiçbir üyemizden para almıyoruz.
Bir lira dahi almıyoruz.
Yaptığımız etkinliklerin giderlerini yönetim kadromuzla birlikte karşılamaya çalışıyoruz.
Amacımız insanlara yük olmak değil, imkânlarımız ölçüsünde insanlara katkı sağlamak.
Eğitim çalışmalarımız da bunun önemli bir parçası.
“SEKİZ ÖĞRENCİMİZİ YKS'YE HAZIRLADIK”
Öğrencilere yönelik gerçekleştirdiğiniz eğitim çalışmalarından söz eder misiniz?
Geçen yıl sekiz öğrencimiz için YKS hazırlık çalışması yaptık.
Matematik ve Türkçe dersleri verdik.
Hatta matematik derslerinin önemli bir bölümüne bizzat ben girdim.
Çocuklarımızın üniversite sınavına hazırlanmasına katkı sağlamaya çalıştık.
Bunun yanında burs çalışmalarımız da oldu.
Geçen yıl dört öğrencimize burs verebildik. Çünkü o dönemde kapasitemiz buna elveriyordu.
Ancak bu yıl hedefimizi büyüttük.
“BU YIL EN AZ 10 ÖĞRENCİYE BURS VERECEĞİZ”
Bu yıl kaç öğrenciye burs vermeyi planlıyorsunuz? Başvurular ne zamana kadar devam edecek?
Bu yıl en az 10 öğrencimize burs vermeyi hedefliyoruz.
İmkânlarımız artarsa daha fazla öğrencimize de destek olmak isteriz.
Başvurularımız 15 Kasım'a kadar devam ediyor.
Öğrencilerimiz sosyal medya hesaplarımız üzerinden duyurduğumuz Google başvuru formunu doldurabilirler.
Başvuru şartlarımız da formda yer alıyor.
Burslarda yalnızca Giresunlu öğrencilere mi öncelik veriyorsunuz? Diğer illerden öğrenciler de başvurabilir mi?
Önceliğimiz Giresunlu öğrencilerimiz.
Ancak kontenjanımız dolmazsa diğer başvuruları da değerlendirmek istiyoruz.
İhtiyaç sahibi öğrencilerimize destek olmaya çalışacağız.
Özellikle kız öğrencilerimize öncelik verilmesi konusunda yönetimimizde bir değerlendirme yaptık.
Buradaki amacımız gerçekten ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşabilmek.
Başvuran hiçbir öğrencimizi imkânlarımız ölçüsünde geri çevirmemeye çalışacağız.
Ancak önemli bir konuyu da vurgulamak istiyorum.
Başvuru yapan öğrencilerimizin belgelerini doğru ve eksiksiz sunmaları gerekiyor.
Belgeleri kontrol edeceğiz.
Gerçeğe aykırı belge sunulmamasını özellikle rica ediyorum. Çünkü bunun hukuki sonuçları olabilir.
“BİRLİKTE HAREKET EDERSEK DAHA FAZLA ÖĞRENCİYE ULAŞIRIZ”
Bu burs ve eğitim çalışmalarının federasyon çatısı altında daha kapsamlı yürütülmesi mümkün mü?
Elbette mümkün.
Ben zaten bu nedenle tek federasyon çatısı altında birleşmemiz gerektiğini savunuyorum.
Kocaeli'de çok kıymetli dernek başkanlarımız var.
Yağlıdereliler Derneği Başkanımızın çalışmalarını da takdir ediyorum. Başka derneklerimizde de çok güzel işler yapan arkadaşlarımız bulunuyor.
Hepimiz bir araya gelirsek daha büyük projeler gerçekleştirebiliriz.
Ancak önce kurumsal kimliğimizi korumamız gerekiyor.
Kişisel meseleleri geride bırakıp ortak hedefler etrafında birleşmeliyiz.
“YÖNETİMİMİZ 26 KİŞİDEN OLUŞUYOR”
Dernek yönetimlerinde görev alan insanların birbirlerini yakından tanıması, aileleriyle sosyalleşmesi ve mesleki dayanışma içerisinde bulunması gerektiğini düşünüyorum. Sizin yönetim yapınız nasıl?
Darıca Giresunlular Derneği olarak 13 asil ve 13 yedek olmak üzere 26 kişilik bir yönetim kadromuz bulunuyor.
Aslında daha küçük bir yönetim oluşturabilirdik. Ancak biz daha geniş ve farklı alanlardan insanların bulunduğu bir yapı oluşturmak istedik.
Yönetimimizdeki arkadaşlarımız birbirlerini tanıyor.
Bu kadroyu oluştururken yalnızca akrabalarımızı veya yakın arkadaşlarımızı yönetim kuruluna almadık.
Böyle bir tercih yapabilirdim. O zaman belki kimse beni eleştirmez, söylediğim her şeye onay verirdi.
Ama biz böyle bir yönetim istemedik.
Farklı görüşlerin bulunduğu, nitelikli insanlardan oluşan bir kadro kurmak istedik.
“YÖNETİMİMİZDE AVUKAT, DOKTOR, ÖĞRETMEN VE MÜHENDİS VAR”
Yönetim kurulunuzda hangi meslek gruplarından isimler bulunuyor?
Yönetimimizde iki avukatımız var.
İki öğretmenimiz, doktorumuz, eczacımız ve mühendisimiz bulunuyor.
Daha önce sivil toplum kuruluşlarında görev yapmış, deneyimli büyüklerimiz de yönetimimizde yer alıyor.
Siyaset ve sivil toplum alanında tecrübe sahibi arkadaşlarımız var.
Darıca Giresunlular Derneği 2012 yılında kuruldu.
Derneğimiz kurulmadan önce bölgede Giresunluları temsil eden köy dernekleri ve bu yapılarda emek vermiş büyüklerimiz vardı.
Onların da birikimlerinden yararlanmaya çalışıyoruz.
Bizim amacımız nitelikli bir yönetim oluşturmak.
Farklı meslek gruplarından gelen insanların bir araya gelmesiyle daha güçlü bir yapı ortaya çıkacağına inanıyoruz.
“BİZDE KARARLARI TEK BAŞINA BAŞKAN ALMAZ”
Yönetim kurulunuzda kararlar nasıl alınıyor? Herkes düşüncelerini rahatlıkla ifade edebiliyor mu?
Bizim yönetim kurulu toplantılarımız zaman zaman oldukça tartışmalı geçer.
Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum.
Farklı fikirlerin ortaya konulmasını önemsiyoruz.
Bir karar yalnızca Bünyamin Usta istediği için alınmaz.
Önce konuyu yönetim kuruluna sunarız.
Herkes düşüncesini açıklar.
Fikirler ortaya konulduktan sonra oylama yapılır.
Herkesin bir oy hakkı vardır.
Çoğunluğun kabul ettiği karar uygulanır.
Ben demokratik yönetim anlayışının böyle olması gerektiğini düşünüyorum.
Darıca Dernekler Federasyonu nasıl farklı illerin kültürlerini bir araya getiren bir yapıysa bizim derneğimiz de farklı mesleklerden ve deneyimlerden gelen insanların oluşturduğu bir yapı.
Bu çeşitlilik bize güç katıyor.
“Z KUŞAĞINA GÜVENİYORUM”
Gelecek nesiller ve gençlerin sivil toplum kuruluşlarındaki rolü hakkında son olarak neler söylemek istersiniz?
Bizim tek gayemiz Giresun kültürünü burada güzel bir şekilde yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak.
Memleketimizin çocuklarına, gençlerine ve geleceğine katkı sağlamak istiyoruz.
Bazen Z kuşağı hakkında çok olumsuz değerlendirmeler yapılıyor.
Ben buna katılmıyorum.
Tam tersine, gençlerimizin doğru yönlendirildiğinde çok büyük başarılara imza atabileceğine inanıyorum.
Bizim görevimiz onların önünü açmak.
Onlara güvenmek ve sorumluluk vermek.
İnşallah bunu başaracağız.
“FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZE SES OLMAK İSTİYORUM”
Röportajımızın sonuna gelirken eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?
Ben hemen her görüşmemde bir konuyu dile getirmeye çalışıyorum.
Bugün Filistin'de çok zor şartlar altında yaşayan kardeşlerimiz var.
Belki elimizle doğrudan bir şey yapamıyoruz. Ancak düşüncelerimizle, sözlerimizle ve dualarımızla onların yanında olduğumuzu ifade edebiliriz.
Filistinli şair Murid Barguti'nin bir şiirini çok önemsiyorum. Gittiğim ortamlarda bu şiiri okuyorum.
Bu şiirde insanın kendi yatağında, sevdiklerinin yanında, korkudan ve esaretten uzak bir şekilde hayata veda edebilmesinin değeri anlatılıyor.
İnsanın ardında güzel bir veda bırakabilmesi ve dünyanın bir gün daha iyi bir yer olacağına inanabilmesi çok anlamlı.
Ben de bu vesileyle Filistinli kardeşlerimizin yaşadıklarına dikkat çekmek istiyorum.
Malazgirt'ten günümüze, 15 Temmuz şehitlerimiz de dâhil olmak üzere bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.
Hayatta olan gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Tedavi gören gazilerimize de acil şifalar diliyorum.
İstiklal Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'un ifade ettiği gibi Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.
Bu duygularla röportajımızı tamamlayalım.
Tekrar geldiğiniz için teşekkür ediyorum Mustafa Bey.
YENİ NESİL DERNEKÇİLİK VE BİRLİK MESAJI
Gebzeninsesi.com'a verdiği özel röportajda Darıca Giresunlular Derneği Başkanı Bünyamin Usta, sivil toplum kuruluşlarının geleceğine ilişkin görüşlerini ayrıntılı biçimde paylaştı.
Özellikle Kocaeli'deki Giresun derneklerinin tek federasyon çatısı altında birleşmesi gerektiğini savunan Usta, dernek yönetimlerinde gençlere ve kadınlara daha fazla yer verilmesi çağrısında bulundu.
Kültürel etkinliklerin eğitim ve sosyal yardımlarla desteklenmesi gerektiğini belirten Usta, hemşehri derneklerinin toplumsal fayda üretme konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Darıca Giresunlular Derneğinin eğitim, burs ve sosyal dayanışma çalışmalarını da anlatan Usta, derneklerin kurumsal kimliklerini koruyarak gelecek nesillere daha güçlü yapılar bırakması gerektiğini ifade etti.
Özel Röportaj: Mustafa Can
Genel Yayın Yönetmeni ve İmtiyaz Sahibi: Gebzeninsesi.com
Röportaj Konuğu: Bünyamin Usta – Darıca Giresunlular Derneği Başkanı
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
