Önümüzdeki genel seçimler konuşulmaya başlandığında, AK Parti’nin Kocaeli’de özellikle Gebze bölgesinde seçilebilir sırada yer alması gereken isimler tartışılırken Hasan Soba’yı görmezden gelmek, siyasetin sahadaki gerçekliğini yok saymak olur.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilliği görevine geldiği ilk günlerden itibaren, Hasan Soba’nın dikkat çeken bir özelliği vardı:
Kapısı hiç kapanmadı.
Abartısız söylüyorum; Gebze’de o dönem en uzun süre “hayırlı olsun” ziyaretçisi ağırlayan tek siyasetçi Hasan Soba’ydı. STK’lar, muhtarlar, iş insanları, esnaf temsilcileri, hemşehri dernekleri, kanaat önderleri…
Herkesle temas kurdu, herkesi dinledi, herkesle göz teması kurdu.
Bu çok kıymetlidir.
Çünkü siyaset yalnızca kürsüden konuşmak değil, sandığa giden yolu sokaktan, çarşıdan, gönülden geçirmektir.
Hasan Soba’nın farkı tam da burada ortaya çıkıyor.
Teşkilat kökenli olması, parti disiplinini bilmesi, ama bununla yetinmeyip halkla doğrudan temas kurabilmesi, onu klasik “makam siyasetçisi”nden ayırıyor. Yanına gidildiğinde ulaşılabilir, derdini anlatabildiğiniz, not alan ve geri dönüş yapan bir profil çiziyor.
Bugün Gebze gibi sosyolojisi karmaşık, beklentisi yüksek, siyasi refleksi güçlü bir ilçede;
-
Sadece tabelayla değil,
-
Sadece unvanla değil,
-
İnsan ilişkileriyle karşılık bulan siyasetçi sayısı çok az.
Hasan Soba bu az sayıdaki isimden biri.
Önümüzdeki genel seçimlerde AK Parti’nin Kocaeli listeleri hazırlanırken, “seçilebilir sıra” meselesi yalnızca dengelerle değil, sahadaki karşılıkla da ölçülmelidir.
Teşkilatla barışık, halkla iç içe, yerel dinamikleri bilen ve temsil gücü olan isimler öne çıkarılmalıdır.
Bu noktada Hasan Soba ismi, Gebze özelinde güçlü bir alternatif değil, güçlü bir ihtiyaç olarak durmaktadır.
Siyaset bazen yüksek sesle değil,
uzun süre dinleyerek kazanılır.
Hasan Soba’nın yaptığı tam olarak budur.