<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Gebzenin Sesi Gazetesi | Gebze haber | Gebze haberleri | Gebze gazeteleri | Gebze internet haber siteleri| Gebze Gazete Haberleri</title>
                      <link>https://www.gebzeninsesi.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gebzeninsesi.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Gebzenin Sesi: Yerel Haberler, Ekonomi ve Seyahat Rehberi</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 13:06:43 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Gebzenin Sesi Gazetesi | Gebze haber | Gebze haberleri | Gebze gazeteleri | Gebze internet haber siteleri| Gebze Gazete Haberleri - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Gebzenin Sesi Gazetesi | Gebze haber | Gebze haberleri | Gebze gazeteleri | Gebze internet haber siteleri| Gebze Gazete Haberleri</copyright><item><title><![CDATA[Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-bursa-yenisehirde-tarimi-gelistiren-sanayi-ve-ticareti-buyuten-anlayis-hakim-32409.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-bursa-yenisehirde-tarimi-gelistiren-sanayi-ve-ticareti-buyuten-anlayis-hakim-32409.html</link>
                    <description><![CDATA[Bursa Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarım ve sanayiyle büyüdüğünü belirterek, tarım ürünlerinin tarladan sanayiye, sanayiden pazara kısa sürede ulaşmasının Yenişehir ilçesini güçlü bir ticaret merkezi haline getireceğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

BURSA (İGFA) - Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin geleceğine yön verecek yatırımları ve kalkınma vizyonunu anlattı. Yenişehir’in tarım ve sanayide güçlü bir atılım sürecine girdiğini ifade eden Başkan Ercan Özel, “İlçe halkımızın yaklaşık yüzde 80’i geçimini tarımdan sağlıyor. Bu gerçek, bizim tüm planlamalarımızın merkezinde tarımı tutmamızı zorunlu kılıyor” dedi.

VERİMLİ TOPRAKLAR, GÜÇLÜ ÜRETİM

Türkiye’nin en verimli ovalarından birine sahip olan Yenişehir’de başta biber, buğday, mısır, ayçiçeği, şeker pancarı olmak üzere; sebze, meyve ve hayvancılık alanında önemli bir üretim potansiyeli bulunuyor. Modern sulama imkânları, geniş tarım arazileri ve üretim kültürüyle Yenişehir, Bursa’nın tarımsal lokomotif ilçeleri arasında yer alıyor. Başkan Ercan Özel, tarımsal üretimin katma değere dönüşmesi için sanayi yatırımlarının kritik önem taşıdığını vurgulayarak, “Biz tarımı tek başına değil, sanayiyle entegre bir yapının parçası olarak ele alıyoruz” diye konuştu.

GIDA OSB YENİŞEHİR’İ DEĞİŞTİRECEK

Yenişehir’de planlanan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne dikkat çeken Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, ilçemizde üretilen tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulması açısından stratejik bir rol üstlenecek. Bu yatırım sayesinde ürünler ham madde olarak değil, katma değeri yüksek nihai ürünler olarak ekonomiye kazandırılacak. Böylece hem üreticimiz hem de tüketicimiz bu önemli yatırımdan doğrudan fayda sağlayacak. Ayrıca ilçeye artı 12 bin istihdam sağlayacak” ifadelerini kullandı.

&nbsp;

Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, bölgenin kısa süre içerisinde faaliyete geçmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Başkan Özel, “Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’nde çevreye duyarlı yapısıyla tarım ve sanayinin uyum içinde gelişmesini hedefliyoruz. Tarıma dayalı sanayi, depolama, lojistik ve hafif üretim tesislerinin yer alacağı bu bölge, istihdamı artırırken doğayı koruyan örnek bir model sunacak. Bursa Büyükşehir Belediyemizle iş birliği içinde altyapı çalışmalarını en kısa sürede tamamlayarak, bölgede hızlı bir şekilde yatırımların hayata geçirilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

YOSAB’DA YATIRIM REVİZYONU

Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin ilçenin sanayi altyapısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri olarak öne çıktığını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin imar revizyon planlarını alanında uzman bir komisyonla titizlikle hazırladık. Planlarımız şu anda onay sürecinde. İmar revizyonunun tamamlanmasıyla birlikte Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi, yatırımcılar için tercih edilen ve cazip bir merkez haline gelecek” ifadelerini kullandı.

&nbsp;

LOJİSTİK AVANTAJ TİCARETİ BÜYÜTÜYOR

Yenişehir’in coğrafi konumunun önemli bir lojistik avantaj sunduğunu vurgulayan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin Bursa, Bilecik ve Eskişehir aksında yer almasının ticaret açısından büyük bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Başkan Özel, “Bursa Yenişehir Uluslararası Havalimanı’nın ilçemizde bulunması, bu yıl faaliyete geçecek Yüksek Hızlı Tren hattı kapsamında iki istasyonun Yenişehir sınırları içinde yer alması ve Gemlik Serbest Bölgesi’ne yalnızca 40–45 dakikalık mesafede olmamız; üretilen ürünlerin hem iç pazara hem de ihracata hızlı, güvenli ve düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinin tarladan sanayiye, sanayiden pazara kısa sürede ulaşmasının Yenişehir’i güçlü bir ticaret merkezi haline getireceğini vurgulayan Başkan Özel, bu yapının yatırımcılar açısından da önemli bir tercih sebebi olduğunu dile getirdi.

&nbsp;

‘SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA MODELİ’

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel değerlendirmesinde, ilçenin geleceğini tarım, sanayi ve lojistiği birbirinden ayırmadan planladıklarını belirterek, "Çiftçimizin ürettiği ürünün değerinde alıcı bulduğu, sanayicimizin güçlü altyapıyla üretim yaptığı, ticaretin ve istihdamın her geçen gün arttığı bir Yenişehir hedefliyoruz. Tarımı koruyan, sanayiyi ve ticareti birlikte büyüten sürdürülebilir bir kalkınma modeliyle yolumuza devam ediyoruz.” dedi. Başkan Özel, Yenişehir’in sahip olduğu üretim, sanayi ve lojistik gücüyle Bursa’nın yükselen merkezlerinden biri olacağını sözlerine ekledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Bursa Yenişehir'de tarımı geliştiren, sanayi ve ticareti büyüten anlayış hakim - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01042026215706_79ca20dd108123a12839918d97c3e165.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01042026215706_79ca20dd108123a12839918d97c3e165.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01042026215706_79ca20dd108123a12839918d97c3e165.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[2025 yılında Halk Ekmek'ten 5 milyonluk üretim]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-2025-yilinda-halk-ekmekten-5-milyonluk-uretim-32101.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-2025-yilinda-halk-ekmekten-5-milyonluk-uretim-32101.html</link>
                    <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki EKDAĞ A.Ş, 2025 yılında uygun fiyat politikasıyla Antalyalıların yanında olmayı sürdürdü. Döşemealtı Halk Ekmek Fabrikası’nda modern ve hijyenik koşullarda üretilen 5 milyon adet ekmek ve unlu mamül, kent genelindeki büfeler aracılığıyla vatandaşla buluşturuldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmete açtığı Halk Ekmek Fabrikası, 2025 yılında da uygun fiyatlı ve sağlıklı ürünleri Antalyalıların sofralarına taşımaya devam etti. EKDAĞ A.Ş.’ye bağlı Döşemealtı’nda faaliyet gösteren Halk Ekmek Fabrikası’nda gerçekleştirilen üretimle, 2025 yılı toplamında 5 milyon adet ekmek ve unlu mamul üretildi.

5 MİLYON ADET EKMEK VE UNLU MAMUL ÜRETİLDİ

Ürün çeşitliliğiyle dikkat çeken Halk Ekmek’te, beyaz ekmeğin yanı sıra kepekli, köy, tam buğday, çavdar ve çok tahıllı gibi alternatifler ile roll, tost, sandviç, hamburger ekmeği ve pide çeşitleri olmak üzere 25 çeşit ürün vatandaşın tercihine sunuldu. Üretimde en yüksek pay 3 milyon 686 bin adet ile 200 gram beyaz ekmekte gerçekleşti. Daha sağlıklı beslenme tercih edenler için kepekli, köy, tam buğday, çavdar, çok tahıllı ve sarı buğday ürünlerinde ise 520 bin adet üretim gerçekleşti.

74 NOKTADA SATIŞ

Halk Ekmek ürünleri, Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Döşemealtı ve Aksu ilçelerindeki Halk Ekmek büfeleri aracılığıyla vatandaşa ulaşıyor. Merkez ilçelerde bulunan 74 satış noktasında vatandaşlar uygun fiyatlı ekmeğe kolayca erişebiliyor. Ayrıca EKDAĞ A.Ş kiosk noktalarını çoğaltarak vatandaşın uygun ve taze ekmeğe ulaşmasını kolaylaştıracak.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[2025 yılında Halk Ekmek'ten 5 milyonluk üretim - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151857_a4e56e14e51d858be032950c9ce5fee9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151857_a4e56e14e51d858be032950c9ce5fee9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151857_a4e56e14e51d858be032950c9ce5fee9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ege Bölgesi'nin tarım ürünleri ihracatı 7,5 milyar doları aştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-ege-bolgesinin-tarim-urunleri-ihracati-75-milyar-dolari-asti-32102.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-ege-bolgesinin-tarim-urunleri-ihracati-75-milyar-dolari-asti-32102.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye, 2025 yılında 36 milyar 407 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, Ege Bölgesi 7 milyar 553 milyon dolarlık dilimine imza attı. 2024 yılında 7 milyar 428 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Ege Bölgesi 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 2 artırmayı başardı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alarak liderliğini sürdürdü.

İlk üç sektör su ürünleri, hububat ve kuru meyve

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 6’lık artışla 1 milyar 880 milyon dolardan 1 milyar 999 milyon dolara yükseltti ve 2 milyar dolar barajının sadece 1 milyon dolar uzaklığında kalarak Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ihracat şampiyonu oldu.

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü Balıkesir, Aydın, Muğla ve Uşak’ta en çok ihracat yapan tarım sektörü olmayı başardı.

Ege Bölgesi’nde tarım sektörleri arasında ikinci sıranın yeni sahibi hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü oldu. 2024 yılındaki 889 milyon dolar olan ihracatını 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 1 milyar 128 milyon dolara çıkaran hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü kuru meyve sektörünü geçerek zirvenin ikinci basamağına yerleşti. Sektör yüzde 27’lik ihracat artış hızıyla da Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran tarım sektörü oldu.

İklim krizinden en çok etkilenen sektörlerden biri olan kuru meyve sektörünün ihracatı 2025 yılında yüzde 3 sınırlı düşüşle 1 milyar 123 milyon dolardan 1 milyar 87 milyon dolara gerilese de 1 milyar doları aşan sektörler arasında yerini korudu. Kuru meyve sektörü, Manisa ve Aydın’da ihracat liderliğini sürdürdü.

İzmir, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına yaptı

İzmir, 4 milyar 401 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 58’ini tek başına gerçekleştirdi.

Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 4 basamak yükseldi

İzmir’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sırayı 760 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü aldı. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 2024 yılında 560 milyon dolar olan ihracatını yüzde 36 geliştirdi ve beşinci sıradan dört basamak yükselerek zirveye tırmandı.

İhracatını yüzde 6’lık artışla 665 milyon dolardan 704 milyon dolara ilerleten tütün sektörü ikinci sırada yer alırken, üçüncü sırada ihracatını yüzde 8 artırarak 600 milyon dolardan 649 milyon dolara ulaşan kuru meyve sektörü yer aldı.

Tarım ürünleri ihracatında Muğla, Manisa’yı geçti

Su ürünleri ihracatının başkenti Muğla, 2025 yılında tarım ürünleri ihracatını yüzde 20’lik artışla 893 milyon dolardan 1 milyar 73 milyon dolara taşıdı. Muğla bu başarısıyla hem Manisa’yı geçti hem de tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını aşma başarısı gösterdi.

Muğla’da su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatını yüzde 22 geliştirerek 814 milyon dolardan 992 milyon dolara yükseltti ve Muğla’nın tarım ürünleri ihracatının yüzde 92’sini tek başına gerçekleştirdi.

Kuru meyve sektörü Manisa’nın tarım ürünleri ihracatında zirvede

Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, 2025 yılında 991 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 239 milyon dolarla zirvedeki yerini korudu.

Manisa’nın tarım ürünleri ihracatına Meyve sebze mamulleri sektörü 228 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 201 milyon dolar, tütün sektörü 138,5 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 60 milyon dolar katkı sağladı.

Denizli her gün 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etti&nbsp;

Denizli, 2024 yılında 347 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 5 ileri taşıdı ve 365 milyon dolara çıkardı. Denizli, bu performansıyla 2025 yılının her günü 1 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi.

Denizli’den yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk sıraya 162 milyon dolarlık ihracatla su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü adını yazdırdı. İkincilik 70 milyon dolarla hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün olurken, üçüncü basamakta 30 milyon dolarla kuru meyve sektörü yer aldı.

Aydın’ın lezzetleri 322 milyon dolar kazandırdı

Evliya Çelebi’nin “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” diye tasvir ettiği Aydın, 2025 yılında 322 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, kuru meyve sektörü 166 milyon dolarlık ihracatla tarım ürünleri ihracat şampiyonluğuna yeni bir halka ekledi.

Aydın’ın tarım ürünleri ihracatına meyve sebze mamulleri sektörü 68 milyon dolar, zeytin ve zeytinyağı sektörü 51 milyon dolar katkı sağladı.

Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını zeytinyağı aşağı çekti

2025 yılında Ege Bölgesi’nde tarım ürünleri ihracatında en keskin düşüş Balıkesir’de yaşandı. 2024 yılında 316 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç eden Balıkesir, 2025 yılında yüzde 20’lik kayıp yaşadı ve 252 milyon dolara düştü.

Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatı sektörler bazında irdelendiğinde düşüşün zeytin ve zeytinyağı sektörünün ihracat performansındaki kayıptan kaynaklı olduğu göze çarpıyor. Balıkesir’den 2024 yılında 63,4 milyon dolar olan zeytin ve zeytinyağı ihracatının 2025 yılında yüzde 77’lik sert düşüşle 14,6 milyon dolara çakıldığı görülüyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 153 milyon dolarlık ihracatla Balıkesir’in tarım ürünleri ihracatını domine etmesi sürdürdü.

Uşak, 2024 yılında 74 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını 2025 yılında 76 milyon dolara çıkarırken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 42 milyon dolar, meyve sebze mamulleri sektörü 24,5 milyon dolarlık ihracatla Uşak’ın tarım ürünleri ihracatını sırtladılar. Hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 6,5 milyon dolarla üçüncü oldu.

Afyonkarahisar’ın tarım ürünleri ihracatı yüzde 15’lik artışla 48 milyon dolardan 52 milyon dolara tırmanırken, Afyonkarahisar’ın ihracatına en büyük katkıyı 13,2 milyon dolarla yaş meyve sebze sektörü verdi. Meyve sebze mamulleri sektörü 13 milyon dolar, hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörü 12,4 milyon dolar ihracata imza attı. 2024 yılında ihracat şampiyonu olan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü yumurta ihracatına getirilen fon nedeniyle yüzde 38 kayıp yaşadı ve 17,7 milyon dolardan 11 milyon dolara geriledi ve dördüncü sıraya tutundu.

Kütahya 2024 yılında 15 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatını yüzde 12 artırdı ve Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatına 17 milyon dolarlık katkıda bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Ege Bölgesi'nin tarım ürünleri ihracatı 7,5 milyar doları aştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 10:24:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151909_0413d20e567ee99f0ca447a2969f8d29.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151909_0413d20e567ee99f0ca447a2969f8d29.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01022026151909_0413d20e567ee99f0ca447a2969f8d29.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir’den çiftçiye destek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-balikesir-buyuksehirden-ciftciye-destek-32082.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-balikesir-buyuksehirden-ciftciye-destek-32082.html</link>
                    <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, hem küçük aile tipi üreticiyi desteklemek hem de üretimi daha kaliteli ve verimli hale getirerek, üreticinin katma değerini artırıp, şehir ekonomisine katkı sağlamak amacıyla çiftçiye destek olmaya devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

BALIKESİR (İGFA) - Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın ‘Zengin toprakların fakir çiftçisi olmayacak.’ görüşünden yola çıkılarak, Damızlık Koç Projesi kapsamında Bigadiç’te gerçekleştirilen yüzde75 hibeli 50 baş koç dağıtımından sonra şimdi de yüzde100 hibeli damızlık dağıtımı gerçekleştiriliyor.

HER SENE 100 ÜRETİCİYE DESTEK

Kırsal Hizmetler Dairesi ile Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlıkları tarafından yapılan sosyal inceleme sonucunda ihtiyaç sahibi olduğu belirlenen ve hayvanlara bakabilecek imkânı olan 10 aileye, damızlık tesislerinde yetiştirilen 10 dişi 1 erkek olmak üzere toplam 11 damızlık hayvan yüzde100 hibe ile sahiplerine ulaştırılacak.

Toplamda 66 baş damızlık hayvanın yüzde100 hibe ile üreticiye verilmesi ile sürüsünü büyütecek ve geçimini hayvancılıkla sağlayacak aileler öncelik kazanacak.

Her sene farklı ilçelerde en az 100 yetiştiriciye damızlık koç ve ihtiyaç sahibi ailelere de 10 dişi 1 erkek damızlık kuzunun dağıtılmasının hedeflendiği projede, verimi artırarak, sektöre yeni yetiştiriciler kazandırmak hedefleniyor.

Küçükbaş hayvancılığa olan desteğini her sene artırarak devam etmeyi amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, bu proje kapsamında sürüsünü büyütmek isteyen çiftçiye de destek olmuş olacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir’den çiftçiye destek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 14:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174919_9f9079513294035dc9dba5560b12613a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174919_9f9079513294035dc9dba5560b12613a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174919_9f9079513294035dc9dba5560b12613a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Karadenizin gururu... Türk somonu su ürünleri ihracatının yeni lokomotifi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-karadenizin-gururu-turk-somonu-su-urunleri-ihracatinin-yeni-lokomotifi-32083.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-karadenizin-gururu-turk-somonu-su-urunleri-ihracatinin-yeni-lokomotifi-32083.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk somonunun son yıllardaki hızlı yükselişine dikkat çekti. 2017’de 57 milyon dolar olan ihracat, 2025 itibarıyla 500 milyon dolara ulaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan infografik, Türk somonunun su ürünleri sektöründeki stratejik yükselişini gözler önüne serdi.

Verilere göre, Türk somonu ihracatı 2017 yılında 57 milyon dolar seviyesindeyken, 2025’te yaklaşık 500 milyon dolara yükseldi. Bu artışla birlikte Türk somonu, su ürünleri ihracatının en güçlü kalemlerinden biri haline geldi.

Bakanlığın paylaştığı bilgilerde, üretimde 15 katlık artış sağlandığı vurgulandı.

Özellikle Karadeniz’de yapılan modern yetiştiricilik faaliyetleri, kalite standartlarının yükseltilmesi ve yeni pazarlara açılım, Türk somonunu küresel ölçekte rekabetçi bir ürün konumuna taşıdı. Türk somonu, yalnızca ihracat rakamlarıyla değil, sektörün genel büyümesine sağladığı katkıyla da öne çıkıyor. Artan üretim kapasitesi sayesinde hem iç pazarda hem de dış pazarlarda sürdürülebilir bir tedarik zinciri oluşturulurken, su ürünleri sektöründe istihdam ve katma değer de önemli ölçüde arttı.

&nbsp;

2017 yılında başlayan serüvenin bugün 32 ülkenin sofrasında yer aldığının altı çizilen Türk somonunun başarı hikayesinde, en çok talep eden ülkeler arasında Rusya Federasyonu, Japonya, Vietnam, Belarus ve Polonya yer aldı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk somonunun su ürünleri sektöründe hem üretimin hem de ihracatın taşıyıcı gücü haline geldiğini vurgulayarak, bu alandaki destek ve yatırımların önümüzdeki dönemde de artarak süreceğini belirtti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Karadenizin gururu... Türk somonu su ürünleri ihracatının yeni lokomotifi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174939_94686303c3d31df66150f06caec9079e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174939_94686303c3d31df66150f06caec9079e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30012026174939_94686303c3d31df66150f06caec9079e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜRASAŞ'tan vagon üretiminde tarihi rekor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-turasastan-vagon-uretiminde-tarihi-rekor-32066.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-turasastan-vagon-uretiminde-tarihi-rekor-32066.html</link>
                    <description><![CDATA[Yerli ve milli demiryolu araç üreticisi olan Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş (TÜRASAŞ) 2025 yılını rekor ile kapadı. 2025 yılında, farklı türlerde toplam 801 vagonunun üretimini tamamlayan şirket, yeni bir rekora imza attı. Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında 225. sırada olan TÜRASAŞ’ın hedefi ilk 100'e girmek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş.’nin (TÜRASAŞ) 2025 yılını rekor ile kapadığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ve bulunduğu yakın coğrafyanın en büyük raylı sistem araç üreticilerinden biri olan TÜRASAŞ’ın teknik altyapısı ve nitelikli insan gücü ile yeni nesil raylı sistem araçlarının üretimine büyük bir ivme ile devam ettiğini vurguladı.

2025 YILINDA ÜRETTİĞİ 801 VAGON İLE REKOR KIRDI

Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ın 2025 yılı üretim verilerine ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, “2025 yılında, farklı türlerde toplam 801 vagonunun üretimini tamamlayarak yeni bir rekora imza attık.” açıklamasında bulundu.

Askeri Tank Taşıma Vagonu üretimi hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, “UAİS Özel Tip Askeri Taşıma Vagonu Projesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan askeri araçların her türlü hava şartlarında planlandığı gibi ve hızlı bir şekilde demiryolu ağının ulaşabildiği noktalara lojistiğinin sağlanmasını hedefledik. Seri üretime geçtiğimiz Askeri Tank Taşıma Vagonu projemizde, 2025 yılında 100 adet üretim yaparak 2 yıllık üretimi 1 yılda tamamladık.” dedi.

BU YIL 20 ADET E5000 ELEKTRİKLİ ANAHAT LOKOMOTİFİ ÜRETİLDİ

Bakan Uraloğlu ayrıca, TÜRASAŞ bünyesindeki fabrikalarda bu yıl 20 adet E5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi, 160 kilometre saat hıza sahip 6 adet Milli Elektrikli Tren, 8 adet Milli Banliyö Treni ve 6 adet akülü manevra aracı ürettiklerini bildirdi.

HEDEF İLK 100

Bakan Uraloğlu, “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 Raporu”nda TÜRASAŞ’ın 174 basamak birden yükselerek 225. sıraya yerleştiğini hatırlattı. Uraloğlu, “Hedefimiz yerli ve milli demiryolu araç üreticimizi ilk 100 sanayi kuruluşundan biri yapmak.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TÜRASAŞ'tan vagon üretiminde tarihi rekor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 15:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210001_54795a540016fc41627a78323b608f2d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210001_54795a540016fc41627a78323b608f2d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210001_54795a540016fc41627a78323b608f2d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Devlet destekleri ihracatçılara can suyu oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-devlet-destekleri-ihracatcilara-can-suyu-oldu-32072.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-devlet-destekleri-ihracatcilara-can-suyu-oldu-32072.html</link>
                    <description><![CDATA[2024 yılında 1 milyar 261 milyon TL’lik devlet desteği alan Egeli ihracatçıların 2025 yılında devlet destek tutarı yüzde 90 artış gösterdi. Ege İhracatçı Birlikleri, 2025 yılında 2,4 milyar TL’lik devlet yardımının ihracatçılara ulaşmasına aracılık etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

İZMİR (İGFA) - Türkiye, 2025 yılında 273,5 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşırken, Ticaret Bakanlığı, ihracatçılarımızın uluslararası arenada rekabetçiliğini artırmak amacıyla 21 kategoride 25,5 milyar TL’lik devlet yardımını ihracatçılara ve iş birliği kuruluşlarına ulaştırdı. Hizmet ihracatına verilen destekle Ticaret Bakanlığı’nın toplam destek tutarı 33 milyar TL’ye ulaştı.

Ticaret Bakanlığı’nın 21 kategoride verdiği devlet yardımlarından 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı.

EGELİ İHRACATÇILARIN DEVLET DESTEKLERİ YÜZDE 90 ARTTI

Bakanlığın 2026 yılı için ihracatçılara 45 milyar TL’lik devlet yardımı yapılması için kaynak ayırdığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 2025 yılında Türkiye’de yüksek enflasyon rakamları nedeniyle girdi maliyetlerinin dünya ortalamasının üzerinde arttığını, Amerikan dolarının Türk lirası karşısındaki artışının enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını, bu süreçte devlet yardımlarının ihracatçılara can suyu olduğunu vurguladı.

&nbsp;

Birlik olarak 2023 yılında 764 milyon 800 bin TL devlet yardımlarının ihracatçı firmalara ve iş birliği kuruluşlarına ulaşmasını sağladıklarını paylaşan Başkan Eskinazi, “2024 yılında işlemlerini sonuçlandırdığımız devlet yardımları 1 milyar 261 milyon TL oldu. 2025 yılında ise 2,4 milyar TL’lik devlet desteğine aracılık ettik. 2025 yılında Ege Bölgesi’nde 7 ilimizde 8 tane üye buluşmaları gerçekleştirdik ve devlet yardımlarını anlattık. Devlet yardımlarında yüzde 90’lık artışa zemin hazırladık. Yurt dışı fuar katılımı 754,5 milyon TL’lik destekle ilk sırada yer alırken, TURQUALITY Projeleri 454, 5 milyon TL ile ikinci, tarım destekleri 426 milyon TL ile en çok devlet desteği verilen üçüncü başlık oldu. Pazara giriş belgeleri, yurt içi fuar katılım, yurtdışı birim kira, sektörel heyetler, e-ihracat, UR-GE Proje destekleri öne çıktı” diye konuştu.

&nbsp;

Türkiye’nin üretim ve ihracatla büyüdüğü takdirde sağlıklı bir ekonomiye kavuşacağına işaret eden Eskinazi, 2026 yılı için 282 milyar dolar ihracat hedefi koyduklarına dikkati çekerek, "Bu hedefe ulaşmak için ihracatımızın yüzde 1’i oranında ihracatçılarımıza destekler vermemiz gerektiğine inanıyoruz. 282 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandıracak ihracatçılar olarak 2,8 milyar dolar devlet desteği talep ediyoruz" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Devlet destekleri ihracatçılara can suyu oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 12:56:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210047_82359e153f2a97f816bc09062c9ec48a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210047_82359e153f2a97f816bc09062c9ec48a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28012026210047_82359e153f2a97f816bc09062c9ec48a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çeltik üreticisi alarm veriyor! Mustafa Bezbaş, çeltik üreticilerinin sorunlarını taşıdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-celtik-ureticisi-alarm-veriyor-mustafa-bezbas-celtik-ureticilerinin-sorunlarini-tasidi-32044.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-celtik-ureticisi-alarm-veriyor-mustafa-bezbas-celtik-ureticilerinin-sorunlarini-tasidi-32044.html</link>
                    <description><![CDATA[Mustafa Bezbaş, artan maliyetler, su sorunu ve TMO’nun alım politikaları nedeniyle çeltik üreticilerinin ciddi bir ekonomik çıkmazda olduğunu belirterek yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Mustafa Bezbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla çeltik üreticilerinin yaşadığı ekonomik ve yapısal sorunları gündeme taşıdı. Üretim sürecinin uzun ve zahmetli olduğuna dikkat çeken Mustafa Bezbaş, çeltiğin “yemesi beş dakika, üretmesi ise 130 ila 150 gün süren” bir ürün olduğunu vurguladı. Bezbaş, yüksek tarla kiraları, artan su ve elektrik faturaları, dönemsel su yokluğu, ithalat baskısı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım konusunda geç devreye girmesinin üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti.

“ÇELTİK ÜRETİCİSİ KAN AĞLIYOR”

Edirne’nin Türkiye’nin en önemli çeltik üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Bezbaş, üreticilerin yaşadığı sorunların yalnızca çiftçileri değil, bölge ekonomisinin tamamını etkilediğini söyledi. Üreticilerin pirinci bekledikleri fiyata satamadığını belirten Süleyman Bezbaş, artan enflasyonla birlikte mazot, gübre, ilaç, sulama ve tarla icar bedellerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini dile getirdi.

&nbsp;

TMO’YA PROVEZE ÇAĞRISI

Çeltik üretiminin devamı için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Bezbaş, Edirne’de yaygın olarak yetiştirilen ve yüksek verimiyle bilinen Proveze çeşidi pirincin de TMO alım kapsamına alınması gerektiğini söyledi. Bezbaş, kamuoyu, sivil toplum kuruluşları, tarım örgütleri ve basına çağrıda bulunarak, “Edirne ekonomisinin temel direklerinden biri olan çeltik üreticileri yalnız bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı. Üreticilerin sorunlarına çözüm bulunmaması halinde bölgedeki tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği uyarısı yapılırken, gözler yetkililerin atacağı adımlara çevrildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Çeltik üreticisi alarm veriyor! Mustafa Bezbaş, çeltik üreticilerinin sorunlarını taşıdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 14:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003013_fd810b832f23f93a1cc86959763ea5b9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003013_fd810b832f23f93a1cc86959763ea5b9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003013_fd810b832f23f93a1cc86959763ea5b9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Başkent’te yerli üreticiye Büyükşehir desteği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-baskentte-yerli-ureticiye-buyuksehir-destegi-32045.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-baskentte-yerli-ureticiye-buyuksehir-destegi-32045.html</link>
                    <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), yerli üreticiyi desteklemek ve kırsal kalkınmayı artırmak için üreticilerle bir araya gelmeye devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Arıcılıkla ilgilenen vatandaşların; geleneksel yöntemlerin dışına çıkıp modern üretimle kaliteli bala erişim sağlaması ve arıcılıkla ilgili birçok konuda bilgi sahibi olması için Kışlatmadan İlkbahara Arıcılıkta Koloni Yönetimi Eğitimi verildi.

Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ve Gölbaşı Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlenen eğitime; Mamak, Balâ, Çankaya ve Gölbaşı ilçelerinde arıcılık yapan üreticiler katıldı.

ARI SAĞLIĞINDAN ÜRETİME KADAR MERAK EDİLEN SORULAR YANITLANDI

Eğitim kapsamında; kışlatma sürecinde dikkat edilmesi gereken detaylarla birlikte erken ilkbahar döneminden üretim sezonuna kadar; arı yetiştiriciliği, arı sağlığı ve arı ürünleri üretimi Ziraat Mühendisi Suat Musabeşeoğlu tarafından anlatıldı. Aynı zamanda ABB bünyesinde kurulan Arıcılık Araştırma Üretim ve Eğitim Merkezi faaliyetleri anlatılarak, yapılan teknik arıcılık uygulamaları konusunda da bilgi verildi.

Üreticiler hem bilgilendi hem de sorularına cevap buldu. Eğitim sonunda ise vatandaşlara, Büyükşehir’in çıkardığı, akademisyenler tarafından titizlikle hazırlanan Başkent Arıcılık Dergisi dağıtıldı.

“KIRSALDA ÜRETİMİN AKSAMADAN DEVAM ETMESİNİ İSTİYORUZ”

ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, yerli üreticinin desteklenmesinin ve üretimin sürdürülebilir olmasının önemine değinerek şunları söyledi:

“Ankara’mızın genelinde yaklaşık 928 kırsal mahallemiz var. Bu mahallelerde üretime devam edebilmesi için çiftçilerimizin eksiliklerinin giderilmesi için birçok alanda faaliyet gösteriyoruz. Kırsalda üretimin aksamadan devam etmesini istiyoruz. Kış aylarında da sonbahar aylarında da zamanımızı daha iyi değerlendirmek için eğitimler düzenliyoruz. Bugün burada kışlatma eğitimi dediğimiz arıcılıkta çok önemli olan kayıpların en fazla yaşandığı dönemdeki eğitimde size bildiğiniz şeyleri hatırlatmak, atladığınız şeyleri tekrar anlatmak için bu eğitimi gerçekleştiriyoruz.”

ABB Hayvancılık Hizmetleri Şube Müdürü Hasan Hüseyin Karakuş ise arıcılığın günümüzdeki önemini belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak tarım ve hayvancılığı geliştirmek adına destekleme projeleri gerçekleştiriyoruz ve bununla birlikte eğitim faaliyetleri düzenliyoruz. Bugünde arıcılık eğitimi için burada toplanmış bulunuyoruz. Üretimi devam ettirdiğiniz için teşekkür ediyorum, lütfen üretimden vazgeçmeyelim, bizim ülkemizin kurtuluşu tarım ve hayvancılıktadır” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Başkent’te yerli üreticiye Büyükşehir desteği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 14:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003027_4e71a9760bb22f5e3d5ae32e388d00ec.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003027_4e71a9760bb22f5e3d5ae32e388d00ec.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003027_4e71a9760bb22f5e3d5ae32e388d00ec.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[1 yılda 12 milyon araç gümrüklerden geçti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-1-yilda-12-milyon-arac-gumruklerden-gecti-32048.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-1-yilda-12-milyon-arac-gumruklerden-gecti-32048.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Dünya Gümrük Günü kapsamında yaptığı açıklamada, gümrüklerin ticaretin ve sınır güvenliğinin bel kemiği olduğunu belirterek, geçen yıl milyonlarca yolcu, araç ve konteynerin işlemlerinin başarıyla tamamlandığını söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Dünya Gümrük Günü dolayısıyla Bakanlıkta düzenlenen programda gümrük teşkilatının faaliyetlerine ilişkin önemli veriler paylaştı. Bolat, 2025 yılında 187 milyon yolcu, 12 milyon araç ve 8,4 milyon ihracat-ithalat konteynerinin gümrüklerden geçtiğini, 5,1 milyon tır ve 5 milyon yolcu aracının sınır kapılarından sorunsuz şekilde giriş-çıkış yaptığını belirtti.

Dünyada fiili ticaret savaşlarının yaşandığını ve gümrük vergilerinin bu süreçte önemli bir araç haline geldiğini ifade eden Bolat, “Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyümeyi sürdürmek için özel sektörle birlikte çalışıyoruz” dedi.

&nbsp;

Türkiye’nin mal ve hizmet ihracatının 396,5 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Bolat, 400 milyar dolar eşiğine yaklaşıldığını vurguladı. Bakanlık personelinin yüzde 75’inin gümrük teşkilatında görev yaptığını aktaran Bolat, toplam 161 gümrük idaresinin, vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 20’sini tahsil ettiğini söyledi.

Gümrük işlemlerinin büyük bölümünün saniyeler içinde tamamlandığını kaydeden Bolat, sonradan ve ikincil kontrollerle geçen yıl 13 milyar 600 milyon liralık kamu gelirinin tespit edilerek tahsil sürecinin başlatıldığını açıkladı.

&nbsp;

Kaçakçılıkla mücadeleye de değinen Bolat, 2025’te gümrüklerde 98,5 milyar lira değerinde kaçak eşya ile yaklaşık 34 ton uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini bildirdi. Yapay zekâ destekli sistemler ve dijital uygulamalarla denetimlerin güçlendirildiğini belirten Bolat, yasa dışı ticaretle mücadelenin kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Program sonunda Bakan Bolat, gümrük personeline ve paydaşlara “2026 Dünya Gümrük Günü Liyakat Sertifikası” takdim etti.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[1 yılda 12 milyon araç gümrüklerden geçti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 11:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003140_ba49bc6c9cd8030a25ae32ee1387cc1d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003140_ba49bc6c9cd8030a25ae32ee1387cc1d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27012026003140_ba49bc6c9cd8030a25ae32ee1387cc1d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BTÜ'lü öğrenciler TUSAŞ için üretiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-btulu-ogrenciler-tusas-icin-uretiyor-31944.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-btulu-ogrenciler-tusas-icin-uretiyor-31944.html</link>
                    <description><![CDATA[BTÜ öğrencileri, TUSAŞ uçaklarının uçuş kontrol sistemlerini iyileştirecek bir projeye başladı. TUSAŞ LIFT UP programı kapsamında desteklenen projede, öğrenciler uçuş verileri üzerinde çalışarak uçakların daha dengeli ve istikrarlı uçmasını sağlayacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

BURSA (İGFA) - Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencilerinin projeleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) LIFT UP programı tarafından destek almaya devam ediyor.

Bu kapsamda BTÜ öğrencilerinin, “İnsansız Hava Araçları için Uçuş Verilerinden Aerodinamik Veritabanı Düzeltmesi ve Model Doğrulaması” isimli projesi, TUSAŞ tarafından desteklenmeye hak kazandı. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Alperen Burak Temiz'in proje yürütücüsü olduğu, Emre Tunalı, Semih Dönmez, Tahir Can Kozan ve Yiğit Altun'dan oluşan ekibin akademik danışmanlığını Doç. Dr. Mehmet Onur Genç üstleniyor. Çalışmalara başlayan öğrenciler,projeleri ile havacılıkta "dijital ikiz" teknolojileri için kritik bir projeye imza atacak. Sim-to-Real Gap (Simülasyondan Gerçeğe Açığı) olarak bilinen soruna odaklanacak olan BTÜ öğrencileri, bu sorunu aşmak için “gerçek uçuş verileri” ve "sistem tanılama" tekniklerini kullanarak mevcut simülasyon modellerini kalibre edecek. Böylece otonom sistemlerin güvenliği ve performansının doğrudan artırılması hedefleniyor.

UÇAKLARIN UÇUŞ KONTROL SİSTEMLERİ İYİLEŞTİRİLECEK

Projelerinin TUSAŞ tarafından kabul edilmesinden duydukları gururu dile getiren öğrenciler, çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

&nbsp;

Projenin 10 ay süreceğini belirten ekip, TUSAŞ tarafından sağlanan uçuş verilerinin optimizasyonu üzerinde çalışacaklarını ifade etti. Öğrenciler, “Uçakların hücum açıları bilgisayar ortamında simüle ediliyor ancak bu değerler zaman zaman gerçek uçuş koşullarından farklılık gösterebiliyor. Bu projedeki amacımız, TUSAŞ uçaklarına ait uçuş verilerini optimize ederek daha sağlıklı ve gerçekçi veriler alabilmek. Elde edilen sonuçlarla uçuş kontrol sistemlerini iyileştirerek uçaklara daha stabil bir uçuş kabiliyeti kazandırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

REKTÖR ÇAĞLAR: HAVACILIK TEKNOLOJİLERİNE ÖNEMLİ KATKI SUNACAK

Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ öğrencilerinin savunma ve havacılık sanayii gibi stratejik alanlarda ürettiği projelerin üniversitenin uygulama odaklı eğitim anlayışının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Öğrencilerin TUSAŞ LIFT UP gibi prestijli bir program kapsamında desteklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Çağlar, “Bu tür projeler, öğrencilerimizin teorik bilgilerini gerçek mühendislik problemleri üzerinde uygulama fırsatı bulmasını sağlıyor. Gençlerimizin yürüttüğü bu çalışma, ülkemizin geliştirdiği havacılık sistemlerineve milli teknoloji hamlemize katkılar sunacak niteliktedir. Öğrencilerimizi ve akademik danışmanımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[BTÜ'lü öğrenciler TUSAŞ için üretiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:27:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131454_172bbb52a1380d07dee0bf541d9eba89.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131454_172bbb52a1380d07dee0bf541d9eba89.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131454_172bbb52a1380d07dee0bf541d9eba89.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[GA-ASI, MQ-20 Avenger® kullanarak otonom hava önlemede yeni başarı sağladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-ga-asi-mq-20-avenger-kullanarak-otonom-hava-onlemede-yeni-basari-sagladi-31948.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-ga-asi-mq-20-avenger-kullanarak-otonom-hava-onlemede-yeni-basari-sagladi-31948.html</link>
                    <description><![CDATA[General Atomics Aeronautical Systems, Kaliforniya'da MQ-20 Avenger jetini hükümet referansı otonomi yazılımıyla donatarak başarılı bir uçuş gerçekleştirdi. Bu, otonominin karmaşık görevleri insan müdahalesi olmadan yönetebilme yeteneğini gösteriyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ACCESS Newswire / SAN DIEGO, KALİFORNİYA (İGFA) - General Atomics Aeronautical Systems, Inc. (GA-ASI), gelişmiş otonomi geliştirmedeki en son gösteriminde, en son hükümet referans otonomi yazılımı ile donatılmış MQ-20 Avenger® jetini kullanarak başarılı bir görev otonomisi uçuşu gerçekleştirdi.

Test, MQ-20 ile araçtaki bir insan pilot tarafından uçurulan saldırgan bir uçak arasındaki canlı bir çatışmayı içeriyordu; bu da otonom sistemlerin ileri olgunluğunu, görev unsurlarının sorunsuz entrasyonunu ve otonominin bağımsız kararlar almak ve karmaşık görevleri yerine getirmek için araç içi sensörlerden yararlanma yeteneğini vurguladı.

GA-ASI'nin Avenger jeti, hem GA-ASI'nin amaca özel üretilmiş XQ-67A ve YFQ-42A uçaklarının gelişinden önce hem de o zamandan beri, beş yıldan fazla bir süredir CCA (İşbirlikçi Savaş Uçağı) için bir vekil olarak hizmet vermiştir. Son Avenger demosu, HMI'da (İnsan-Makine Arayüzü) planlama ile başladı ve ardından görev profilinin MQ-20'ye yüklenmesiyle devam etti. Havalandıktan sonra ekip, görev otonomisi ve uçuş otonomisi sistemleri arasında olumlu bir geçiş olduğunu doğruladı ve sistemlerin görev gereksinimlerine dinamik olarak uyum sağlama yeteneğini gösterdi. MQ-20, operatör tarafından atanan KOZ (Girilmez Bölgeler) ve KIZ (İçinde Kalınacak Bölgeler) kurallarına bağlılık gösterdi ve tüm görev aşamalarında bunlardan kaçındı. Diğer bir deyişle, uçak tam olarak olması gereken yerde uçtu ve olmaması gereken alanlardan uzak durdu.

Gösterinin en önemli noktalarından biri, MQ-20'nin uçuştaki canlı bir hedef uçağı pasif olarak menzillemek için Anduril'den canlı bir IRST (Kızılötesi Arama ve Takip) sensörü kullanmasıydı. Otonomi sistemi bu sensör verilerini kullanarak bağımsız bir iz oluşturdu, bir önleme çözümü hesapladı ve canlı bir hedefe silah ateşlemesini simüle etti. Bu durum, otonominin insan müdahalesi olmadan araç içi sensörleri ve kendi mantığını kullanarak bir hedefe yaklaşma yeteneğini sergiledi. Simüle edilen atış, gerçek olsaydı hedefi yok edecekti.

Ek görev unsurları arasında, MQ-20'nin standart bir aletli beklemeye (gerçek insan pilotların gerçek görevlerde sıklıkla yaptığı gibi uçağın durakladığı ve yörüngede döndüğü) önceden belirlenmiş bir rotada uçması ve belirlenen girilmez bölgelerden başarıyla kaçınırken HSA (Rota, Hız ve İrtifa) aracılığıyla komuta edilen rotaları uygulaması yer alıyordu.

Bu gösteri, GA-ASI'nin İnsan-Makine Takımını ilerletme taahhüdünü pekiştiriyor ve otonom sistemlerin savaşçı için karmaşık görev profillerini yürütmek üzere sensör verilerini ve araç içi karar vermeyi kullanmadaki artan karmaşıklığını vurguluyor. Ayrıca, GA-ASI'nin Amerika'nın savaşçıları için yeni yeteneklerin yatırımı ve deneyimlenmesi konusundaki süregelen taahhüdünü de vurguluyor.

2023 yılında GA-ASI, katmanlı üretim geliştirme çabalarını desteklemek ve GA-ASI ürünleri için tam dijital bir üretim süreci uygulamak üzere Divergent Technologies, Inc. ile bir ortaklık duyurdu. 2024 yılında GA-ASI, yine Anduril tarafından üretilen Altius 600 gezici mühimmatını entegre etmek ve fırlatmak için ABD Hava Kuvvetleri Özel Operasyonlar Komutanlığı ile iş birliği yaptı ve GA-ASI'nin devrim niteliğindeki yeni Mojave STOL (Kısa Kalkış ve İniş) uçağıyla canlı ateş gösterisi için o şirketin DAP-6 silah podlarını entegre etmek üzere Dillion Aero ile ortaklık kurdu. 2025 yılında GA-ASI, şirketin Hivemind görev otonomi yazılımını kullanarak Avenger üzerinde iki uçuş gösterisi için Shield AI ile ortaklık kurdu.

GA-ASI Hakkında
General Atomics Aeronautical Systems, Inc., İnsansız Hava Aracı Sistemlerinin (UAS) dünyanın önde gelen üreticisidir. 9 milyon uçuş saatini aşan Predator® UAS serisi 30 yılı aşkın süredir uçmaktadır ve MQ-9A Reaper®, MQ-1C Gray Eagle®, MQ-20 Avenger® ve MQ-9B SkyGuardian®/SeaGuardian® modellerini içermektedir. Şirket, kalıcı durumsal farkındalık ve hızlı vuruş sağlayan, uzun süre havada kalabilen, çok görevli çözümler sunmaya kendini adamıştır.

Daha fazla bilgi için www.ga-asi.com adresini ziyaret ediniz.

Avenger, EagleEye, Gray Eagle, Lynx, Predator, Reaper, SeaGuardian ve SkyGuardian, Amerika Birleşik Devletleri ve/veya diğer ülkelerde tescilli General Atomics Aeronautical Systems, Inc. ticari markalarıdır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[GA-ASI, MQ-20 Avenger® kullanarak otonom hava önlemede yeni başarı sağladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 07:40:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131514_71e8ecf34a1301e4ec37b733a6a81dbc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131514_71e8ecf34a1301e4ec37b733a6a81dbc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/19012026131514_71e8ecf34a1301e4ec37b733a6a81dbc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kuşadası kruvaziyer sezonunu lider kapattı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-kusadasi-kruvaziyer-sezonunu-lider-kapatti-31821.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-kusadasi-kruvaziyer-sezonunu-lider-kapatti-31821.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyanın en büyük kruvaziyer liman işletmecisi Global Ports Holding tarafından işletilen Ege Port Kuşadası, 2025 kruvaziyer sezonunu rekor sefer ve yolcu sayılarıyla tamamladı. Kuşaadası, 995 bin yolcuya ev sahipliği yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

AYDIN (İGFA) - Yıl boyunca artan gemi ve yolcu trafiğiyle dikkat çeken Ege Port Kuşadası, 2025 kruvaziyer sezonunu 29 Aralık’ta, 617 kruvaziyer seferi ve 995 bin 303 kruvaziyer yolcu ile tamamladı. Doğu Akdeniz’in en fazla gemi ve yolcu ağırlayan dördüncü kruvaziyer limanı olan Ege Port Kuşadası, aynı dönemde 1016 feribot seferi ve 187 bin 77 feribot yolcu sayısına ulaşarak tarihinin en yüksek toplam sefer ve yolcu sayılarına imza attı.

Yeni kruvaziyer sezonu, 1 Ocak’ta ilk geminin gelişiyle başlayacak.

9 YENİ GEMİ İLK KEZ KUŞADASI’NI ROTASINA DAHİL ETTİ

2025 yılının istatistiki verilerine göre sezonda 9 yeni kruvaziyer gemisi ilk kez Kuşadası’nı rotasına dahil ederek Ege Port Kuşadası’na demirledi.

Yine; Resilient Lady, Costa Fortuna, Elysium, National Geographic Orion, Spirit of Adventure, Viking Vela, Viking Vesta, Aroya ve Norwegian Pearl, sezon boyunca limanı ilk kez ziyaret eden gemiler arasında yer aldı.

&nbsp;

Efes Antik Kenti başta olmak üzere bölgenin tarihi ve kültürel destinasyonlarına deniz yoluyla erişim sağlayan limana, sezon boyunca farklı segmentlerde faaliyet gösteren kruvaziyer gemileri sefer düzenledi.

Global Ports Holding Doğu Akdeniz Bölge Direktörü ve Ege Port Kuşadası Genel Müdürü Aziz Güngör, elde edilen sonuçların uzun vadeli bir vizyonun ve çabanın ürünü olduğunu vurguladı:

Türkiye’nin en çok tercih edilen kruvaziyer limanı olarak, artan gemi ve yolcu trafiğini verimli ve güvenli şekilde yönetebilecek altyapımızı sürekli olarak geliştirdiklerini belirten Güngör, önümüzdeki dönemde de Kuşadası’nı Doğu Akdeniz’de kruvaziyer gemileri için vazgeçilmez bir uğrak noktası olarak konumlandırmaya devam edeceklerini söyledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Kuşadası kruvaziyer sezonunu lider kapattı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 15:32:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31122025001142_8ff2fd2f5e8f4e1b91dac8a442eca232.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31122025001142_8ff2fd2f5e8f4e1b91dac8a442eca232.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31122025001142_8ff2fd2f5e8f4e1b91dac8a442eca232.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarihî Nüzhetiye Camii’nde restorasyon sürüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-tarihi-nuzhetiye-camiinde-restorasyon-suruyor-31816.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-tarihi-nuzhetiye-camiinde-restorasyon-suruyor-31816.html</link>
                    <description><![CDATA[Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Tarihî Nüzhetiye Camii’nde devam eden restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

KOCAELİ (İGFA) - Gölcük Nüzhetiye Mahallesi’nde yer alan II. Abdülhamit dönemi yapısı Nüzhetiye Camii’nde Kocaeli Valiliği tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Nüzhetiye Mahallesi’ne giden Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer; Sultan II. Abdülhamit Han dönemi Başmabeyinci Hacı Ali Paşa tarafından yaptırılan, 1880 yılında tamamlanan tarihî camide yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Başkan Sezer, “Çivi kullanılmadan kurtboğazı tekniği ve muhteşem ahşap işçiliğiyle, yığma yapı olarak inşa edilen, ilçemizdeki en önemli kültürel miras eserlerden biri olan camideki restorasyon çalışmalarıyla, cami, aslına uygun şekilde, yapıldığı günkü ihtişamına kavuşacak ve özellikle; iç mekân süslemeleri gelecek kuşaklara aktarılacak” dedi.

&nbsp;

Başkan Sezer daha sonra Buğday Tanesi Engelsiz Sosyal Yaşam Köyü’nü ziyaret ederek “Melek kalpli dostlarım” dediği özel bireyler ile bir araya geldi. Ziyaretten memnun kalan özel bireyler, merkezde elleriyle yaptıkları ürünleri Başkan Sezer’in beğenisine sundular. El emeği ürünleri dikkatle inceleyen Başkan Sezer, birbirinden güzel ürünleri üreten özel bireyleri ve eğitmenlerini tebrik etti.

Nüzhetiye Mahallesi’nde bir dizi ziyaretlerde bulunan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer son olarak mahallenin en yaşlısı 102 yaşındaki Zeynep Kuş’u ziyaret ederek, hayır duasını aldı. Ziyaretten memnun kalan Kuş, “Büyüklerimizin duası en kıymetli hazinemiz” diyerek kendisi ile hoş bir sohbet gerçekleştiren Başkan Sezer’e teşekkür etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarihî Nüzhetiye Camii’nde restorasyon sürüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 09:22:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30122025172020_05e09e7bb228c2c282634d37bd8ee4ee.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30122025172020_05e09e7bb228c2c282634d37bd8ee4ee.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/30122025172020_05e09e7bb228c2c282634d37bd8ee4ee.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gebze'de görülmesi gereken yerler nereler?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-gebzede-gorulmesi-gereken-yerler-nereler-31344.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-gebzede-gorulmesi-gereken-yerler-nereler-31344.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzun yıllardır sanayi yatırımları ve organize sanayi bölgeleriyle anılan Gebze, artık sadece üretimin değil, doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle turizmin de yükselen değeri haline geliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kocaeli'nin İstanbul’a en yakın ilçesi olan Gebze, sahip olduğu eşsiz konum, tarihi yapılar, doğal güzellikler ve kültürel miraslarıyla her geçen gün daha fazla ziyaretçi ağırlıyor.

Gebze’de Görülmesi Gereken Yerler

Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi
16. yüzyıldan günümüze ulaşan bu muhteşem Osmanlı eseri, Gebze’nin tarih kokan simgelerinden biri. Cami, medrese, türbe ve imarethaneden oluşan yapı kompleksi, hem mimarisi hem de maneviyatıyla dikkat çekiyor.

Osman Hamdi Bey Müzesi (Eskihisar Köşkü)
Türk resim ve arkeoloji tarihinin öncüsü Osman Hamdi Bey’in Eskihisar’daki köşkü, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Ziyaretçiler burada hem sanat hem tarih yolculuğuna çıkıyor.

Eskihisar Kalesi
Denize hakim konumuyla Osmanlı döneminden kalan bu kale, fotoğrafçılar ve tarih meraklıları için eşsiz bir ziyaret noktası. Güneşin batışını izlemek için harika bir lokasyon.

Ballıkayalar Tabiat Parkı
Doğaseverler için adeta bir saklı cennet. Trekking, kamp ve tırmanış gibi doğa sporlarının yapılabildiği Ballıkayalar, İstanbul’a yakınlığı sayesinde hafta sonu kaçamaklarının favori rotası.

Deniz Turizmi ve Sahil Alanları
Gebze Eskihisar ve çevresinde yer alan sahil şeridi, yürüyüş yolları, balık restoranları ve feribot iskelesiyle yaz aylarında ciddi bir turistik hareketlilik yaşıyor.

Gebze Turizmde Neden Öne Çıkıyor?


	
	İstanbul’a sadece 45 dakika uzaklıkta
	
	
	TEM ve D-100 karayolları ile ulaşım kolaylığı
	
	
	Tarihi eserlerle kültür rotaları
	
	
	Doğa ve deniz turizmi iç içe
	
	
	Sanat, etkinlik ve müze gezileri ile kültürel zenginlik
	
	
	Gelişen otel ve konaklama altyapısı
	


Gebze Belediyesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ortak projeleriyle kültür ve doğa turizmi yatırımları hız kazanmış durumda. Yeni düzenlemelerle sahil alanları, yürüyüş yolları, bisiklet rotaları ve turistik tesisler bölgeye değer katıyor.

Sanayi kimliğinin ötesinde, tarihle doğanın buluştuğu bir yer: Gebze seni bekliyor!
Rotanı Gebze’ye çevir, keşfetmeye başla.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Gebze'de görülmesi gereken yerler nereler? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Jul 2025 00:03:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzede-gorulmesi-gereken-yerler-nereler-030709-20250704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzede-gorulmesi-gereken-yerler-nereler-030709-20250704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzede-gorulmesi-gereken-yerler-nereler-030709-20250704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sanatın ve Bilimin Öncüsü: Osman Hamdi Bey Kimdir?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-sanatin-ve-bilimin-oncusu-osman-hamdi-bey-kimdir-31343.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-sanatin-ve-bilimin-oncusu-osman-hamdi-bey-kimdir-31343.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk sanat tarihinin öncülerinden, aynı zamanda ilk arkeologlarımızdan biri olan Osman Hamdi Bey, sadece eserleriyle değil, bilime ve kültüre kazandırdığı değerlerle de Türkiye’nin hafızasında silinmez izler bırakmıştır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Özellikle Kaplumbağa Terbiyecisi tablosuyla tanınan Osman Hamdi Bey, Gebze Eskihisar’da yer alan köşkü ve hayatıyla da sıkça anılmaktadır.

Osman Hamdi Bey Kimdir?

1842 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Osman Hamdi Bey, dönemin önde gelen Osmanlı devlet adamlarından Sadrazam İbrahim Edhem Paşa'nın oğludur. Paris’te hukuk eğitimi alırken resme yönelmiş, burada orientalist akımın etkisiyle sanata derin bir ilgi duymuştur.

Türkiye'ye döndükten sonra sanatı, arkeolojiyi ve müzeciliği birleştirdiği çok yönlü bir kariyere adım atmıştır. 1881 yılında Müze-i Hümayun’un (bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzeleri) müdürlüğüne getirilmiş ve Türkiye’de modern müzeciliğin temellerini atmıştır.

Arkeoloji, Sanat ve Eğitimde İz Bırakan Bir İsim

Osman Hamdi Bey, sadece ressam değil; aynı zamanda bir bilim insanı, hukukçu ve kültür elçisidir. 1884 yılında çıkardığı Asar-ı Atika Nizamnamesi (Eski Eserler Kanunu), Türkiye'de tarihi eser kaçakçılığının önlenmesinde bir dönüm noktası olmuştur.

Ayrıca Sanayi-i Nefise Mektebi’ni (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) kurarak Türkiye’nin ilk güzel sanatlar akademisinin temelini atmıştır. Bu yönüyle, modern sanat eğitiminin Türkiye’deki mimarıdır.

Gebze Eskihisar ve Osman Hamdi Bey Müzesi

Osman Hamdi Bey’in hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği Gebze – Eskihisar’daki köşkü, bugün Osman Hamdi Bey Müzesi olarak ziyarete açıktır. Denize nazır manzarası, doğal güzelliği ve tarihi atmosferiyle bu müze, sanatseverlerin ve tarih tutkunlarının uğrak noktalarından biridir.

Burada, ünlü sanatçının kişisel eşyaları, kitapları ve eserlerinin reprodüksiyonları sergilenmektedir. Müzede aynı zamanda kültürel etkinlikler ve dönemsel sergiler de düzenlenmektedir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Sanatın ve Bilimin Öncüsü: Osman Hamdi Bey Kimdir? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 03 Jul 2025 23:59:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/sanatin-ve-bilimin-oncusu-osman-hamdi-bey-kimdir-030132-20250704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/sanatin-ve-bilimin-oncusu-osman-hamdi-bey-kimdir-030132-20250704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/sanatin-ve-bilimin-oncusu-osman-hamdi-bey-kimdir-030132-20250704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gebze’nin Kalbindeki Tarih: Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-gebzenin-kalbindeki-tarih-coban-mustafa-pasa-camii-ve-kulliyesi-31342.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-gebzenin-kalbindeki-tarih-coban-mustafa-pasa-camii-ve-kulliyesi-31342.html</link>
                    <description><![CDATA[Gebze'nin tarih kokan sokaklarında yükselen Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi, asırlardır dimdik ayakta duran mimari bir şaheser olarak ziyaretçilerini bekliyor. Osmanlı'nın izlerini taşıyan bu muazzam yapı, hem dini hem de kültürel açıdan bölgenin en önemli tarihi miraslarından biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarih Kokan Miras: 16. Yüzyıldan Günümüze

Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Yavuz Sultan Selim döneminde vezirlik yapmış olan Çoban Mustafa Paşa tarafından 1523 yılında inşa ettirilmiştir. Mimarisiyle dikkat çeken külliye, Mimar Sinan etkisi taşıyan yapısıyla klasik Osmanlı mimarisinin zarif örneklerinden biridir.

Külliye; cami, medrese, kütüphane, imaret, hamam ve türbeden oluşan çok yönlü yapısıyla o dönemde hem sosyal hem dini hayatın merkezi olmuştur. Bugün hâlâ ibadet ve ziyaret için açık olan cami, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Gebze’de Görülmesi Gereken Yerlerin Başında

Gebze’ye gelen herkesin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri olan Çoban Mustafa Paşa Camii, yalnızca bir ibadethane değil; geçmişin, sanatın ve maneviyatın iç içe geçtiği bir yaşam alanı. Özellikle tarih meraklıları ve mimari tutkunları için eşsiz bir keşif noktası.

Kocaeli’nin tarihi değerleri arasında ilk sıralarda yer alan bu külliye, aynı zamanda çevresindeki çarşı, meydan ve park alanlarıyla sosyal yaşamla bütünleşmiş durumda. Yıl boyunca birçok etkinlik, ramazan programı ve kültürel gezilere ev sahipliği yapıyor.

Ziyaret İçin İdeal Bir Rota

İstanbul’a yakınlığı ile bilinen Gebze’de, günübirlik kültürel bir rota arayanlar için Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, hem ulaşım kolaylığı hem de tarihi atmosferi ile ön plana çıkıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Gebze Belediyesi tarafından koruma altına alınan yapı, çeşitli restorasyon çalışmalarıyla günümüzde de canlılığını koruyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Gebze’nin Kalbindeki Tarih: Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 03 Jul 2025 23:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzenin-kalbindeki-tarih-coban-mustafa-pasa-camii-ve-kulliyesi-025821-20250704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzenin-kalbindeki-tarih-coban-mustafa-pasa-camii-ve-kulliyesi-025821-20250704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/gebzenin-kalbindeki-tarih-coban-mustafa-pasa-camii-ve-kulliyesi-025821-20250704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Oruç dönemini bilinçli geçirmek önemli... İşte oruç tutmanın 8 faydası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-oruc-donemini-bilincli-gecirmek-onemli-iste-oruc-tutmanin-8-faydasi-31143.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-oruc-donemini-bilincli-gecirmek-onemli-iste-oruc-tutmanin-8-faydasi-31143.html</link>
                    <description><![CDATA[ Ramazan ayında tutulan oruç, vücuttaki pek çok hayati sistemde önemli değişikler meydana getirebiliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir ay boyunca ortalama olarak 13 saat boyunca hiçbir gıda ya da sıvının tüketilememesinin sindirim sistemine bazı etkileri olabileceğini vurgulayan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, oruç dönemini bilinçli geçirmek büyük önem taşıdığını söyledi.

İSTANBUL (İGFA) -&nbsp;Ramazan ayında tutulan oruç, vücuttaki pek çok hayati sistemde önemli değişikler meydana getirebiliyor.&nbsp;

Mide ve bağırsaklar başta olmak üzere karaciğer ve pankreasın da bu sürede rahat edeceğini vurgulayan&nbsp;Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, “Bu artıların yanı sıra, günlük sıvı ihtiyacının karşılanamamasıyla dehidratasyon gibi bazı risklerden de bahsetmek gerekir. Aynı zamanda reflü, gastrit ve ülser gibi mide hastalarında açlık ile mide problemleri artış gösterebilir veya kronik hastalıkları olan kişiler ise almaları gereken ilaçları alamayacakları için şikayetleri şiddetlenebilir” dedi.

REFLÜ HASTALARI ORUÇ KARARINI DOKTORA DANIŞMALI

Oruç tutarken genel sağlığın riske atılmaması ve özellikle bazı hasta gruplarının çok dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, “Örneğin hamilelik sürecindeki anne adaylarının yetersiz beslenmesi bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle oruç tutacak gebelerin iftar ve sahur sofraları hem dengeli hem de zengin olmalıdır. Susuzluk nedeniyle ağır böbrek hastalarına da oruç tutmaları önerilmezken, hafif vakalara iftar ve sahurda bol su içmesi şartıyla izin verilebilir” dedi.

Gastrit, ülser, reflü ve kronik hastalıkları olan kişilerin doktor görüşü almadan kesinlikle oruç tutmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Zülfikar Polat, uzun süre aç kalmak, mide asidini artırarak ülser ve kanama gibi sorunlara neden olabileceğini, bu nedenle reflü hastalarının da bu dönemde yediklerine çok dikkat etmesi gerektiğinisöyledi.&nbsp;&nbsp;Yapılan hatalardan birinin de sahurda tok tutması için yenilen ağır hamur işlerinden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Polat, “Reflü için en sakıncalı durum yemek yedikten sonra hemen yatmaktır. Çünkü yemek yedikten sonra yatma pozisyonuna geçilirse mide asidi yemek borusundan yukarıya doğru kaçabilir bu da çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Kronik kabızlık çeken hastaların da çok dikkatli olması gerektiğini dile getiren Polat, “Bu hastalar yeterli su tüketimine ve lifli gıdalardan zengin yiyecekler seçmeye özen göstermeli. Ramazan ayını rahat atlatmak için iftarda zeytinyağlı bir sebze yemeği, sahurda ise bir kâse yoğurt içinde; kepek, yulaf, keten tohumu ve kayısı ya da erik kurusu tercih edebilirler” diye konuştu.&nbsp;

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, oruç tutmanın 8 faydasını ise şöyle sıraladı:

Oruç tutmak; vücudu, yağları enerji kaynağı olarak kullanmaya zorlar bu da yağ yakımını hızlandırır. Kan şekerini dengeleyerek insülini düşüren oruç aynı zamanda, kandaki yağ değerlerini de olması gereken seviyeye çeker. İnsülinin düşmesi sonucu kolesterol da kontrol altına alınır. Oruç, insülin seviyesini düşürerek büyüme hormonlarının salgılanmasını da artırır. Tüm bu faydaların yanında kilo kontrolüne de yardımcı olarak kalbi güçlendirir ve kalp hastalıkları riskini azaltabilir. Oruç tutarken yemek yemeğe ayrılan süre kısıtlandığı için toplam kalori miktarı azalır ve kilo kaybı oluşur. Oruç, vücuttaki enflamasyonu azaltıcı özelliğe sahiptir. Oruç, vücudu dinlendirir ve hücrelerin yenilenmesini destekler bu da bağışıklık sistemini güçlendirir.&nbsp; Oruç tutmak manevi huzura katkı sağlayacağı için psikolojik olarak rahatlamayı destekler, stresi azaltır. Açlık ve susuzluğa dayanmak kişisel iradeyi güçlendirerek daha sabırlı biri olmaya katkı sağlar.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Oruç dönemini bilinçli geçirmek önemli... İşte oruç tutmanın 8 faydası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 17 Mar 2025 08:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032025132609_d863c80b2e74c1a8a300e4a869e47104.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032025132609_d863c80b2e74c1a8a300e4a869e47104.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032025132609_d863c80b2e74c1a8a300e4a869e47104.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ WHATSAPP İLE RANDEVU ALMA  VE ÖDEME ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-kocaeli-universitesi-hastanesi-whatsapp-ile-randevu-alma-ve-odeme-30719.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-kocaeli-universitesi-hastanesi-whatsapp-ile-randevu-alma-ve-odeme-30719.html</link>
                    <description><![CDATA[KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDEN YENİLİKÇİ HİZMET: WHATSAPP İLE RANDEVU VE ÖDEME KOLAYLIĞI]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi, hasta memnuniyetini artırmak ve hizmet süreçlerini hızlandırmak amacıyla WhatsApp uygulaması üzerinden randevu alma, sorgulama, iptal ve online ödeme işlemlerini devreye soktu. Yeni sistem sayesinde hastalar, poliklinik ve öğretim üyesi muayene randevularını hızlı bir şekilde gerçekleştirebilecek.

WhatsApp Randevu Hattı Aktif
Hastane tarafından hizmete sunulan 0 262 303 75 00 numaralı WhatsApp hattı üzerinden;

Poliklinik muayene randevusu,

Öğretim üyesi muayene randevusu,

Randevu görüntüleme ve iptal,

Öğretim üyesi muayene ücreti ödeme,

Teşekkür, öneri ve şikayet bildirimleri yapılabiliyor.


Ayrıca, hastaların randevu tarihlerini unutmamaları için telesekreter sistemi de devreye alındı. Muayene randevusundan bir gün önce hastalar, telesekreter aracılığıyla aranarak randevu teyit ve iptal işlemleri gerçekleştiriliyor.

QR Kod ile Daha Kolay Erişim
Hastane, kullanıcıların işlemlerini daha da kolaylaştırmak için QR kod desteği de sunuyor. Telefon kameraları ile QR kodu okutarak WhatsApp uygulaması üzerinden randevu ve ödeme işlemleri yapılabiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ WHATSAPP İLE RANDEVU ALMA  VE ÖDEME  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 16 Dec 2024 10:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/kocaeli-universitesi-hastanesi-whatsapp-ile-randevu-alma-ve-odeme-134642-20241216.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/kocaeli-universitesi-hastanesi-whatsapp-ile-randevu-alma-ve-odeme-134642-20241216.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/kocaeli-universitesi-hastanesi-whatsapp-ile-randevu-alma-ve-odeme-134642-20241216.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AK Parti'de hareketli saatler! İstanbul ve Bursa adayları belli oldu!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-ak-partide-hareketli-saatler-istanbul-ve-bursa-adaylari-belli-oldu-30361.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-ak-partide-hareketli-saatler-istanbul-ve-bursa-adaylari-belli-oldu-30361.html</link>
                    <description><![CDATA[AK Parti kulislerinde hareketli saatler yaşanıyor. AK Parti teşkilatlarından alınan bilgilere göre AK Parti'nin İstanbul ve Bursa adayları belli oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) -&nbsp;Türkiye uzun süredir yerel seçim gündemi ile meşgul oluyor. Hangi şehirden kimin aday gösterileceği ise merak konusu.&nbsp;Yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenecek toplantıda AK Parti'nin bazı adaylarını kamuoyuna duyuracak.

BURSA'DA AKTAŞ İLE DEVAM

AK Parti teşkilatlarından edinilen bilgiye göre, AK Parti Genel Merkezi'nden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için aranan isim mevcut Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş oldu. Parti kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yarın düzenlenecek toplantıda Bursa için Alinur Aktaş'ın adaylığını ilan edeceğini kaydetti.

İSTANBUL'A YENİ NEFES

Ankara kulislerinde uzun zamandır AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için birçok isim konuşuluyordu. Bu isimlerden en çok öne çıkanlar ise İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve önceki dönem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum olarak göze çarpıyordu.
AK Parti teşkilatlarından edinilen bilgiye göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yarın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için açıklayacağı isim de halihazırda AK Parti İstanbul Milletvekili olarak görev yapan Murat Kurum oldu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[AK Parti'de hareketli saatler! İstanbul ve Bursa adayları belli oldu! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 06 Jan 2024 18:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/07012024130843_6d7c4263f16dcfdd32ba20a290e1cf76.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/07012024130843_6d7c4263f16dcfdd32ba20a290e1cf76.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/07012024130843_6d7c4263f16dcfdd32ba20a290e1cf76.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Antibiyotikte Türkiye dünyada 3’üncü sırada]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-antibiyotikte-turkiye-dunyada-3uncu-sirada-30188.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-antibiyotikte-turkiye-dunyada-3uncu-sirada-30188.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye, antibiyotiklerin basit hastalıklara karşı etkisiz kaldığı ülkeler arasında dünyada ilk 3’te yer alıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Şehmus EDİS (MARDİN İGFA)
Antibiyotiklerin yanlış ve aşırı kullanımı ile‘antibiyotik direnci’ ülkemizde ciddi bir sağlık sorununu beraberinde getirdi. Türkiye’deki bakterilerin yüzde 54’ü antibiyotiklere karşı direnç geliştirmiş durumda.&nbsp; Konu ile ilgili basın açıklaması yapan Mardin-Şırnak Eczacı Odası, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye, antibiyotiklerin basit hastalıklara karşı etkisiz kaldığı ülkeler arasında dünyada ilk 3’te yer aldığına dikkat çekti.&nbsp;

Açıklamalarında yanlış ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı, bazı bakterilerin antibiyotik tedavisine direnç geliştirmesine yol açtığını vurgu yapan Mardin-Şırnak Eczacı Odası yetkililer,” Antibiyotiklere karşı direnç kazanan bakteriler hem daha kolay yayılır hem de dirence yol açan genetik yapılarını diğer bakterilere de geçirirler. Bu durum, hastalıkların tedavi süreçlerinin uzamasına, yeni ilaçların kullanılmak zorunda kalmasına neden olur. Antibiyotik direncinden hem bakteriyel enfeksiyonların etkilediği hastalar hem de cerrahi işlem gören, organ nakli yapan, kemoterapi gören, yoğun bakımda yatan, prematüre doğan bebekler gibi çok geniş bir kesim etkilenir. &nbsp;Özetle antibiyotiklerin doğru kullanımı, tüm sağlık bileşenlerinin ve vatandaşlarımızın iş birliği ile üzerinde durmamız gereken çok önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade ettiler.&nbsp;

Tüm ilaçlarda temel ilke olan akılcı ilaç kullanımı, antibiyotikler söz konusu olduğunda daha da önemli hale geldiğini kaydeden yetkililer,” &nbsp;Akılcı ilaç kullanımının temel ilkesi; ilacın bir uzman tarafından verilmesi (doktor) ve bir uzmanın bilgi ve danışmanlığında (eczacı) kullanımıdır. En yakın sağlık danışmanınız olan eczacınız, başta antibiyotikler olmak üzere her türlü ilacınızı doğru kullanmanız konusunda sizi doğru biçimde yönlendirecek kişidir. İlacın tek gerçek uzmanıdır.”&nbsp;

Doğru Antibiyotik Kullanımı için Önerilerimiz

Doktor reçete etmedikçe ve eczacıya da danışmadıkça asla antibiyotik kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Mardin-Şırnak Eczacı Odası yetkilileri açıklamalarında şu ifadelere yer verdiler,” Antibiyotiği eczacınızın önerdiği şekilde, zamanda ve dozda kullanınız. Kendinizi iyi hissetseniz dahi antibiyotik tedavisini hekiminizin belirttiği süreden önce sonlandırmayınız. Aksi halde antibiyotik direnci gelişebilir. Grip, nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin işe yaramadığını unutmayınız. Kendi başımıza kullandığımız antibiyotiğin hiçbir etkisi olmayacağı gibi, her antibiyotik her hastalıkta kullanılmaz. Komşuya iyi gelen ilacın size iyi gelmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Başkasının antibiyotiğini kullanmayınız. Daha önceki bir hastalığınızda size iyi gelen antibiyotiği, tekrar benzer bir hastalık geçirseniz bile hekime danışmadan kullanmayınız. İlaçlarınızı hangi koşullarda saklayacağınız hakkında eczacınıza danışınız.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Antibiyotikte Türkiye dünyada 3’üncü sırada - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 09 Dec 2023 12:24:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/09122023210629_6bb938973adab8b76983768a6ec4eec5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/09122023210629_6bb938973adab8b76983768a6ec4eec5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/09122023210629_6bb938973adab8b76983768a6ec4eec5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Geniz eti çocukta uykudayken nefes durmasına yol açabilir!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-geniz-eti-cocukta-uykudayken-nefes-durmasina-yol-acabilir-30118.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-geniz-eti-cocukta-uykudayken-nefes-durmasina-yol-acabilir-30118.html</link>
                    <description><![CDATA[Nefes alma zorluğuna neden olan geniz eti problemi, özellikle çocuklarda gelişme geriliğinden konsantrasyon bozukluğuna kadar önemli sorunlara yol açabiliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Nefes alma zorluğuna neden olan geniz eti problemi, özellikle çocuklarda gelişme geriliğinden konsantrasyon bozukluğuna kadar önemli sorunlara yol açabiliyor. Üzüm salkımına benzetilen geniz eti dokusu, bağışıklık sisteminin bir parçası olarak tanımlanıyor.

İSTANBUL (İGFA) - Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ömer Çelikal, geniz eti ile ilgili bilmeniz gerekenler konusunda&nbsp; açıklamalarda bulundu.

&nbsp;

Geniz eti yani adenoid, burun boşluğunun arkasında, geniz bölgesinde bulunan bağışıklık sisteminin önemli elemanlarından biri olarak bilinen lenfositlerin görev aldığı özel bir doku olduğunun altını çizen Çelikal, "Üzüm salkımına benzeyen doku immün yani bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ve geniz etinin varlığı anormal bir durum olmamaktadır. Geniz eti, çeşitli koşullarda büyüme gösterebilmektedir. Geniz etindeki büyümeler hastanın yaşam konforunu bozmakta ve çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir. Geniz bölgesindeki tıkanmaların nedenleri araştırılmalıdır. Geniz eti büyümelerinde hastanın uzmana danışıp altta yatan durum belirlenerek tedavi uygulanması gerekmektedir" dedi.

&nbsp;

&nbsp;

Çocukluk döneminde herkeste bulunan ve bağışıklık sisteminin bir parçası olan geniz eti yani adenoid, çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında mikroorganizmalara bağışıklık yanıtı olarak veya alerjik rinitlere bağlı olarak büyüme gösterebilmekte olduğunu ifade eden Çelikal, "Geniz eti büyümesi bir takım sıkıntılara yol açabilmektedir" dedi.

"Geniz etinin aşırı büyümesi, burundan gelen hava yolunu tıkayarak nefes borusuna ulaşımı zorlaştırmaktadır" diyen Op. Dr. Ömer Çelikal, "Bu nedenle çocuklar ağızları açık uyumaktadır. Yemek yerken zorlanma yaşanması da bu nedenle olabilmektedir. Geniz eti büyümesi çocukların yaşam kalitesini düşürebilmektedir. Ayrıca geniz etinin büyümesi soluk almayı zorlaştırdığı için çocuklarda ciddi huzursuzluğa yol açabilmektedir. Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, öğrenme sürecinde zorlanma gibi sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Bazı çocuklarda uyku sırasında solunum durması olarak bilinen uyku apnesi de görülebilmektedir. Geniz etinin aşırı büyümesine bağlı olarak gelişen sıkıntılardan biri de iştahsızlık olarak bilinmektedir. Büyüme hormonu salgısı büyük oranda uyku esnasında gerçekleşmektedir" diye konuştu.

Ağzı açık uyuma horlama uykuda nefes durması(apne) şikayetleri yaşayan hastalarda geniz etinden şüphelenmek gerektiğini belirten Op. Dr. Çelikal, "Tanısını 2 yöntemle koyulabilmektedir. Fiberoptik kameralarla burun deliklerinden girilip geniz bölgesine bakılarak ya da kafa yan grafisi çekilerek geniz eti büyüklüğü tanısı konabilir. Tanının ardından tedavi yöntemlerine başlanmaktadır. Ağzı açık uyuma veya horlama sorunu olan çocuklarda yapılan muayene sonucu, geniz eti büyüklüğü saptanırsa, ilaçla tedavinin yetersiz geldiği noktada genel anestezi altında ameliyat önerilmektedir" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Geniz eti çocukta uykudayken nefes durmasına yol açabilir! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Nov 2023 10:56:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27112023234235_452852826fd6ee9963261a596d459899.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27112023234235_452852826fd6ee9963261a596d459899.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27112023234235_452852826fd6ee9963261a596d459899.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[COVID'in yeni varyantına karşı 'pandemi' paniği!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-covidin-yeni-varyantina-karsi-pandemi-panigi-29973.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-covidin-yeni-varyantina-karsi-pandemi-panigi-29973.html</link>
                    <description><![CDATA[Ağır pandemi şartlarını beraberinde getiren COVID-19, yeni varyantı ile son dönemde en çok konuşulan konuların başında yer alıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ağır pandemi şartlarını beraberinde getiren COVID-19, yeni varyantı ile son dönemde en çok konuşulan konuların başında yer alıyor. Yeni varyantın yıkıcılığı ve yan etkileri hakkında konuşan Prof. Dr. Alpay Azap, “Ülkemize yeni aşı gelmeyebilir” dedi.

Zübeyde ÖZLÜ - Herkes Duysun / BURSA (İGFA) - Ortaya çıkan yeni varyantın bulaşıcılık etkisinin fazla olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alpay Azap, Herkes Duysun'a özel açıklamalarda bulundu.

"Varyantın daha bulaşıcı olmasa yeni varyant olmazdı ve hakim hale gelemezdi" diyen Azap, "Çıkan birçok varyant oluyor çünkü virüste çok sayıda mutasyon gerçekleşiyor ama bunlar içerisinde bir öncekinden daha bulaşıcı olabilen daha avantajlı olan hakim hale geçebiliyor. O yüzden ‘yıkıcı’ dememek gerekir. Hakim hale geçtiğine göre bir bulaşma avantajı var diye düşünmek gerekiyor ama öncekine göre daha ağır hastalık yapmıyor. DSÖ'nün açıkladığı rakamlara baktığımız zaman olgu sayılarında ve hastane yatışlarında da artış olduğunu görüyoruz ancak beklenenden farklı bir ağır seyir ya da beklenenden daha fazla yoğun bakım yatışı veya ölümlere yol açması söz konusu değil" dedi.

KARANTİNA DÖNEMİ GERİ GELİR Mİ?

Varyantın bulaşıcılık durumunun hızlı olmasının yeni bir kapanma gerektirmeyeceğini söyleyen Azap, “Yeni bir karantinanın gerçekleşmesi için neden göremiyorum çünkü artık elimizde aşılar da var. Her ne kadar yeni varyantların aşılarını Türkiye'de yaptıramayacak da olsak, daha önceden geçirilmiş enfeksiyonun bir koruyuculuğu var. Önceki aşıların bir koruyuculuğu var. Yeni virüs kendisini henüz ağır seyir olarak göstermedi, daha tehlikeli bir hal almadığı sürece kapanma gerektirecek bir durum söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.

Asıl yapılması gerekenin risk grubundaki insanları korumak olduğuna değinen Azap, "Bireysel önlemler almak gerekiyor. Tıpkı grip hastalığı gibi belli dönemlerde olgu sayılarındaki artışlarla karşılaşacağız ve o dönemlerde risk gruplarında ağır seyirler göreceğiz. O yüzden risk gruplarını korumak önemli olacak. Özellikle 65 ve 80 yaşlarının üstünde olan ve bağışıklığı baskılanmış kişiler hastalandıkları zaman ağır seyretme riski olduğundan, bu kişilerin kendilerini korumaları gerekir.” dedi.

“YENİ BİR AŞI ÇALIŞMASI OLACAK”

Şimdiye kadar kullanılan Covid aşılarının yeni varyant üzerindeki etkisinin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Azap, “Bu sene dolaşması beklenen Omicron alt varyantına karşı protein ve RNA aşıları geliştirildi. Eylül ayı ortalarından itibaren Amerika Birleşik Devletleri ve Kuzey Avrupa ülkelerinde kullanıma girmesi bekleniyor. Yeni varyantın, XBB’den biraz daha farklı olmasıyla beraber XBB’ye karşı aşılanmanın, bu varyanta karşı da koruma sağlayacağı düşünülüyor.” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE YENİ AŞI GELMEYEBİLİR”

Covid’in sık sık ortaya çıkan varyantlarına karşı her ne kadar yeni aşı çalışmaları yapılsa da bu aşıların ülkemize gelmeme olasılığı olduğuna dikkat çeken Azap, “Ülkemize yeni aşı gelmemesi durumunda ilk varyant için hazırlanmış aşı bizi daha az koruyacak. Eğer kişi risk grubunda ve son aşısı 6 ayı geçmişse aşı olabilir ama genç ve erişkinlerin, daha önce COVİD aşılarını tamamlamış veya COVİD hastalığı geçirmiş kişilerin, yeni varyant aşıları gelene kadar beklemeleri daha doğru olur. Ayrıca bağışıklığı baskılanmış kişilerin son aşıları 6 ayı geçtiyse, eski varyantla da olsa aşı olmalarında fayda var.” dedi.

Semptonların, Covid’le her ne kadar benzer olsa da bazı farklılıklar gösterebileceğini de söyleyen Prof. Dr. Alpay Azap, “Çok benzer belirtilere sebep oluyor, her bir varyantın bir semptomu diğerinden bir tık önde oluyor ama belirtilere bakarak hangi varyant olduğunu söyleyemeyiz. Buna mukabil, EG5 varyantında koku almada bozukluklar olduğu söyleniyor. Koku bozukluğu, bireyin EG5 varyantı taşıdığı&nbsp; anlamına gelmiyor olsa da birey, XBB veya BA.2.86 ile de enfekte olmuş olabilir. Yeni varyantın en belirgin özellikleri ise göz kızarıklığı, gözlerde akma ve koku almadaki zorlukların bir miktar fazla olması…” ifadelerini kullandı.

COVİD AŞILARININ YAN ETKİLERİ VAR MI?

Her aşının az da olsa yan etkisi olduğunun altını çizen Azap, “COVID-19 ve grip aşıları hakkında anlatılanlar doğru değil, elbette aşıların yan etkileri var ama bunlar lokal ve geçici yan etkiler.” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[COVID'in yeni varyantına karşı 'pandemi' paniği! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 14 Sep 2023 11:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14092023225310_89f44aeaf69ba673abb5dc9277101ae6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14092023225310_89f44aeaf69ba673abb5dc9277101ae6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14092023225310_89f44aeaf69ba673abb5dc9277101ae6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kızamık hastalığı yeni salgın mı?  Kızamık hastalığı hakkında]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-kizamik-hastaligi-yeni-salgin-mi-kizamik-hastaligi-hakkinda-29750.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-kizamik-hastaligi-yeni-salgin-mi-kizamik-hastaligi-hakkinda-29750.html</link>
                    <description><![CDATA[Son dönemlerde kızamık vakalarının hızla artmasının ardından ortaya çıkan spekülatif haberlere karşı Prof. Dr. Serhat Fındık, kızamık hastalığı hakkında bilinmeyenleri anlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Zübeyde ÖZLÜ - Herkes Duysun / BURSA (İGFA) - Son dönemde gündemi işgal eden Kızamık hastalığının hızla yayılması ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhat Fındık, “Kızamık, çocukluk çağı hastalıklarından bir tanesidir. Ancak yıllardır salgını görülmüyor. Bunun en önemli tedbirlerinden biri hijyenik koşulların dünyada yer edinmesi, aşıların düzenli olarak uygulanması, hayat kalitesinin artmasıdır. Son zamanlarda ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kızamığa bağlı ölümler son derece nadir görülmektedir.” ifadelerini kullandı.

&nbsp;

Bir süredir kızamık hastalığı sebebiyle gündeme gelen ölüm haberlerinin doğru olmadığını vurgulayan Fındık, “Kızamık salgını olarak dile getirilen hadisenin aslında Kızamık salgını olmadığını net olarak biliyoruz. Bu tamamen çocukların farklı hastalıklardan vefat etmesidir. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da bu konuda açıklama yapmıştı. Yani ülkemizde bazı doktorların iddia ettiği gibi Kızamık salgını diye bir durum söz konusu değildir. Herhangi bir korkuya gerek yoktur.” dedi.

“DERİ DÖKÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMADAN 24-48 SAAT ÖNCE BULAŞICILIK BAŞLAR”

Kızamık hastalığının bulaşıcılık evreleri hakkında da bilgi veren Fındık, “İnkübasyon denilen bir kuluçka dönemi vardır. Daha sonra derideki döküntüler ortaya çıkmadan 24- 48 saat önce bulaşıcılık başlar. Yaklaşık 3 ila 4 gün devam eder ama az önce de ifade ettiğim gibi Kızamığa karşı hem bağışıklık durumu yüksektir hem de aşıların da etkisi devam ederken bulaşsa bile bu virüs herhangi şekilde ciddi hadiseye yol açmadan bağışıklık sistemi tarafından kolaylıkla yok edilebilir.” şeklinde konuştu.

&nbsp;

Kızamık hastalığının tedavi yöntemlerine de değinen Fındık, kızamığın kendine özgü bir ilaç tedavisi olmadığına vurgu yaparak, "Virüs hastalıklarının büyük çoğunluğunda da böyledir zaten. Kızamıktan korunmak için beslenmeye dikkat edilecek, hem et hem sebze ve daha çok ev yemekleri ağırlıklı beslenilmeli, yeterince su tüketilmeli. C ve D vitaminleri burada oldukça önemli. En önemlisi ise erken dönemde anne sütünün inanılmaz etkisi... Çocuklara en az 9 ay anne sütü verilmesi çok önemli. Çünkü ilerideki bağışıklık sisteminin yapı taşını burası oluşturuyor. Bunlara dikkat edildiği zaman Kızamık, korkulması gereken bir hastalık değildir" diye konuştu.

“KIZAMIK AŞISI UYGULANMALI MI?”

Kızamık aşısının neredeyse hastalık bittikten sonra uygulanmaya başladığını belirten Prof. Dr. Serhat Fındık,&nbsp; kızamık hastalığının ölümcül evresi hakkında da, "Kızamık boğazdan başlar. Bununla birlikte deride döküntülerin başlaması ile ölümcül evreye geçiş sürecine girer. Burada önemli nokta akciğerlerdir. Bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda, akciğerlere tutunup da zatürreye yol açarsa ve üzerine bakteri de eklenirse işte o zaman tedavisi daha da güçleşir" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Kızamık hastalığı yeni salgın mı?  Kızamık hastalığı hakkında - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 23 Jun 2023 15:27:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/24062023114435_129c8cb0b2b5ade7c50e027569bfd6f4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/24062023114435_129c8cb0b2b5ade7c50e027569bfd6f4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/24062023114435_129c8cb0b2b5ade7c50e027569bfd6f4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[O hastalık ölüm nedenlerinde ilk sırada]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-o-hastalik-olum-nedenlerinde-ilk-sirada-29740.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-o-hastalik-olum-nedenlerinde-ilk-sirada-29740.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre bir yılda ölenlerin sayısı 2021’de 566 binken, geçen yıl 504 bine geriledi. Ölüm nedenleri arasında dolaşım sistemi kaynaklı hastalıklar ilk sırada yer aldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu 2022 yılının ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini yayımladı.

Yıllık ölümler pandemiyle birlikte artmış, 2019’da 436 binken 2020’de 509 bine yükselmişti.

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, 2022 yılında yüzde 35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

&nbsp;

2021’de ölüm nedenleri arasında dördüncü sırada yer alan COVID-19, 2022’de beşinci sıraya geriledi.

2021’de ölümlerin yüzde 11,5’i COVID-19’dan kaynaklanırken bu geçen yıl yüzde 4’e düştü.

Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, 2022 yılında binde 11,7 ile Sinop oldu. Bu ili binde 11,2 ile Kastamonu, binde 10,3 ile Edirne, binde 10,2 ile Kırklareli izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,4 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 2,9 ile Van ve binde 3,0 ile Batman izledi.

BEBEK ÖLÜM HIZI BİNDE 9,2 OLDU

Bebek ölüm sayısı, 2021 yılında 10 bin 89 iken 2022 yılında 9 bin 522 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2021 yılında binde 9,3 iken 2022 yılında binde 9,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2022 yılında bin canlı doğum başına 9,2 bebek ölümü gerçekleşti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[O hastalık ölüm nedenlerinde ilk sırada - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 22 Jun 2023 09:21:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/22062023233141_0f8eb9a34f9970658ac8a6e999e8ef08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/22062023233141_0f8eb9a34f9970658ac8a6e999e8ef08.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/22062023233141_0f8eb9a34f9970658ac8a6e999e8ef08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dizlerde 'yeni nesil' tedavi!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-dizlerde-yeni-nesil-tedavi-29577.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-dizlerde-yeni-nesil-tedavi-29577.html</link>
                    <description><![CDATA[Vücudumuzun yükünü en fazla dizlerimiz taşıyor. Hal böyle olunca özellikle de ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan kıkırdak aşınması nedeniyle merdiven ve yokuş inip çıkarken, oturup çömelirken, yürürken, ayakta dururken hatta gece uyurken bile ağrılar çekilmez olabiliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Halk arasında ‘eklem kireçlenmesi’ olarak bilinen hastalık, kişinin günlük yaşam kalitesini son derece olumsuz etkilerken, çeşitli tedavilere rağmen fayda sağlayamamış hastalar için son yıllarda teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde yüz güldüren yeni nesil tedavi yöntemleri uygulanıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet İşyar, “Fazla kiloları verme, yürümede yardımcı baston gibi cihazlar kullanma, ağrı kesici ilaçlar ve eklem içi enjeksiyonlar gibi tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış, ağrısı dayanılmaz hale gelmiş ve hareket yeteneği de iyice yitirilmiş hastalarda yapılan ‘diz protezi’ artık yeni bir teknoloji olan robotlar sayesinde yapılabiliyor. Aşınmış diz ekleminde kıkırdak yüzeylerinin değiştirilmesi sağlanarak kişinin günlük yaşam kalitesi artırılabiliyor” diyor. Prof. Dr. Mehmet İşyar, robotik diz protezi ameliyatında en çok merak edilen 3 soruyu cevaplandırdı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;

1.&nbsp; &nbsp;&nbsp;Robotik diz protezi ameliyatını robot mu yapıyor?

Robotik diz protezinde ameliyatı tek başına robot yapmıyor. Ameliyat, robotik protez konusunda sertifika almış, tecrübeli bir ortopedi cerrahı tarafından yapılıyor. Yani robotik diz protezi ameliyatında cerrahın tecrübesi büyük önem taşıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet İşyar “Robot olarak adlandırılan bilgisayar güdümündeki cihaz, hastanın tüm anatomik verileri daha önceden bilgisayara yüklendiği için ve ameliyat öncesi planlama yine bu bilgisayarla yapıldığı için cerraha son derece yardımcı bir cihazdır ve ortopedi cerrahı tarafından kullanılır” diyor.&nbsp;

2.&nbsp; &nbsp;&nbsp;Robotik diz protezi ameliyatı gençlerde yapılabiliyor mu?

Diz protezinin gençlerde uygulanmayıp ileri yaşta, yaygın ve geniş bir alanda dejenaratif (yıpranma) kıkırdak sorunları olan hastalarda düşünülebilecek bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet İşyar şöyle konuşuyor: “İleri yaşta olan, kıkırdakları tamamen aşınmış, ağrı ve yürüme zorluğu çok artmış hastalarda diz protezi çok etkili bir tedavi yöntemidir. Eklem yüzeyi tamamen kesilerek yerine titanyum yüzey kaplaması konulur. Son yıllarda uygulanmaya başlayan robotik diz ameliyatı ise diz protezini kolaylaştıran ve hata oranını azaltan yeni bir tekniktir. Bu yöntemde de kullanılan yani dize konulan implant aynıdır. Sadece ameliyat sırasında bilgisayar destekli robotik bir kol yardımcı olarak kullanılmaktadır.”&nbsp;

3.&nbsp; &nbsp;&nbsp;Robotik diz protezi ameliyatı ne tür faydalar sağlıyor?

Tecrübeli bir ortopedik cerrah ve bir gün öncesinden yapılan iyi bir planlama ile robotik diz protezinde cerrahi süre kısalırken, kanama miktarı ve kan ihtiyacı azalıyor. Prof. Dr. Mehmet İşyar “Hastanın ameliyat olacağı dizinin bilgisayarlı tomografisi ameliyattan bir gün önce çekilir ve robotun bilgisayarına yüklenir. Cerrah ve teknisyen tarafından ameliyat bir gün önce sanal olarak yapılır ve hangi tür kesiler kullanılacağı, bacaktaki açıların nasıl olacağı, hangi ölçülerde protez kullanılacağı ayarlanır. Böylelikle ertesi gün, gerçek ameliyat sırasında bu belirlenen veriler ışığında cerrah kesiler sırasında robotik kolu kullanır. Bu da bize hata payını hemen hemen sıfıra indirme avantajı sağlar. Yapılan araştırmalar; robotik diz protezi ameliyatında bacaktaki açıların mükemmele yakın, sıfır hatayla hesaplanıp ona göre kemik kesileri yapılması sayesinde ameliyat sonrası günlük yaşama dönüşün daha hızlı olduğunu göstermektedir” diyor.&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Dizlerde 'yeni nesil' tedavi! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 18 May 2023 09:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/18052023131427_7b06a61fb3713e136cabf0ab28a140d8.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/18052023131427_7b06a61fb3713e136cabf0ab28a140d8.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/18052023131427_7b06a61fb3713e136cabf0ab28a140d8.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Akdeniz Tipi Belenme Astımda Koruyor !]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-akdeniz-tipi-belenme-astimda-koruyor-29161.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-akdeniz-tipi-belenme-astimda-koruyor-29161.html</link>
                    <description><![CDATA[Son yıllarda çocukluk çağında astım, egzama ve besin alerjileri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı arttı. Bu artıştan çevresel etmenler, modern yaşam tarzı ve beslenmedeki değişiklikler sorumlu tutuluyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hazır ve işlenmiş besinlerin yüksek oranda tüketimine dayanan Batı tipi beslenme modelinin çocuklarda astım sıklığını artırdığını belirten&nbsp;Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca,&nbsp;buna karşın&nbsp;Akdeniz tipi beslenmenin astımdan koruduğunu vurguladı.&nbsp;

Bağırsaklarımızda bizimle dost olarak yaşayan, bağışıklık sistemimize omuz veren mikrobiyatamız, yaşamın ilk yıllarında anne sütüyle beslenme ile zenginleşerek gelişmeye başlar. &nbsp;Bağırsakları adeta bir kale duvarı gibi mikroplardan ve alerjenlerden koruyan mikrobiyatamız; besinlerin sindirimi, vitaminlerin sentezi, bağışıklık sisteminin düzenlenmesi, zararlı mikropların dışlanması, toksinlerin ve kanserojenlerin uzaklaştırılması gibi görevleri yerine getirir. Modern yaşam tarzında özellikle işlenmiş ve hazır gıdaların, bağırsak mikrobiyatasını olumsuz yönde etkileyerek çocuklarda alerjik hastalıkların artışına sebep olduğunu belirten&nbsp;Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Betül Karaatmaca&nbsp;bu durumu ortaya koyan bilimsel çalışmaları ve astımdan koruyan beslenme önerilerini paylaştı.&nbsp;&nbsp;

Bağırsak Mikrobiyatasının Çeşitliliğinin Azalması Alerjenlere Duyarlılığı Artırıyor

Bağırsak mikrobiyatamızı ve bağışıklığımızı destekleyen en önemli besinlerden biri lifli gıdalardır. Amerika’da yapılan bir çalışmada haftada 30 farklı çeşit bitkisel besin tüketenlerin en zengin bağırsak mikrobiyatasına sahip oldukları ortaya koyuldu. Bağırsak mikrobiyatasının içeriğinin değişmesi bağışıklık sistemini etkiliyor, zararlı mikrop ve alerjenlere duyarlılığın artışına neden olabiliyor.

Akdeniz Tipi Beslenme Astımdan Koruyor

Pediatric Allergy and Immunology&nbsp;dergisinde yakın zamanda yayınlanan bir makalede Batı tipi beslenme dediğimiz hazır besinlerin yüksek oranda tüketiminin çocuklarda astım sıklığını arttırdığı, aksine Akdeniz tipi beslenmenin ise koruyucu olduğu ortaya koyuldu. Ayrıca yaşamın ilk yıllarında tek tip beslenme yerine günlük diyette besin çeşitliliğin sağlanması durumunda 6 yaşında astım görülme sıklığının azaldığı belirtildi. Öyle ki günlük diyete eklenen her farklı besin için astım riskinde %26' lık bir azalma olduğu rapor edildi.&nbsp;

Meyve, Sebze, Balık ve Yoğurttan Zengin Bir Diyet Astım Riskini Azaltıyor

Avrupa’daki pek çok ülkeyi kapsayan çocukların hamilelikten itibaren uzun süreli takip edildiği başka bir çalışmada; meyve, sebze, balık ve yoğurt açısından zengin bir diyet tüketilmesinin yine 6 yaşında astım riskini azalttığı gözlendi. Özetle bu çalışmalar bize bağırsaklarımızdaki iyi mikropları yani mikrobiyatamızı doğal ve tek tip besinle değil çok sayıda besinle beslersek astım olma riskimizin azaldığını söylüyor.&nbsp;

Doğru Beslenme, Uzun Süreli İlaç Kullanma İhtiyacını Ortadan Kaldırıyor

Tüm bu bilgiler ışığında, hem kendimizi hem çocuklarımızı alerji ve romatizma gibi hastalıklardan korumak ve bağırsak mikrobiyatamızı güçlendirmek için işlenmiş gıdalardan uzak, çeşitli lifleri içeren Akdeniz tipi sağlıklı bir diyet uygulamamız uygun olacaktır. Beslenmemizi düzenleyerek hastalık riskimizi azaltabilir ve böylece uzun süreli ilaç kullanma ihtiyacımızı da ortadan kaldırabiliriz. "Tıbbın Babası" Hipokrat’ın da dediği gibi “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır”.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Akdeniz Tipi Belenme Astımda Koruyor ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 09:09:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31032023121249_421a5ac715665993a2c530679869c109.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31032023121249_421a5ac715665993a2c530679869c109.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/31032023121249_421a5ac715665993a2c530679869c109.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şu sıralar uyuz hastalığına dikkat]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-su-siralar-uyuz-hastaligina-dikkat-29096.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-su-siralar-uyuz-hastaligina-dikkat-29096.html</link>
                    <description><![CDATA[Tüm vücutta yaygın kaşıntıya yol açan uyuz hastalığı ağırlıklı olarak kış aylarında görülse de her mevsim ortaya çıkabiliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Uyuz hastalığının özellilke şu sıralar sık görüldüğünü ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Esen Salman, “Kadın- erkek ayrımı yapmadan her iki cinste, tüm yaş gruplarında, tüm etnik gruplarda, tüm sosyo-ekonomik düzeylerde görülebiliyor. Ciddi salgınlar yapabilmesi nedeniyle özellikle bakım evleri, yurtlar gibi toplu yaşanan yerlerde ve sosyal düzeyi düşük topluluklarda daha sık görülür. Hastalık tokalaşma gibi kısa temaslardan ziyade daha uzun süreli temaslarla bulaşıyor” açıklamasında bulundu.

Uyuz hastalığının insandan insana yakın temasla bulaştığını ifade eden Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Kübra Esen Salman, “Aile içinde birkaç bireyde birden olması tipiktir. Cinsel ilişki ile de bulaşabilir. Giyecek ve yatak takımlarından geçiş nadirdir. El sıkışma gibi kısa süreli temaslarla kolay kolay bulaşmaz. Ancak uzun süre el ele tutuşma, aynı yatakta yatmayla bulaş sıktır” şeklinde konuştu.

Uyuz hastalığının belirtileri tüm vücutta görülebilir

Parazit kişiye geçtikten sonra ortalama 3-6 hafta gibi bir süreden sonra şikâyet oluşturmaya başladığının altını çizen Deri Hastalıkları Uzmanı&nbsp;Dr. Kübra Esen Salman, “Özellikle geceleri artan, sıcak banyo ve duş ile şiddetlenen kaşıntı en önemli klinik bulgusudur. El-parmak araları, el bileğinin iç yüzü, koltuk altları, kulak arkaları, bel bölgesi, ayak bilekleri, ayaklar, kalçalar, kadınlarda meme uçları ve erkeklerde genital bölge kaşıntı ve lezyonların görülebileceği vücut bölgeleridir. En belirgin lezyonu parmaklar arasında dalgalı kirli bir çizgi halinde görülen, parazitin içinde yaşadığı, gri beyaz renkli tünel yapılarıdır. Bunun dışında deride küçük kabarıklıklar ve sertlikler, su toplamaları, kepekli, kabuklu lezyonlar yapabilir. Uzun süre döküntü olmaksızın sadece kaşıntı ile de seyredebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Bebeklerde ve vücut savunma direnci düşük kişilerde saçlı deri ve yüzü de içerecek şekilde tüm vücutta tutulum gözlenebilir. Erişkin hastada nadir olmasına karşılık, bebeklerde el içi, ayak tabanı ve yüz tutulumu gösterebiliyor” dedi.

Uyuz tedavisinde nemlendirici kullanmak önemli

Klasik uyuz tedavisinin genellikle krem, pomad ilaçlar ile yapıldığını dile getiren Deri Hastalıkları Uzmanı&nbsp;Dr. Kübra Esen Salman, “İlaçlar yüz ve saçlı deri hariç tüm vücuda uygulanmalıdır. Tırnak altları, genital bölge ve kıvrım yerlerine de sürülmelidir. Çocuk, lohusa ve gebelerde de kullanılabilen ilaçlar vardır. Bu konuyu hekime danışmak önemli. Genelde banyo yapıp kurulanmayı takiben bu ilaçları vücuda bir kez uygulamak, 10-12 saat vücutta beklettikten sonra yıkamak ve bu uygulamayı hastalığın şiddetine göre önerdiğimiz sıklıkta kullanmak genellikle yeterli olmakla birlikte son dönemlerde artan uyuz olgularından ve tedaviye rağmen gerilemeyen şikayetler ilaca karşı bir direnç olması durumunda farklı ilaç tedavilerine de geçilebilir. Aynı yaşam ortamını paylaşan tüm aile bireylerinin, o anda aktif şikayetleri olmasa bile aynı anda tedavi edilmesi gerekliliği unutulmamalıdır. Tedavi sonrası gelişebilecek deri kuruluğu da kaşıntıya sebep olabileceği için nemlendirici kullanılması da önerilir” şeklinde konuştu.

Tedavide çamaşırlar 60 derecede yıkanmalı

Yerel tedavi yöntemleri kullanıldığında ilacın tüm vücut bölgelerine uygulanmasına dikkat edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Kübra Esen Salman, “Tekstil ürünleri ve nevresimler yıkanmadan kullanılmamalı. Kullanılan çamaşır ve çarşafların 60 derecede yıkanması ve ütülenmesi gerekli. Yıkanamayacak eşyaların ağzı bağlı olan bir poşet içerisinde ortalama üç gün saklanması yeterli olacaktır. Başarılı bir tedavi sonrasında dahi hastalık bulgularının 2-6 hafta kadar devam edebileceği unutulmamalı” dedi.

Aynı yaşam ortamını paylaşan kişilerin eş zamanlı tedavi edilmelerinin çok önemli olduğunu dile getiren Dr. Kübra Esen Salman, “Bebeklerin parmaklarını emerek ilacı uzaklaştırmaları, erişkinlerin ise ilacı bekletmeleri gereken süre içerisinde ellerini yıkamaları tedavi başarısızlığına neden olabilir. Uyuz tedavisi alan kişiler ile aynı ortamda yaşayan kişiler, şikayetleri olmasa da mutlaka aynı tedaviyi almalı. Erken tanı konulması bulaştırıcılığı önlemesi açısından önem taşır. Özellikle sonbahar ve kış aylarında, geceleri artan kaşıntı olması durumunda mutlaka doktora başvurulmalı” açıklamasında bulundu.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Şu sıralar uyuz hastalığına dikkat - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 09:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28032023121457_0d5fda82d7cc803d9c55091f98ecd2a9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28032023121457_0d5fda82d7cc803d9c55091f98ecd2a9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28032023121457_0d5fda82d7cc803d9c55091f98ecd2a9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Zeytinyağının bilinmesi gereken 5 ana sağlık faydası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-zeytinyaginin-bilinmesi-gereken-5-ana-saglik-faydasi-29085.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-zeytinyaginin-bilinmesi-gereken-5-ana-saglik-faydasi-29085.html</link>
                    <description><![CDATA[Diyetisyen Muhammed Şahin, Akdeniz diyetinin önemli bileşini ve kalp sağlığı için faydalı olan zeytinyağı ile ilgili bilinmesi gereken 5 ana faydayı paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Diyetisyen Muhammed Şahin, Akdeniz diyetinin önemli bileşini ve kalp sağlığı için faydalı olan zeytinyağı ile ilgili bilinmesi gereken 5 ana faydayı paylaştı.

İSTANBUL (İGFA) - İşte mucizevi zeytinyağının 5 ana sağlık faydası...

Maddeleri diyetisyen Muhammed Şahin sıraladı:

&nbsp;

1. Kalp Sağlığını İyileştirebilir

Zeytinyağı, Akdeniz diyetinin önemli bir bileşenidir ve kalp sağlığı için faydalarını gösteren çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu, her ikisi de kalp hastalığı riskinin azalmasına katkıda bulunan kan basıncını düşürme ve kolesterol seviyelerini iyileştirme yeteneğini içerir. Bu çalışmaların geniş bir incelemesi, zeytinyağının hem inme hem de kalp hastalığı riskini azaltan tekli doymamış yağ kaynağı olduğunu gösterdi.

2. Enflamasyonu Azaltabilir

Enflamasyonun, Alzheimer ve tip-2 diyabet dahil olmak üzere en kronik sağlık sorunlarımızdan bazılarının ardındaki ana etmenlerden biri olduğu düşünülmektedir. Antioksidanların rolüne ve zeytinyağında bulunan oleik asit de dahil olmak üzere antienflamatuar etkilerine bakan araştırmalar, bunların enflamasyonu ve C-Reaktif Protein (CRP) olarak bilinen enflamasyon belirtecini azaltmada rol oynadığını keşfetti.

3. Ruh halini iyileştirebilir

Yüksek miktarda meyve, sebze, kepekli tahıllar ve yağlı balık içeren sağlıklı bir diyetin parçası olarak, zeytinyağının depresyon riskini azaltmada rol oynadığı bulunmuştur .

4. Beyin Fonksiyonunu İyileştirebilir

2015 yılında yapılan bir araştırma , yaşlı popülasyonlarda zeytinyağı veya fındıkla takviye edilmiş bir Akdeniz diyetinin gelişmiş bilişsel işlevle ilişkili olduğunu ve Alzheimer riskini azaltabileceğini buldu .

5. Kronik Hastalıklara Karşı Korur

Diğer erken araştırmalar, zeytinyağının ve yüksek polifenol içeriğinin, tip 2 diyabet ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu bir etkiye sahip olabileceğini öne sürdü. Bununla birlikte, kesin sonuçlara varılmadan önce daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Zeytinyağı herkes için güvenli midir?

Dünyanın en sağlıklı popülasyonlarının çoğu için bir temel gıda maddesi olan zeytinyağı, insanların çoğu için iyi bir seçim olarak görülüyor. Bununla birlikte, nadiren alerji raporları kaydedilmiştir, ancak bunlar tipik olarak meyvenin yağından ziyade zeytin ağacının poleninedir. Kalorisi yoğun olan zeytinyağının kullanımı, diyette kullanılan diğer yağların yerine seçilerek ılımlılaştırılmalıdır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Zeytinyağının bilinmesi gereken 5 ana sağlık faydası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 11:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27032023160939_eceb2bc87aea8c8aee083d03adb5bd3c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27032023160939_eceb2bc87aea8c8aee083d03adb5bd3c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/27032023160939_eceb2bc87aea8c8aee083d03adb5bd3c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÖFKELENEN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI ?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-ofkelenen-cocuga-nasil-yaklasilmali-29053.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-ofkelenen-cocuga-nasil-yaklasilmali-29053.html</link>
                    <description><![CDATA[Öfkelenen bir çocuğa en doğru yaklaşım nasıl olmalı? Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi konu hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Öfke, herhangi bir şeyin engel olunması ile ortaya çıkan istenmeyen bir duygudur. Çocuklarda öfke nöbetleri çoğunlukla 1 ve&nbsp;2 yaş aralığında sıklıkla kendini gösterir.Öfke nöbetinde sırasında çocuk; çığlık atma, bağırma, tekme atma,inatlaşma, vurma, kafasını vurma, kendini yere atma gibi davranışlar gösterir.Çocuk her ne kadar&nbsp;bağımsızlaşmayı&nbsp;arzu etsede anne ve babasına bağlıdır ve bu durumdayken fark etmesi öfke nöbeti yaşamasına sebep olur.

Öfkelenen bir çocuğa en doğru yaklaşım, çocukla birlikte öfkelenmemek yani sakinliğimizi koruyabilmektir. Şöyle düşünün karşınızda avazı çıktığı kadar bağırarak ağlayan bir çocuğunuz var ve siz de onunla birlikte öfkeleniyor ve ona bağırmaya başlıyorsunuz. Peki bu işe yarıyor mu? Hayır aksine çocuk kendisi anlamayan ve kendisine öfke ile karşılık veren kişiye karşı öfke biriktirmeye başlar ve bu biriken öfke zamanla öfke patlamalarına döner. Yapacağınız şey öfkesini yaşamasına izin&nbsp;vermenizdir, duygusuna değil davranışına sınır koymanızdır, peki nasıl? Mesela; "Oyuncaklarını toplamak istemiyorsun dimi ve bundan dolayı da öfkeleniyorsun hı hı ama dağıttın oyuncakları toplaman gerekiyor çünkü oyuncaklarını toplamadığında yeni bir oyuncak&nbsp;oynamamayı&nbsp;da seçmiş olursun” şeklinde hem duygu ve düşüncesini anlamış hem de seçimi ona bırakmış oluruz. Çocuğun yaşına ve gelişimine bakarak; pekiştireçler kullanabilir,&nbsp;alternatiflerler&nbsp;sunabilir ya da dikkatini farklı bir alana da çekerek duygularını regüle etmesinde çocuğa yardımcı olabiliriz. Bu yöntemlerle çocuğun anlaşılmamış, engellenmiş ya da reddedilmiş gibi olumsuz hislerin önüne geçerek öfke krizlerinin önüne geçebiliriz.

Bazı çocuklar daha sinirli,bu daha çok ne ile ilgili olabilir ?

&nbsp;

Bazı çocukların daha fazla sinirli olması, anne ya da babasının da sinirli olması ile ilgilidir. Ya da çocuk geniş bir ailede yaşıyorsa o evin diğer üyelerinden birileri sinirli ise çocuk da sinirli yapı geliştirir. Mesela öfke anında öfkesini kontrol edemeyip kapı çarpan ya da yere kumanda fırlatan birini gören çocuk, kendi de öfkelendiğinde benzer tepkileri gösterir ve şöyle bir düşünce geliştirir: “Demek ki öfkelendiğimizde kapıları çarpmalıyız ve elimizde ne varsa sağa sola fırlatmalıyız.” Bu çıkarım ile çocuk yetişkini rol model alır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[ÖFKELENEN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI ? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Mar 2023 12:41:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/ofkelenen-cocuga-nasil-yaklasilmali-154958-20230324.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/ofkelenen-cocuga-nasil-yaklasilmali-154958-20230324.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/ofkelenen-cocuga-nasil-yaklasilmali-154958-20230324.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şap hastalığına karşı Diyarbakır'da dezenfekte]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-sap-hastaligina-karsi-diyarbakirda-dezenfekte-29017.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-sap-hastaligina-karsi-diyarbakirda-dezenfekte-29017.html</link>
                    <description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, şap olarak bilinen SAT-2 serotipi hastalığına karşı, Canlı Hayvan Borsası’nda dezenfekte çalışması yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ DİYARBAKIR (İGFA) - Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı karar ile Canlı Hayvan Borsası’nı şap olarak bilinen SAT-2 serotipi hastalığına karşı geçici olarak kapattı.

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanlığı ekipleri, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla borsada bulunan gübreleri kaldırarak bertaraf etti. Borsa alanını dezenfekte su ile yıkayan ekipler, temizliğin ardından alanı ilaçladı.

Büyükşehir Belediyesi, hastalığın yayılmasını engellemek amacıyla yürütülen çalışmaları, belirlenen periyotlarla sürdürecek.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Şap hastalığına karşı Diyarbakır'da dezenfekte - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 19 Mar 2023 13:33:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/20032023091454_3f4c5614bc61917644435764580da20e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/20032023091454_3f4c5614bc61917644435764580da20e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/20032023091454_3f4c5614bc61917644435764580da20e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yağ dokusundan kök hücre tedavisi ile etkili çözüm]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-yag-dokusundan-kok-hucre-tedavisi-ile-etkili-cozum-28979.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-yag-dokusundan-kok-hucre-tedavisi-ile-etkili-cozum-28979.html</link>
                    <description><![CDATA[Gelişen teknolojiyle beraber güvenirliği artan yağ dokusundan kök hücre elde etme işlemini anlatan Nev Esentepe Ortopedi & Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, bu tedavi yönteminin diğer kök hücre tedavilerine göre daha kolay uygulanabilir ve daha az invaziv olduğunu vurguladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gelişen teknolojiyle beraber güvenirliği artan yağ dokusundan kök hücre elde etme işlemini anlatan Nev Esentepe Ortopedi &amp; Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, bu tedavi yönteminin diğer kök hücre tedavilerine göre daha kolay uygulanabilir ve daha az invaziv olduğunu vurguladı.

BURSA (İGFA) - Kök hücre tedavisinin birçok hastalıkta kullanılabildiğini ve özellikle ortopedi alanında yaygın olarak tedavide kullanıldığını söyleyen Nev Esentepe Ortopedi &amp; Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Bangin Bekir Candan, "Kök hücre tedavisi, genellikle uzman bir ekip tarafından gerçekleştirilir ve hasta için özel bir tedavi planı oluşturulur. Tedavi süreci, hastanın durumuna ve kullanılan kök hücrelerin tipine bağlı olarak değişebilir” dedi.

ORTOPEDİK HASTALIKLARDA KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Ortopedik hastalıklarda kök hücre tedavisine değinen Op. Dr. Bangin Bekir Candan, “Genellikle eklem ağrısı, kireçlenme, kıkırdak yaralanmaları ve tendon zedelenmeleri gibi sorunları tedavi etmek için kullanılır. Kök hücre tedavisi, hasarlı bölgedeki hücrelerin iyileşmesine yardımcı olur ve yenilenmesini sağlar. Bu, ağrının azaltılmasına ve hastanın işlevselliğinin geri kazanılmasına yardımcı olabilir” dedi.

&nbsp;

YAĞ DOKUDAN HAZIRLANAN KÖK HÜCRE TEDAVİSİ

Yağ dokusundan hazırlanan kök hücre tedavisi hakkında da bilgiler veren Dr. Bekir Candan, yağ dokusundan hazırlanan kök hücrelerin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasını amaçlayan bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi. "Bu yöntem, özellikle osteoartrit(diz eklemi kireçlenmesi, kalça eklem kireçlenmesi, ayakbileği eklemi kireçlenmesi)romatoid artrit, diyabet ve cilt hastalıkları gibi kronik hastalıkların tedavisinde kullanılır" diyen Dr. Candan, "Bu yöntemde, hastadan yağ dokusu örneği alınır ve örnekteki kök hücreler laboratuvar ortamında izole edilir. Daha sonra, bu kök hücrelerin sayısı artırılır ve hastanın ihtiyacına göre farklı birimlere ayrılır. Son olarak, bu kök hücreler doğrudan hastanın vücuduna enjekte edilir.Yağ dokusundan hazırlanan kök hücre tedavisi, diğer kök hücre tedavilerine göre daha kolay uygulanabilir ve daha az invazivdir. Bunun yanı sıra, yağ dokusundan elde edilen kök hücrelerin çoğunluğu öncül kök hücreleridir ve çeşitli dokuların onarımı ve rejenerasyonu için potansiyel olarak faydalıdır.Artık bu tarz yeni modern ve gelecek vadeden tedaviler ülkemizde de kolayca ve layıkıyla yapılabilmektedir” diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Yağ dokusundan kök hücre tedavisi ile etkili çözüm - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Mar 2023 11:33:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032023145035_564c787ae9be1ff3bed477d186e450e0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032023145035_564c787ae9be1ff3bed477d186e450e0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/17032023145035_564c787ae9be1ff3bed477d186e450e0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-kalp-hastaligi-riskini-azaltmak-mumkun-28944.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-kalp-hastaligi-riskini-azaltmak-mumkun-28944.html</link>
                    <description><![CDATA[Kalp ve damar hastalıkları erkeklerde 40’lı yaşlardan itibaren, kadınlarda ise daha çok menopoza girdikten yaklaşık 5-6 yıl sonra gelişiyor. Kalp hastalığı riskinin yaş ilerledikçe arttığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin temelini, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin tespiti ve risklere karşı önlem alınması oluşturuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kalp ve damar hastalıkları erkeklerde 40’lı yaşlardan itibaren, kadınlarda ise daha çok menopoza girdikten yaklaşık 5-6 yıl sonra gelişiyor. Kalp hastalığı riskinin yaş ilerledikçe arttığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin temelini, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin tespiti ve risklere karşı önlem alınması oluşturuyor. Günümüzde kullanılan çeşitli skorlama yöntemleriyle kalp ve damar hastalıkları riskini öğrenmek ve alınacak bazı önlemlerle bu riski düşürmek mümkün” açıklamasında bulundu.

Türkiye’de tüm yaş grupları için değerlendirildiğinde her iki ölümden birinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle gerçekleştiğini, üstelik bu erken ölümlerin yüzde 80’inin önlenebilir nitelikte olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kuşkusuz pek çok faktörün rolü var. Özellikle diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, tütün ürünleri kullanımı ve ileri yaş ana risk faktörleri arasında. Ayrıca erken yaşta kalp ve damar hastalık öyküsünün bulunması, fiziksel hareketsizlik, obeziteye yol açabilen sağlıksız beslenme gibi risk faktörleri de kalp-damar hastalıkları için önemli” dedi.

Aile bireylerindeki kalp-damar hastalıkları riski arttırıyor

ABD’de 20 yıldan uzun süredir takip edilen 49.255 erkek hastayla yapılan bir çalışmaya göre, aile risk faktörü olan ve olmayan hastalar karşılaştırıldığında, aile üyelerinde 50 yaş öncesi kalp ve damar hastalık öyküsü olan grupta, aile risk faktörü olmayan gruba kıyasla yüzde 50 oranında daha yüksek kalp ve damar hastalığı gelişme riskinin görüldüğünü dile getiren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Aile bireyleri ne kadar erken yaşta kalp krizi, stent veya bypass öyküsüne sahipse hastanın riski de buna paralel olarak artıyor” diye konuştu.

Ailesel yüksek kolesterolün genetik olduğunu, belirgin yüksek kolesterol seviyelerinin izlendiği ve kalp krizi riskinin yüksek olduğu bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Alagiç, “Bu sorunu yaşayan kadınların yüzde 30’u 60 yaşına kadar; erkeklerin ise yüzde 50’si 50 yaşına kadar kalp krizi geçiriyor. Bir diğer yandan ailesel hiperlipidemisi olan kişilerde erken tanı ve tedavi ile koroner arter hastalığını yüzde 80 oranla azaltmak mümkün. Bu nedenle ileride kalp krizi geçirme riskini azaltmak adına olası risk faktörleri için koruyucu önlemlerin alınması önemli. Alınacak koruyucu önlemler hastanın risk faktörlerine ve sahip olduğu riske bağlı olarak değişiyor. Bu, sadece yaşam tarzı değişikliği olabilirken bazen de buna ek olarak ilaç başlamayı içerebiliyor” şeklinde konuştu.

Riskin ölçülmesi korunmak için önemli

Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelenin temelini kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinin tespiti ve risklere karşı önlem alınmasının oluşturduğunun altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, “Fakat önlem ve tedaviden ne kadar yarar elde edileceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri erken tanı. Kalp ve damar hastalıklarının oluşmasına sebep olan risk faktörlerinin araştırılması ve etkisinin daha kolay anlaşılabilir hale gelmesi amacıyla çeşitli skorlama sistemleri mevcut. Örneğin bireylerin kalp ve damar hastalıkları risklerini belirlemek için kullanılan, 12 Avrupa ülkesinin çalışmalarından elde edilen verilerin incelenmesiyle oluşturulan risk skorlamasında, kişiye ait farklı parametrelere bakılarak 10 yıllık risk düzeyi belirlenebiliyor. Dolayısıyla 40-69 yaşları arasında olup görünürde sağlıklı kişilerde 10 yıllık ölümcül ve ölümcül olmayan kalp hastalıklarıyla karşılaşma riski ölçülebiliyor. Yükselmiş riske sahip olmak maalesef kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer sorunlara dair risklerin arttığını gösteriyor. Risk belirlemede ve tanıda kullanılan ana görüntüleme yöntemleri arasında koroner arter kalsiyum skoru, kontrastlı bilgisayarlı tomografi, koroner anjiyografi, karotis ultrasonu ve ekokardiyografi var. Amaç, önleyici müdahalelerden en fazla yararlanması gereken riski yüksek kişileri belirlemek. Özellikle belirtilerin olmadığı bireylerde riskin ölçülmesi, korunma açısından çok önemli” hatırlatmasında bulundu.

Kalp-damar riskini azaltmanın 9 yolu

Kalp ve damar hastalıkları riski yüksek çıkan hastalara öncelikle hayat tarzı değişikliğinin önerildiğini ve yüksek risk faktörlerin azaltılması için gerekirse ilaç tedavisi başlatılıp hastanın yakın takibe alındığını vurgulayan Dr. Nermina Alagiç kalp damar hastalıklarından korunmanın yollarını paylaştı:

•&nbsp;Tütün ürünleri kullanıyorsanız bırakın.&nbsp;

• Haftada 150-300 dakika orta şiddette (yürüme, yüzme, jogging vb.) veya 75- 150 dakika yüksek tempoda egzersiz yapın.

• Kilonuzu koruyun.

• Her gün en az 200 gram meyve ve sebze tüketin.

• Haftada 2 kez somon, uskumru, sardalya gibi omega-3 miktarı yüksek balık tüketin.

• Kırmızı et tüketiminizi haftada en fazla 350-500 gram ile sınırlandırın.&nbsp;

• Günde 30 gram çiğ kuruyemiş tüketin.&nbsp;

• Diyabetiniz varsa önerilere uyun ve şeker dengenize dikkat edin.

• Tansiyonunuzu korumak için günde 5 gramdan fazla tuz tüketmeyin.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[ Kalp hastalığı riskini azaltmak mümkün - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 15 Mar 2023 08:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/15032023132421_346705576d5ae75fe3257fb59957c891.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/15032023132421_346705576d5ae75fe3257fb59957c891.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/15032023132421_346705576d5ae75fe3257fb59957c891.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan 'Yaslı' mesaj]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-saglik-bakani-fahrettin-kocadan-yasli-mesaj-28928.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-saglik-bakani-fahrettin-kocadan-yasli-mesaj-28928.html</link>
                    <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 14 Mart Tıp Bayramı ile ilgili mesajında Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde 505 sağlık çalışanını andı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

ANKARA (İGFA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,"Tıp 'Bayramı' olmayan bir 14 Mart. Yaslıyız. Deprem bölgesinde yaşayan sağlık çalışanı arkadaşlarımızdan 505’i afette hayatını kaybetti. Toplam can kaybımız 48 binin üzerinde. Başımız sağ olsun. Allah benzer acılar yaşatmasın. Bu yılki 14 Mart, halkımızla yaraları sarma günü." ifadelerini kullandı.

https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1635521230559236096
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan 'Yaslı' mesaj - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 14 Mar 2023 07:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14032023141449_e404459fb467b33a244c9f7cf8a06804.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14032023141449_e404459fb467b33a244c9f7cf8a06804.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/14032023141449_e404459fb467b33a244c9f7cf8a06804.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Uzman Psikolog Serap Minaz Kıratik İle Psikolojik İlk Yardım]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-uzman-psikolog-serap-minaz-kiratik-ile-psikolojik-ilk-yardim-28882.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-uzman-psikolog-serap-minaz-kiratik-ile-psikolojik-ilk-yardim-28882.html</link>
                    <description><![CDATA[Çiftlere, çocuklara, ergenlere, ailelere ve yetişkinlere danışmanlık veren ve kurucusu olduğu anaokulu ile yüzlerce aile ve çocukla çalışmalar yapan Uzman Psikolog Serap Minaz Kıratik; acil durum, afet veya travmatik bir olaydan etkilenen kişilere destek vermek amacıyla gerçekleştirilen psikolojik ilk yardım hakkında MAG Mart sayısına özel açıklamalarda bulundu...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çiftlere, çocuklara, ergenlere, ailelere ve yetişkinlere danışmanlık veren ve kurucusu olduğu anaokulu ile yüzlerce aile ve çocukla çalışmalar yapan Uzman Psikolog Serap Minaz Kıratik; acil durum, afet veya travmatik bir olaydan etkilenen kişilere destek vermek amacıyla gerçekleştirilen psikolojik ilk yardım hakkında MAG Mart sayısına özel açıklamalarda bulundu...

“Psikolojik ilk yardım kavramı sanıldığı gibi psikoeğitim, tedavi, teşhis, terapi ya da bir danışmanlık değildir” açıklamasında bulunan Psikolog Serap Minaz Kıratik sözlerine şöyle devam etti: “Doğru şekilde anlaşılır ve ilk yardım yönergeleri doğru izlenirse herkes tarafından uygulanabilir. Bunun için ruh sağlığı alanında çalışıyor olmak şart değildir. Yıllar içinde, acil durumlardan sonra birçok insanın birtakım temel desteklerle iyileşebildikleri ve psikolojik sağlıklarında herhangi bir problemle karşılaşılmadığı gözlenince ilk aşamada öncelik, psikolojik ilk yardıma verildi. Hem çocuklara hem de yetişkinlere bu anlamda hepimiz destek olabiliriz. Çocukların bolca oyunla kendilerini ifade etmelerine alan tanımamız, yetişkinleri ise dikkatle ve samimiyetle dinlememiz gerekiyor.”

Psikolojik ilk yardım ile insanların kendilerini güvende, anın içinde, umudunu yitirmemiş hissetmelerini, sosyal olarak izole olmadan bağ kurmaya devam edebilmelerini ve yaşadıkları yoğun stresi azaltmayı amaçladıklarını belirten Kıratik “ “En azından yaşıyorsun,”, “En azından sakatlanmadın,” gibi durumu küçülten şeyler söylememeye özen göstermeli, avutmaya yönelik gerçekçi olmayan, tutulamayacak, umut vadeden sözlerden uzak durulmalıdır. “Seni anlıyorum,” gibi sığ ve anlaşılmamış bir cümle yerine “Seni anlamam mümkün değil ama yanındayım, güvendesin.” demek çok daha anlamlı olacaktır. Kişiye destekleyici, şefkatli ve güvenli bir ortam sağlamalı ve her nasıl hissediyorsa, böyle hissediyor olmasının çok insani ve doğal olduğu hatırlatılmalıdır. Travmatize olmuş kişilere, detay vermeleri veya yaşadıklarını anlatmaları yönünde herhangi bir şekilde ısrar etmemeye özen göstermeli, sadece dinlemek ve destek olmak için içtenlikle yanında olduğumuzu hissettirebilmeliyiz” açıklamasında bulundu.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) - Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Uzman Psikolog Serap Minaz Kıratik İle Psikolojik İlk Yardım - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 08:53:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023134702_6faf7dd6bbfb774883b96e3ac22f7602.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023134702_6faf7dd6bbfb774883b96e3ac22f7602.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023134702_6faf7dd6bbfb774883b96e3ac22f7602.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DEPREM SONRASI KADIN HASTALIKLARINA KARŞI ÖNERİLER !]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-deprem-sonrasi-kadin-hastaliklarina-karsi-oneriler-28865.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-deprem-sonrasi-kadin-hastaliklarina-karsi-oneriler-28865.html</link>
                    <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Jinekolog Op. Dr. Mehmet Bekir Şen konu hakkında önemli bilgiler verdi.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Merkez üssü Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 11 ilde yıkıma sebep olan depremlerde 40 binin üzerinde yurttaş yaşamını yitirdi.Deprem felaketinde ve sonrasında meydana gelen stres nedeniyle kadınlar ve hamile kadınlarda olumsuz yönde etkilendi.Ayrıca deprem sonrası kadın hastalıklarına karşı hijyen de önemli hale geldi.

Kadın hastalıklarında en sık görülenler; adet düzensizlikleri,idrar yolu enfeksiyonları,polikistik over sendromu,idrar kaçırma, vajinal enfeksiyon ve akıntılar,endometriozis,yumurtalık kistleri ve miyomlardır.

Deprem ve deprem sonrası kadınlarda meydana gelen stres nedeniyle adet düzensizlikleri,hormonal değişiklikler,enfeksiyona bağlı idrar kaçırma ve akıntı şikayetleri ,hamile bayanlarda kasık ağrıları , kanama, erken doğum gibi...sorunlar meydana gelebilir.Özellikle &nbsp;hamilelikte stres faktörü, hamileliği kötü yönde etkiler. Bu sebepten ötürü bebeğinizin sağlığı için yoga, hafif yürüyüşler gibi aktivitelerle stresinizi azaltmaya yönelik şeyler yapmanız gerekmektedir. Deprem sonrası stresi azaltmak için kafanızı dağıtacak aktiviteler yapmak hamileler ve bebekleri için çok daha sağlıklı olacaktır.

İdrarda yanma,sık sık idrara çıkma,bel ya da kasık ağrısı ile kendini belli eden ve kadınlarda daha sık görülen idrar yolu enfeksiyonları kötü hijyen alışkanlıkları nedeniyle meydana gelebilir.İdrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için özellikle hijyeninden emin olunmayan lavabo alanları kullanmamak yararlı olacaktır.

&nbsp;Op. Dr. Mehmet Bekir Şen,''&nbsp;Kadınların, mesaneleri üzerinde eskisi kadar kontrol kuramamaları sonucu meydana gelen ve kişinin ‘’altına kaçırması’’ ile sonuçlanan duruma idrar kaçırma denir. İdrar kaçırma sorunu genelde ilerleyen yaşla birlikte ortaya çıkar. Nadiren de olsa idrar yolu enfeksiyonlarında görülebilir. İlerleyen yaş ve bazı travmatik olaylar; mesaneyi kontrol eden kasları ve bağ dokuları zayıflatabilir. Bu da kadınların mesanelerini kontrol etmelerini zorlaştırır. Sonuç olarak idrarını tutamama ve idrar kaçırma gibi olaylar yaşanır.İdrar kaçırmadan korunmak için;sigaradan uzak durun,çay ve kahve tüketimini azaltın,normalin üzerinde sıvı tüketmeyin,temizliğe önem verin ve stresten uzak durun.''dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[DEPREM SONRASI KADIN HASTALIKLARINA KARŞI ÖNERİLER ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 06:33:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/deprem-sonrasi-kadin-hastaliklarina-karsi-oneriler-093526-20230311.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/deprem-sonrasi-kadin-hastaliklarina-karsi-oneriler-093526-20230311.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/deprem-sonrasi-kadin-hastaliklarina-karsi-oneriler-093526-20230311.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kolon kanserinde 'et'kili tehlike]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-kolon-kanserinde-etkili-tehlike-28877.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-kolon-kanserinde-etkili-tehlike-28877.html</link>
                    <description><![CDATA[Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla kolorektal kanser (kolon kanseri) hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

TOKAT (İGFA) - Kolon kanserinin erken teşhisle yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “Kolon kanseri görülme oranı erkeklerde kadınlardan bir miktar yüksektir.&nbsp;

Obezite, fiziksel aktivite azlığı, kırmızı ve işlenmiş etlerden, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, alkol kullanımı kolon kanseri riskini artırır. Lifli gıdalarla beslenmek, A,C, E vitaminleri ise koruyucu etki yapar” dedi.

Kolon kanserinin neden olduğunu anlatan Op. Dr. Dursun, şu bilgileri paylaştı: “Kolon kanserinin çok büyük bir bölümü poliplerden kaynaklanır. Poliplerden kanser gelişmesi, yaklaşık 10-15 sene sürer. Bu polipler erken tespit edilirse ve çıkarılırsa kolon kanserine yakalanma riskini düşürür. Taramaya riskli kişilerde 40’lı yaşlarda başlanmalıdır. Tarama için endoskopik yöntemler altın standarttır.”

İSHAL VEYA KABIZLIK BELİRTİLER ARASINDA

Kolon kanserinde görülen belirtilerden bahseden Op. Dr. Dursun, “Kolon kanserinin en sık belirtileri bağırsak alışkanlığında ishal veya kabızlık gibi değişiklikler ve dışkıda kan görülmesidir. Karın ağrısı, sebepsiz kilo kaybı olabilir” ifadelerini kullandı.

TEDAVİ YOLLARI

Kolon kanserinin tedavisinin genellikle cerrahi olarak yapıldığını söyleyen Op. Dr. Dursun, “Ameliyat öncesi veya sonrası kemoterapi gerekebilir. Bazı hastalarda kolostomi (bağırsağın cilde ağızlaştırılması) işlemi gerekebilir. Kanser özelliklerine göre açık cerrahi, laporoskopi veya robotik cerrahi yapılabilir. Gerekli vakalarda ameliyat sırasında karın içerisine kemoterapi uygulanabilir. Kolon kanserinin seyri tanı sırasındaki evreye bağlıdır. Bu nedenle erken teşhisin hayati önemi vardır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Kolon kanserinde 'et'kili tehlike - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Mar 2023 05:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023120256_d35f969a68245e80483c4f35e5fabd9d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023120256_d35f969a68245e80483c4f35e5fabd9d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/11032023120256_d35f969a68245e80483c4f35e5fabd9d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Diz ağrısı neden olur? diz ağrısına iyi gelen besinler neler?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-diz-agrisi-neden-olur-diz-agrisina-iyi-gelen-besinler-neler-28838.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-diz-agrisi-neden-olur-diz-agrisina-iyi-gelen-besinler-neler-28838.html</link>
                    <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.   ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dizde oluşan ağrılarla&nbsp;başlayan (merdiven inerken,çıkarken ya da oturup ayağa kalkarken) diz kireçlenmelerinde tedaviye geç kalınmaması adına erken teşhis önemlidir.

&nbsp;

Diz kireçlenmesi&nbsp;nedir ?

Halk&nbsp;arasında&nbsp;kireçlenme&nbsp;olarak ifadenin tıbbi karşılığı diz aralığında bulunan kıkırdağın bozulması ve eklem kenarlarında kemik büyümesidir.&nbsp;Ayrıca kıkırdağın kütle kaybı kıkırdak altında bulunan kemikte de&nbsp;dejenerasyona&nbsp;neden olmaktadır.&nbsp;50 yaş üzerindeki kişilerde en sık görülen eklem hastalığıdır.&nbsp;Orta ve ileri yaşın hastalığı olup 40 yaşından önce görülmesi nadirdir.&nbsp;Osteoartrit&nbsp;vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. En sık etkilediği eklemler eller, kalça, diz ve omurgadır.&nbsp;Kıkırdak bozulması,&nbsp;hafiften ağır kayıplara kadar olabilmektedir.&nbsp;Ne kadar erken önlem alınır ise o kadar kolay tedavi şansına sahibiz.

&nbsp;

Belirtileri&nbsp;nelerdir ?

Eklem kireçlenmesi ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğuna neden olabilmektedir.&nbsp;Ağrı; en sık&nbsp;şikayettir. Başlangıçta hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde oluşur ve dinleme ile rahatlama olur. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ilerledikçe&nbsp;yük taşırken, merdiven çıkarken, yokuş çıkarken&nbsp;hatta&nbsp;istirahat sırasında dahi&nbsp;ağrı&nbsp;hissedilebilir. Tutukluk,&nbsp;sabah veya uzun süren hareketsizlikten sonra ortaya çıkabilir ve kısa sürer.&nbsp;Eklem hareketlerinde kısıtlanma,&nbsp;kemik çıkıntılara bağlı olarak eklem şiş gibi&nbsp;görülür.&nbsp;&nbsp;Yakınmalar zaman zaman azalıp&nbsp;geçer&nbsp;gibi hissedilse de&nbsp;yıllar&nbsp;sonraproblemler artarak&nbsp;tekrar ortaya çıkabilir.

&nbsp;

Diz kireçlenmesinde kilonun önemi nedir?&nbsp;

Obezite&nbsp;kireçlenme açısından en önde gelen hastalıktır. Şişmanlık direkt olarak eklem kıkırdağına bozucu etki yapmaktadır.

&nbsp;

Diz kireçlenmesine karşı hangi besinler&nbsp;tüketilmeli ?

Portakal, mandalina,&nbsp;greyfurt, küçük taneli meyveler, dolmalık biber, domates,&nbsp;soğan C vitamini kaynakları&nbsp;olup&nbsp;kıkırdak yapısının olmazsa olmazı olan&nbsp;kollajen&nbsp;üretiminde kullanılır.&nbsp;Somon, ton balığı,&nbsp;sardalye, karides, istiridye&nbsp;omega-3 açısından zengin&nbsp;olup&nbsp;yararlı&nbsp;olabilir. D vitamini&nbsp;kesinlikle yeterli düzeyde tutulması gereken bir tedavi aracıdır.&nbsp;E vitamini içeriğiyle&nbsp;yemiş&nbsp;türleri&nbsp;ve yer fıstığı&nbsp;tavsiye edilmektedir.&nbsp;Bozucu etkilerinden dolayı&nbsp;şeker&nbsp;ve nişasta içeren besinlerden kaçınılmalıdır.&nbsp;Glukozamin,&nbsp;kondroitin&nbsp;ve&nbsp;glukojen&nbsp;takviye&nbsp;olarak alınabilir.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Diz ağrısı neden olur? diz ağrısına iyi gelen besinler neler? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 09 Mar 2023 08:14:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-agrisi-neden-olur-diz-agrisina-iyi-gelen-besinler-neler-111548-20230309.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-agrisi-neden-olur-diz-agrisina-iyi-gelen-besinler-neler-111548-20230309.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-agrisi-neden-olur-diz-agrisina-iyi-gelen-besinler-neler-111548-20230309.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DİZ KİREÇLENMESİNE KARŞI BU BESİNLERİ TÜKETİN !]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-diz-kireclenmesine-karsi-bu-besinleri-tuketin-28823.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-diz-kireclenmesine-karsi-bu-besinleri-tuketin-28823.html</link>
                    <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dizde oluşan ağrılarla&nbsp;başlayan (merdiven inerken,çıkarken ya da oturup ayağa kalkarken) diz kireçlenmelerinde tedaviye geç kalınmaması adına erken teşhis önemlidir.

Diz kireçlenmesi&nbsp;nedir ?

Halk&nbsp;arasında&nbsp;kireçlenme&nbsp;olarak ifadenin tıbbi karşılığı diz aralığında bulunan kıkırdağın bozulması ve eklem kenarlarında kemik büyümesidir.&nbsp;Ayrıca kıkırdağın kütle kaybı kıkırdak altında bulunan kemikte de&nbsp;dejenerasyona&nbsp;neden olmaktadır.&nbsp;50 yaş üzerindeki kişilerde en sık görülen eklem hastalığıdır.&nbsp;Orta ve ileri yaşın hastalığı olup 40 yaşından önce görülmesi nadirdir.&nbsp;Osteoartrit&nbsp;vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. En sık etkilediği eklemler eller, kalça, diz ve omurgadır.&nbsp;Kıkırdak bozulması,&nbsp;hafiften ağır kayıplara kadar olabilmektedir.&nbsp;Ne kadar erken önlem alınır ise o kadar kolay tedavi şansına sahibiz.

Belirtileri&nbsp;nelerdir ?

Eklem kireçlenmesi ağrı, tutukluk, kilitlenme, şişlik, yürüme zorluğuna neden olabilmektedir.&nbsp;Ağrı; en sık&nbsp;şikayettir. Başlangıçta hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde oluşur ve dinleme ile rahatlama olur. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ilerledikçe&nbsp;yük taşırken, merdiven çıkarken, yokuş çıkarken&nbsp;hatta&nbsp;istirahat sırasında dahi&nbsp;ağrı&nbsp;hissedilebilir. Tutukluk,&nbsp;sabah veya uzun süren hareketsizlikten sonra ortaya çıkabilir ve kısa sürer.&nbsp;Eklem hareketlerinde kısıtlanma,&nbsp;kemik çıkıntılara bağlı olarak eklem şiş gibi&nbsp;görülür.&nbsp;&nbsp;Yakınmalar zaman zaman azalıp&nbsp;geçer&nbsp;gibi hissedilse de&nbsp;yıllar&nbsp;sonraproblemler artarak&nbsp;tekrar ortaya çıkabilir.

Diz kireçlenmesinde kilonun önemi nedir?&nbsp;

Obezite&nbsp;kireçlenme açısından en önde gelen hastalıktır. Şişmanlık direkt olarak eklem kıkırdağına bozucu etki yapmaktadır.

Diz kireçlenmesine karşı hangi besinler&nbsp;tüketilmeli ?

Portakal, mandalina,&nbsp;greyfurt, küçük taneli meyveler, dolmalık biber, domates,&nbsp;soğan C vitamini kaynakları&nbsp;olup&nbsp;kıkırdak yapısının olmazsa olmazı olan&nbsp;kollajen&nbsp;üretiminde kullanılır.&nbsp;Somon, ton balığı,&nbsp;sardalye, karides, istiridye&nbsp;omega-3 açısından zengin&nbsp;olup&nbsp;yararlı&nbsp;olabilir. D vitamini&nbsp;kesinlikle yeterli düzeyde tutulması gereken bir tedavi aracıdır.&nbsp;E vitamini içeriğiyle&nbsp;yemiş&nbsp;türleri&nbsp;ve yer fıstığı&nbsp;tavsiye edilmektedir.&nbsp;Bozucu etkilerinden dolayı&nbsp;şeker&nbsp;ve nişasta içeren besinlerden kaçınılmalıdır.&nbsp;Glukozamin,&nbsp;kondroitin&nbsp;ve&nbsp;glukojen&nbsp;takviye&nbsp;olarak alınabilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[DİZ KİREÇLENMESİNE KARŞI BU BESİNLERİ TÜKETİN ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 13:05:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-kireclenmesine-karsi-bu-besinleri-tuketin-160739-20230308.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-kireclenmesine-karsi-bu-besinleri-tuketin-160739-20230308.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/diz-kireclenmesine-karsi-bu-besinleri-tuketin-160739-20230308.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[20 günde inşa edilen hastane hizmete başladı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-20-gunde-insa-edilen-hastane-hizmete-basladi-28751.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-20-gunde-insa-edilen-hastane-hizmete-basladi-28751.html</link>
                    <description><![CDATA[20 günde inşa edilen hastane hizmete başladı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Hatay Defne’de inşa ettiği, 54 yataklı hastane hasta kabulüne başladı.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerin ardından Hatay’ın Defne ilçesinde yapımına başladığı hastanenin kurulumu, 20 gün içinde tamamlandı. Kocaeli Büyükşehir Defne Hastanesi, 6 Mart Pazartesi sabahından itibaren hasta kabulüne başladı. 54 yataklı ve yıllık 250 bin hasta kapasitesine sahip hastanede 12’si doktor olmak üzere 57 sağlık personeli hizmet veriyor. Bölgeye giderek hastane çalışanlarıyla bir araya gelen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Bu hastane devlet, millet, STK’lar ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle neler yapılabileceğini göstermek için çok güzel bir örnek oldu. Bu bölgedeki kardeşlerimiz kendi ayakları üzerinde durana kadar, hayat normale dönene kadar yanlarında olmaya, destek vermeye devam edeceğiz” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[20 günde inşa edilen hastane hizmete başladı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 13:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/06032023160100_7bb23a522aa0c81d8f5ae4713ef9409e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/06032023160100_7bb23a522aa0c81d8f5ae4713ef9409e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/06032023160100_7bb23a522aa0c81d8f5ae4713ef9409e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hatay Defne'deki Büyükşehir Hastanesi hasta kabulüne başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-hatay-defnedeki-buyuksehir-hastanesi-hasta-kabulune-basladi-28747.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-hatay-defnedeki-buyuksehir-hastanesi-hasta-kabulune-basladi-28747.html</link>
                    <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir’in Hatay Defne’de inşa ettiği, devlet ve millet iş birliğinin en güzel örneklerinden olan 54 yataklı hastanede hasta kabulüne başlandı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerin ardından Hatay’ın Defne ilçesinde yapımına başladığı hastanenin kurulumu ekiplerin gece gündüz çalışmasıyla 20 gün içinde tamamlandı. Kocaeli Büyükşehir Defne Hastanesi, 6 Mart Pazartesi sabahından itibaren hasta kabulüne başladı. 54 yataklı ve yıllık 250 bin hasta kapasitesine sahip hastanede 12’si doktor olmak üzere 57 sağlık personeli hizmet veriyor. Tekrar bölgeye intikal eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın hastaneyi ziyaret etti, sağlık personeli ve depremzedelerle bir araya geldi. Deprem bölgesinde verdikleri tüm sözleri tuttukları gibi hastanenin yapımı ve faaliyete geçmesini de kısa sürede tamamladıklarını ifade eden Başkan Büyükakın, ‘’Bu hastane devlet, millet, STK’lar ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle neler yapılabileceğini göstermek için çok güzel bir örnek oldu. Bu bölgedeki kardeşlerimiz kendi ayakları üzerinde durana kadar, hayat normale dönene kadar yanlarında olmaya, destek vermeye devam edeceğiz’’ dedi.&nbsp;

BÜYÜKŞEHİR EKİPLERİ 20 GÜNDE TAMAMLADI

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta yaşanan iki büyük depremin ardından en çok etkilenen yerlerden biri de Hatay’ın Defne ilçesi oldu. Ardından 6,4’lük depremle sarsılan Defne için canla başla çalışan Kocaeli Büyükşehir, ilçede gıda, kıyafet, ilaç dağıtımının yanı sıra çadır kent, konteyner kent ve lojistik merkeziyle kalıcı mutfak kurdu. 96 konteynerden oluşan hastanenin yapımına da başlayan Kocaeli Büyükşehir, hastanenin alt ve üst yapısını 20 gün gibi kısa bir sürede tamamladı.&nbsp;MÜSİAD tarafından da desteklenen hastanenin tefrişatı ve tıbbi cihaz kurulumları Sağlık Bakanlığınca tamamlandı, ardından doktor ve sağlık personeli atandı. 54 yataklı hastane yılda 250.000 hastaya hizmet verecek. Hastanede poliklinik hizmetlerinin yanı sıra ameliyathane ve yoğun bakım üniteleri de yer alıyor.&nbsp;

HASTA KABULÜNE BAŞLANDI

Hastanede 4 ana dal branşı ve diş hekimliği hizmeti devamlı olarak verilecek. Genel cerrahi, dahiliye, çocuk, kadın doğum ve diş poliklinik hizmetlerinin verileceği hastanede haftanın belli günlerinde nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, göz, ortopedi poliklinik hizmetleri de olacak. Projenin kurulumu esnasında ve işletmeye alımında Sağlık Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, MÜSİAD Karlsruhe, MÜSİAD Paris görev aldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İSU, A Takımı, Ulaşım, Yapı Kontrol ve Fen İşlerinden oluşan ekipleri içme suyu, kanalizasyon, altyapı, mekanik, elektrik ve sıhhi tesisat imalat çalışmalarında gece gündüz çalıştı. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından da incelenen hastanenin tıbbı teçhizat kurulumu ve sağlık personelinin atanmasıyla poliklinik hizmeti vermeye başlandı.&nbsp;

BAŞKAN BÜYÜKAKIN TEKRAR BÖLGEDE

Depremin ilk gününden itibaren Hatay’ın Defne ilçesinde Kocaeli Büyükşehir’in tüm yardımlarını koordine eden Başkan Büyükakın, kısa bir aranın ardından tekrar bölgeye intikal etti. Kocaeli Büyükşehir Defne Hastanesi’nin hasta kabulüne başlamasıyla beraber sağlık personeli ve depremzedelerle bir araya gelen Başkan Büyükakın, ‘’Burada birçok şey aynı anda yapıldı. Geldiğimiz günden itibaren vatandaşların yemeğini hazırlayalım, çadırlarını kuralım, temel ihtiyaçlarını karşılayalım diye çalışırken yardımların lojistiğini yönetme çabasında olduk. Hastane ve çadır kentin kurulacağı alanları belirledik. Çöpleri toplamak, ilaçlama yapmak gibi çok sayıda işi koordine ettik’’ bilgisini verdi.&nbsp;

‘’KOÜ, 99’DA PREFABRİKELERDE HİZMET VERDİ’’

Kocaeli Büyükşehir’in deprem bölgesinde ilk günden itibaren arama kurtarmadan gıda dağıtımına, barınmadan alt yapı ve üst yapıya kadar 800 kişilik bir ekiple çalıştığını aktaran Başkan Büyükakın, ’’Konteyner kentin ve hastanenin inşa çalışmasına başladık. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla da eş güdümlü olarak çalıştık. Çok sayıda işi bir arada yürüttük. Arkadaşlarımız sabahlara kadar fedakârca çalıştılar. Sonuçta burası 20 günde bitti ve hasta bakılmaya başlandı. Burası normal bir hastanesi statüsünde yani bugün kurulup yarın kaldırılacak bir sahra hastanesi değil, bunu önemle belirtmek istiyorum. Tek farkı konteyner olarak inşa edilmiş olması. Ameliyathanesinden yoğun bakımına kadar her şeyi var. 2 bin metrekarelik kapalı alana sahip. Burayı görünce 1999 depreminden sonra Kocaeli Üniversitesi Hastanesinin yıllarca Derince’de prefabrikelerde hizmet verdiğini hatırladım, o günler gözümün önüne geldi’’ açıklamasını yaptı.&nbsp;

BÜYÜKAKIN: HEP YANINIZDA OLACAĞIZ

Kocaeli ile Defne arasında bin kilometrelik bir gönül köprüsü kurulduğunu ifade eden Başkan Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı; ‘’Depremin ardından ilk günden itibaren Hatay’ın, Defne’nin ve depremzede kardeşlerimizin hizmetinde olduk. Burada kurduğumuz hastanedeki sağlık çalışanlarımız büyük bir fedakârlıkla bir seferberlik ruhuyla milli mücadele ruhuyla buradalar. Bizim ekiplerimiz de bu ruhla çalıştılar. STK’lar, özellikle MÜSİAD büyük bir mutlulukla yapılan çalışmalara katılıyor ve destek veriyor. Millet, devlet, yerel yönetimler birlikteliğinin çok güzel bir örneği oldu. Ben depremzede kardeşlerimizden morallerini yüksek tutmalarını, burayı asla terk etmemelerini rica ediyorum. Buradaki hayatın tekrar ayağa kalkması için bu çok önemli. Onlardan hiç ayrılmayacağız, hep yanlarında olacağız, onlar kendi ayakları üzerinde durana kadar desteklerimiz devam edecek.’’
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Hatay Defne'deki Büyükşehir Hastanesi hasta kabulüne başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 12:07:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/hatay-defnedeki-buyuksehir-hastanesi-hasta-kabulune-basladi-150858-20230306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/hatay-defnedeki-buyuksehir-hastanesi-hasta-kabulune-basladi-150858-20230306.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/hatay-defnedeki-buyuksehir-hastanesi-hasta-kabulune-basladi-150858-20230306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Neden Kaygılı Oluruz? Kaygılı Olmanın Belirtileri Nelerdir? Nelere Dikkat Etmeliyiz?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-neden-kaygili-oluruz-kaygili-olmanin-belirtileri-nelerdir-nelere-dikkat-etmeliyiz-28731.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-neden-kaygili-oluruz-kaygili-olmanin-belirtileri-nelerdir-nelere-dikkat-etmeliyiz-28731.html</link>
                    <description><![CDATA[Psikolog ve Aile Danışmanı Rojin Nazik konu hakkında bilgiler verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kaygı, bireyin yaşamı tehdit eden iç ve dış çevredeki herhangi bir olasılığı tehlike olarak algılayıp yorumlaması sonucunda meydana gelen duygulardan biridir.&nbsp;Anksiyete bozukluğu&nbsp;kişi tarafından tanımlanan olay ya kendisi için doğrudan tehlikelidir ya da kişinin olayı kendi bakış açısıyla değerlendirmesi sonucu tehlike olarak anlamlandırılmıştır.&nbsp;Kaygı; bir duygu, bir yaşantı, bir belirti, bir bozukluk veya bozukluk grubu olabilir.&nbsp;

Kaygı, herkes tarafından belli zamanlarda yaşanabilecek olağan bir tepkidir. Belirli düzeydeki kaygı, doğal hatta gereklidir; kişiyi tehlike veya tehdit karşısında koruma, harekete geçirme işlevi gören bir mekanizmadır. Bir araba tarafından ezilme tehlikesi geçirirken, sınav kapısında beklerken, topluluk önünde konuşmaya başlamadan önce, okulun ilk gününde, özel biri ile yaşanan ilk randevuda ya da yeni ve değişik bir etkinliğin başlangıcında birçok kişi kaygı yaşayabilir. Amacı yaşamın uyumlu ve dengeli sürmesini sağlamaktır. Bu nedenle kişinin kaygı yaşantıları her zaman bir hastalık belirtisi olarak düşünülmemelidir.&nbsp;

Yoğun kaygı yaşan kişiler ise, olaylara ve olgulara, tehlikeyle orantısız, uygunsuz ve abartılmış yanıtlar verirler. Düşünceler geleceğe yöneliktir; genelde felaketi öngörür ve tehlikeyle ilgili zihinsel görüntüleri de içerir. Örneğin; kalabalık karşısında konuşma korkusu olan bir kişi konuşmasından önce, “ya hazırladığım notları unutursam?” “kelimeleri birbirine karıştırırsam?” şeklinde düşünebilir. Kendisini kalabalık karşısında donakalmış bir şekilde hayal edebilir.&nbsp;

Anksiyetenin (Kaygının) Belirtileri Nelerdir?&nbsp;

Kişinin kaygı yaşadığı durumlara; gerginlik, kötüyü öngörme, konsantrasyon problemi, huzursuzluk ve alınganlığın yanı sıra, ağız kuruluğu, çarpıntı, sıcak-soğuk basması, nefes darlığı, sinirlilik, baş ağrısı, baş dönmesi, tremor, kas gerginliği, mide yakınmaları, ishal veya kabızlık, sık idrara çıkma, soğuk terleme gibi fizyolojik belirtiler de eşlik edebilir.&nbsp;

Anksiyetenin (Kaygının) Nedenleri Nelerdir?&nbsp;

Kaygının tek bir nedeni bulunmamaktadır. Genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik birçok faktörün etkileşimi sonucunda gelişebilmektedir.&nbsp;

Kaygı bozuklukları ile ilgili yapılan aile çalışmalarında, genetik yatkınlığının olduğuna dair veriler bulunmuştur. Kaygı bozukluğu olan hastaların birinci derece akrabalarında diğerlerine göre daha fazla kaygı bozukluklarına rastlanmıştır.&nbsp;

Kalıtımsal bir yatkınlıktan söz etmenin yanı sıra, biyokimyasal alanda yapılan çalışmalarda da, adrenalin-noradrenalin, kafein, karbondioksit, seratonin seviyesinin artmasının veya azalmasının kaygı bozuklukları ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca bazı sodyum, laktat gibi nörokimyasal maddelerin yoğunluğuyla, kişide yapay olarak kaygı oluştuğu görülmüştür.&nbsp;

Kaygıya ayrıca, ilişki sona ermesi, şiddetli tartışmalar, yakın birinin kaybı gibi psikolojik durumlar ve aşırı alkol, ilaç kullanımı, korkutucu ya da üzücü bir olay gibi etkenler de sebep olabilir.&nbsp;

Anksiyete (Kaygı) Hangi Sıklıkta ve Kimlerde Görülür?&nbsp;

Kaygı bozuklukları ruhsal sorunlar içinde en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Yapılan çalışmalara baktığımızda, yaşam boyu yaygınlığının %10 ile %25 arasında olduğunu görmekteyiz. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülür. Hastalık genelde, çocukluk ve erişkinliğe geçiş döneminde başlamaktadır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Neden Kaygılı Oluruz? Kaygılı Olmanın Belirtileri Nelerdir? Nelere Dikkat Etmeliyiz? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 07:47:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/neden-kaygili-oluruz-kaygili-olmanin-belirtileri-nelerdir-nelere-dikkat-etmeliyiz-104852-20230306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/neden-kaygili-oluruz-kaygili-olmanin-belirtileri-nelerdir-nelere-dikkat-etmeliyiz-104852-20230306.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/neden-kaygili-oluruz-kaygili-olmanin-belirtileri-nelerdir-nelere-dikkat-etmeliyiz-104852-20230306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yakınlarını Kaybedenlere “Yas Danışmanlığı” Yapılmalı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-yakinlarini-kaybedenlere-yas-danismanligi-yapilmali-28730.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-yakinlarini-kaybedenlere-yas-danismanligi-yapilmali-28730.html</link>
                    <description><![CDATA[Psikolog Ebru Özer Özkul; Yakınlarını Kaybedenlere “Yas Danışmanlığı”  desteği verilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Psikolog Ebru Özer Özkul, yakınların kaybeden depremzedelerin yaslarını sağlıklı bir şekilde yaşamaları için kendilerine “Yas Danışmanlığı” desteği verilmesi gerektiğini söyledi. Özkul, özellikle çocuklarını kaybetmiş, yas sürecinde destekten yoksun olan çiftlerin ortak anıları yok olmuş gibi hissedebilecekleri için evlik dinamiğinin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu.

Psikolog Ebru Özer Özkul, ülkemizde deprem felaketinde yakınlarını kaybeden insanlara “Yas Danışmanlığı” desteği sağlanmasının önemine değindi. Özkul, özellikle çocuklarının kaybeden çiftlerin yas danışmanlığına ihtiyacı olduğunu belirterek, &nbsp;“Çocuk kaybı geleceğin kaybı olarak algılanıyor. Eşler birbirini seviyor olsa da ortak anıları yok olunca evlilik dinamiği olumsuz etkileniyor. Birbirleriyle aynı ortamda kalmaları zorlaşıyor. Yas danışmanlığı bu durumda olan çiftlerin süreci atlatmalarına büyük katkı sağlar” dedi.

Ebeveynlerini kaybeden çocukların durumunun da önemli olduğunu vurgulayan Ebru Özer Özkul, özellikle küçük yaştaki çocukların bu durumu anlamlandıramadığını ifade ederek “Ebeveynlerinin bir anda ortadan yok olması onların dünyasının yok olması demek. Bu çocuklara psikolojik destek verilmesi ve güvenli ortam sağlanması gerek. O güvenli ortamda yavaş yavaş gelecekleri filizlenecektir” diye konuştu.

Türkiye’yi sarsan büyük deprem felaketinin, depremi yaşayan tüm insanlarda travma sonrası stres bozukluğu oluşturduğunu kaydeden Psikolog&nbsp; Ebru Özer Özkul, barınma,&nbsp; ısınma, yeme-içme gibi temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra depremzedelere psikolojik destek verilmesi ve bunun devamlılığının sağlanmasının önemine de dikkat çekti.

Psikolog Ebru Özer Özkul şu bilgileri verdi:

Yas Süreci Tamamen Kişisel

Özellikle depremde yakınlarını kaybedenler ağır bir travma yaşadı. Şimdi yaslarını yaşama zamanı. Yas süreci tamamen kişisel. Bu süreçte insanlar acılarını yaşıyor, yas tutuyor, yaşadıkları durumu kabulleniyorlar. Bunun süresi kişiden kişiye değişiyor. Bazıları yakınlarının kaybını kabullenip yas sürecini çabuk geçirebiliyor. Depremzedelerden, bu durumda olan hatta normal hayata dönüp diğer insanlara yardım edenleri gördük. Ancak bazılarının bunu atlatması hiç de kolay olmuyor. Bu nedenle yakınlarını kaybeden insanların normal hayatlarına dönebilmeleri ve yas sürecini atlatabilmeleri için kendilerine ‘yas danışmanlığı’ hizmeti verilmesi son derece önemli.

Grup Terapileri Çok Önemli

Deprem bölgesine psikologlar konuşlandırılmalı. Depremzedeler için özellikle grup terapileri çok önemli. Aynı durumda olan insanları gruplandırarak grup terapileri yapılmalı. Örneğin çocuklarını kaybedenler aynı grupta olmalı. Kendisi gibi insanlarla bir arada olması kişinin yasını atlatabilmesi için önemli. Bir başkası onunla aynı durumu yaşayıp dillendirebilir. Gruptaki birinin durumla başa çıkması ve bunu atlatması diğerlerine olumlu örnek olacaktır. Birbirlerinden güç alırlar.

Psikolojik Yardımın Sürekliliği Sağlanmalı

Kriz danışmanlığı, travma sonrası stres bozukluğu ve yas danışmanlığı bir ekip çalışması gerektiriyor. Ayrıca&nbsp; psikolojik danışmanlığın sürekliliği çok önemli. Bir ay psikolojik yardım sağlayıp sonra çekilmek, ‘hadi bakalım devam edin’ demek insanlar için daha travmatik olabilir. Psikolojik yardım takip gerektiriyor, küçük hedefler belirleyerek ilerlenmeli.&nbsp;

Hayata Tutunacak sebepler Verilmeli

Depremzedelerin yas sürecini atlatıp ayağa kalkabilmeleri için onlara hayata tutunacakları sebepler verilmeli. Duygusal enerjiyi kaybedilen kişiden çekip başka bir ilişkiye ya da başka bir amaca yönlendirmek, yeniden yatırım yapmak gerekiyor.&nbsp; Kişi bununla yaşamayı öğrenmeli. yapmak zorunda olduğu şeyleri yapmaya devam etmeli . Yeniden hayata başlayabilme güdüsü, duygusu sağlanmalı. Bu da en az bir yıl sürüyor. Evet yakınlarını kaybetti ama onu seven başka insanlar da var ve onun sevebileceği başka &nbsp;insanlar var. Bunu kabullenmesi gerekiyor. Travmayı atlatabilmek için kendini düşünmeli, kendi geleceğini kurmalı. Yas danışmanlığı yapacak psikologların bu süreçte etkin olacağını düşünüyorum.

Bir Kişinin kederi 150 Kişiyi Etkiliyor

Sadece depremi yaşayanlar değil, buna tanık olanlar, sosyal medyadan, yazılı ve görsel basından takip edenler de travma sonrası stres bozukluğu yaşayabiliyor. Keder çok bulaşıcı bir his. Duygusal olarak birbirimize bağlıyız. Bir kişinin kederi 150 kişiyi etkiliyor. Daha içselleştiren ve depremzedelerle empati kuran insanlarda bu durum ortaya çıkabiliyor. Çok fazla etkileniyorlar. Benim binam sağlam mı diye belediyelere birçok başvuru var. İnsanlar kendi hayatlarından endişe ediyor, gelecek kaygısı duyuyorlar. Deprem korkusu nedeniyle İstanbul’dan taşınan aileler var.

Toplumsal psikolojimizin düzelmesi için de zamana ihtiyacımız var. Bu bir süreç gerektiriyor. Ne kadar yaraları sarsak da bu hemen geçmeyecektir. 1999 depreminin psikolojik etkilerini hala yaşıyoruz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Deprem felaketini atlatanlar ve buna tanık olan insanların bir kısmı akut stres bozukluğu yaşıyor. Kişiden kişiye değişmekle birlikte bu durum ortalama 1 ay kadar sürüyor. Durum 1 aydan 3 aya kadar devam ettiğinde bunu ‘Travma Sonrası Stres Bozukluğu’ olarak isimlendiriyoruz. Bu aşamada psikolojik destek şart.&nbsp; Bu sürede travmayı atlatıp hayatını yoluna koyamayan insanların psikolojik destek alması gerekiyor. 3 aydan daha fazla devam ederse ‘kronik travma sonrası stres bozukluğu’ diyoruz. Bu daha uzun sürede tedavi edilebiliyor.

Travma; insanın daha önce karşılaştığı durumlara benzemeyen ve insanın dağılmasına sebep olan bir durum.&nbsp; İnsanın zaman kavramını bitiriyor, nesneyle bağlantısını koparıyor. Güvenlik algımız, dış dünya algımız travmayla birlikte, zaman kaymasıyla birlikte bozuluyor.&nbsp; İçsel yıkılma ve bozulma meydana geliyor. Daha önceki baş etme yöntemleriyle bu durumda işe yaramıyor, anlamlandıramıyoruz.

Travma sonrası akut stres çocuklarda uyku sorunları, huzursuzluk, altını ıslatma, gece ağlayarak uyanma, öfke nöbetleri, okul başarısında düşme ve oyun isteğinde azalma gibi sorunlara yol açıyor. Yaşam ve mekan kaybını, bu olayları anlamlandıramıyorlar. Sonrasında bu durum onların bilişsel gelişimini, özgüvenini, okul başarısını, sağlıklı ilişkiler kurmasını olumsuz etkileyebiliyor.

Yetişkinlerde ise korku,&nbsp; öfke, suçluluk duygusu, hissizleşme, şok ve inkar olabiliyor. Kabulleniş ve yas tutma olayı gecikebiliyor, kaçınma duygusu yaşayabiliyorlar. Bazen gelecekle ilgili hayal kuramama durumu ortaya çıkıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Yakınlarını Kaybedenlere “Yas Danışmanlığı” Yapılmalı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 07:09:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/yakinlarini-kaybedenlere-yas-danismanligi-yapilmali-101040-20230306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/yakinlarini-kaybedenlere-yas-danismanligi-yapilmali-101040-20230306.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/yakinlarini-kaybedenlere-yas-danismanligi-yapilmali-101040-20230306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Defne’de yılda 250 bin kişiye hizmet vermesi planlanan hastane yarın açılıyor
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-defnede-yilda-250-bin-kisiye-hizmet-vermesi-planlanan-hastane-yarin-aciliyor-28707.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-defnede-yilda-250-bin-kisiye-hizmet-vermesi-planlanan-hastane-yarin-aciliyor-28707.html</link>
                    <description><![CDATA[Defne’de yılda 250 bin kişiye hizmet vermesi planlanan hastane yarın açılıyor
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Hatay’ın Defne ilçesinde kurduğu sahra hastanesi, yarın hasta kabulüne başlıyor. 6 bin 500 metrekare alana inşa edilen hastanenin yılda 250 bin kişiye hizmet vermesi öngörülüyor.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Hatay’ın Defne ilçesinde inşa edilen Kocaeli Büyükşehir Hastanesi’nde sona gelindi. 54 yatak kapasitesine sahip sahra hastanesi, 6 bin 500 metrekare alana inşa edildi. Sahra hastanesinin acil ile birlikte yılda 250 bin kişiye hizmet vermesi planlanıyor. Hastanede 4 ana dal branşı ve diş hekimliği hizmeti sürekli olarak verilecek. Genel cerrahi, dahiliye, çocuk, kadın doğum ve dış poliklinik hizmetlerinin de olacağı sahra hastanesinde haftanın belli günlerinde nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, göz, ortopedi poliklinik hizmetleri de olacak."Yılda 250 bin kişiye hizmet vermesini planlıyoruz"Deprem bölgesinde görev yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Hastanenin hazırlanıp hizmete sunulması son derece önemliydi. Depremin ardından hemen hastanenin yapım çalışmalarına başladık. Kısa sürede bitme aşamasına getirdik. İnşallah pazartesi günü itibarıyla hastanemiz hizmet vermeye başlayacak. Yılda 250 bin kişiye hizmet vermesini planlıyoruz. Hastanemizde bir hastanede ne varsa o olacak. 2 bin metrekarelik kapalı alana sahip hastanemizin tıbbi malzeme ve doktor ihtiyacı Sağlık Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Doktorlarımız ve aileleri için ayrıca konteynerler hazırlıyoruz. Diğer yandan burada Kocaeli’mizin 8 ilçe belediyesi de hizmet veriyor. Koordineli bir şekilde çalışıyoruz" dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Defne’de yılda 250 bin kişiye hizmet vermesi planlanan hastane yarın açılıyor
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 05 Mar 2023 10:00:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/05032023130011_c0a5fae49d982ba124243ad68dfcdf3b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/05032023130011_c0a5fae49d982ba124243ad68dfcdf3b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/05032023130011_c0a5fae49d982ba124243ad68dfcdf3b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ÇOCUĞUNUZA SÖYLEMEMENİZ GEREKEN 8 CÜMLE]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-cocugunuza-soylememeniz-gereken-8-cumle-28692.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-cocugunuza-soylememeniz-gereken-8-cumle-28692.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzman Psikolog Tuğçe Yılmaz konu hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ebeveynler olarak çocuğumuzu yetiştirirken zaman zaman hatalı söylemlerde bulunabiliyoruz. Bu söylemler bazen çocuklarımıza hayatları boyunca taşıyacakları kaygıları, korkuları ya da gereksiz sorumlulukları yüklememize sebep oluyor. Çocuklarımızla aramızdaki ilişkiyi bozacak noktalara gelebiliyor. Bu yüzden çocuklarımızla konuşurken cümlelerimizi doğru seçmemiz çok önemli.

Şımarık,dik başlı,inatçı gibi...etiketlemelerle büyüyen çocuklar bir süre sonra bunları bünyelerine kabul ediyorlar. Onlara yüklediğiniz bu sıfatlara uygun davranmaya&nbsp;başlıyorlar.

''ABLALAR/ABİLER KORKMAZ''&nbsp;

Bazen çocuklarımızı cesaretlendirme niyetiyle kurduğumuz bu cümlenin çocuklarımızın duygularını küçümsediğimiz algısını yaratacağını düşünmeliyiz. Korkan bir çocuk anlaşılmak ister. Burada onu bu tarz cümlelerle cesaretlendirmek yerine, korkunun altında yatan duyguyu bulup çıkarmak ve onun üzerine çalışmak gerekir.

''SENİ BIRAKIP GİDERİM''

Bu tarz konuşmalar çocukta ayrılık kaygısına sebep olabiliyor. Ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuk anneye daha bağımlı hale geliyor. Uykuya dalmada zorluk, okula gidememe gibi sorunları da beraberinde getiriyor.

''BÜYÜKLERİNE KARŞI GELME, NE OLURSA OLSUN SAYGILI OL''

Çocuklara saygının tek taraflı değil karşılıklı olması gerektiği duygusunu aşılamak çok önemlidir. Kültürel olarak büyüklere koşulsuz saygı duyulması gereken bir toplumda yaşasak da saygının karşılıklı olması gerektiği, çocukların da saygı duyulması gereken bireyler olduğu ve bazı haklarının olduğu fikri çocuklara aşılanmalıdır.

''ŞU AN ÇOK MEŞGULÜM GİT BAŞIMDAN''

Bu cümle çocuğa kendini değersiz hissettirebilir. Çocukların büyüklerin ilgisine ihtiyacı vardır. Tabi ki her zaman uygun olup onlarla ilgilenmemiz mümkün değil ama bunu ‘Ben de seninle vakit geçirmek istiyorum ama şu an bir işim var, işimi hallettikten sonra seninle ilgileneceğim’ şeklinde söylemek daha doğru olacaktır.

''SEN BUNU YAPAMAZSIN YA DA SEN HER ŞEYİ BAŞARABİLİRSİN''

Bu iki tabir de yanlış tabirlerdir. Çocuklara azmi, çalışmayı, sebat etmeyi öğretmek doğru olan davranıştır. Sürece odaklanmak emeğini takdir etmek onların kişisel olarak emek vermenin önemini kavramalarına yardımcı olur.

''BENİ ÜZERSEN HASTA OLURUM DEMEYİN''

Çocuklarınıza anksiyete yüklemekten başka bir işe yaramaz. Sizin hastalık durumunda tüm suçu kendinde görür. Bunu içselleştiren çocuk kendini suçlar bu da ilerleyen dönemlerde psikolojik sorunlar olarak gün yüzüne çıkabilir.

''NEDEN ONUN GİBİ DEĞİLSİN''

Çocukları başka akranlarıyla kıyaslamak çocuğun kıskançlık duygularını harekete geçirir. Sürekli kıyaslanan bir çocuk sorumluluk almaktan kaçınır. Sosyal ilişkilerinde zorluk yaşayabilir. Kendini yetersiz ve değersiz hissedebilir. Çabalarının görülmediği fikrine kapılıp, çabalamayı bırakabilir. Anlaşılmadığını düşünerek içine kapanabilir.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[ÇOCUĞUNUZA SÖYLEMEMENİZ GEREKEN 8 CÜMLE - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Mar 2023 12:58:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/cocugunuza-soylememeniz-gereken-8-cumle-160049-20230304.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/cocugunuza-soylememeniz-gereken-8-cumle-160049-20230304.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/cocugunuza-soylememeniz-gereken-8-cumle-160049-20230304.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Defne’deki sahra eczanesinde depremzedelerin ilaç ihtiyacı karşılanıyor
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-defnedeki-sahra-eczanesinde-depremzedelerin-ilac-ihtiyaci-karsilaniyor-28584.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-defnedeki-sahra-eczanesinde-depremzedelerin-ilac-ihtiyaci-karsilaniyor-28584.html</link>
                    <description><![CDATA[Defne’deki sahra eczanesinde depremzedelerin ilaç ihtiyacı karşılanıyor
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hatay’ın Defne ilçesindeki çadır kentte bulunan sahra eczanesinde depremzedelerin ilaç ihtiyaçları karşılanıyor.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Defne’de kurduğu çadır kentte Kocaeli Eczacılar Odası tarafından eczane hizmeti veriliyor ve depremzedelerin ilaçları ücretsiz olarak karşılanıyor. İlaç, medikal malzeme ve hijyenik ürünlerin yer aldığı eczanedeki malzemeler, oda üyesi eczacılar tarafından karşılanıyor. Gruplar halinde deprem bölgesine giden Kocaeli Eczacılar Odası’na üye eczacılar, eczacılık fakültesi öğrencileri ve eczane teknisyenleri, deprem bölgesinde gönüllü olarak görev yapıyor. Bugüne kadar sahra eczanesinde 45 kişi görev aldı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Defne’deki sahra eczanesinde depremzedelerin ilaç ihtiyacı karşılanıyor
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Mar 2023 09:00:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01032023120029_1646df5268703f51bc8f87029ed3b6ad.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01032023120029_1646df5268703f51bc8f87029ed3b6ad.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/01032023120029_1646df5268703f51bc8f87029ed3b6ad.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[O sağlık ocağı yeni görünüme kavuşması için yıkıldı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-o-saglik-ocagi-yeni-gorunume-kavusmasi-icin-yikildi-28556.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-o-saglik-ocagi-yeni-gorunume-kavusmasi-icin-yikildi-28556.html</link>
                    <description><![CDATA[O sağlık ocağı yeni görünüme kavuşması için yıkıldı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yıkılan sağlık ocağının yerine bünyesinde 7 poliklinik barındıran aile sağlığı ve 7 sınıflı Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM) inşa edilecek.Darıca Belediyesi, kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde yıkımı gerçekleşen Abdi İpekçi Mahallesi Aile Sağlığı Merkezi binası yerine bünyesinde 7 poliklinik barındıran aile sağlığı ve 7 sınıflı Kişisel Gelişim Merkezi (KİGEM) inşa edilecek. Yıkımı tamamlanan alanda çalışmaları inceleyen Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, en kısa sürede mahalleye ve ilçeye yakışan yeni bir merkez inşa edeceklerini söyledi. Bıyık, “İlçemize bir yandan yeni eserler kazandırırken bir yandan da riskli binalarımızı dönüştürerek vatandaşlarımıza daha güvenli hizmet alanları oluşturuyoruz. Eskiyen ve riskli hale gelen sağlık merkezimizi yenilemek için vatandaşlarımıza sözümüz vardı. Yıkımını gerçekleştirdik ve çalışmalara başladık. Toplam 550 metrekare inşaat alanından oluşacak Abdi İpekçi Aile Sağlığı ve KİGEM binamızda 7 poliklinik, 7 sınıflı KİGEM, çok maksatlı salon ve fuaye alanlarının da yer alacağı modern bir kompleks inşa edeceğiz. Mahallemize ve ilçemize şimdiden hayırlı olsun” dedi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[O sağlık ocağı yeni görünüme kavuşması için yıkıldı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 10:30:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023133025_08eb5df1ea7f5d207ea115b61bf73fff.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023133025_08eb5df1ea7f5d207ea115b61bf73fff.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023133025_08eb5df1ea7f5d207ea115b61bf73fff.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hatay’da 96 konteynerden oluşan 54 yataklı hastanenin yapımı tamamlandı
]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-hatayda-96-konteynerden-olusan-54-yatakli-hastanenin-yapimi-tamamlandi-28534.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-hatayda-96-konteynerden-olusan-54-yatakli-hastanenin-yapimi-tamamlandi-28534.html</link>
                    <description><![CDATA[Hatay’da 96 konteynerden oluşan 54 yataklı hastanenin yapımı tamamlandı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hatay Defne’de 96 konteynerden oluşan 54 yataklı Kocaeli Büyükşehir Hastanesi tamamlandı. Sağlık Bakanlığı’nın teçhizat ve personel temininin ardından hasta bakılmaya başlanacak.Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Hatay’ın Defne ilçesinde yapımına başladığı hastanenin kurulumu tamamlandı. Mekanik, elektrik ve sıhhi tesisat işleri bitmek üzere olan Kocaeli Büyükşehir Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından teşrif ve tıbbi cihaz kurulumları tamamlandıktan sonra doktor ve sağlık personeli atanarak, hasta kabulüne başlayacak. 96 konteynerden oluşan 54 yataklı hastanenin yılda 250 bin hastaya hizmet vermesi bekleniyor. Hastanede poliklinik hizmetlerinin yanı sıra ameliyathane ve yoğun bakım ünitesi de yer alacak.Hasta kabulüne başlanacakHastanede 4 ana dal branşı ve diş hekimliği hizmeti devamlı olarak verilecek. Genel cerrahi, dahiliye, çocuk, kadın doğum ve diş poliklinik hizmetlerinin verileceği hastanede haftanın belli günlerinde nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, göz, ortopedi poliklinik hizmetleri de olacak. Projenin kurulumu esnasında ve işletmeye alımında Sağlık Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, MÜSİAD Karlsruhe, MÜSİAD Paris görev alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İSU, A Takımı, Ulaşım, Yapı Kontrol ve Fen İşlerinden oluşan ekipleri içme suyu, kanalizasyon, altyapı, mekanik, elektrik ve sıhhi tesisat imalat çalışmalarında gece gündüz çalıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından da incelenen hastanenin tıbbı teçhizat kurulumu ve sağlık personelinin atanmasıyla poliklinik hizmeti vermeye başlaması bekleniyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Hatay’da 96 konteynerden oluşan 54 yataklı hastanenin yapımı tamamlandı
 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 07:30:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023103013_7f3fefaa252e7533cac7642750c7a092.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023103013_7f3fefaa252e7533cac7642750c7a092.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/28022023103013_7f3fefaa252e7533cac7642750c7a092.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BEL FITIĞINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARA DİKKAT !]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-bel-fitiginda-dogru-bilinen-yanlislara-dikkat-28533.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-bel-fitiginda-dogru-bilinen-yanlislara-dikkat-28533.html</link>
                    <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ En yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel fıtığı, toplumumuzda her 10 kişiden 8'nde görülmektedir. Ancak bel fıtığı ile ilgili yanlış bilinen doğrular insanların kafasında çok ciddi karışıklığa neden olabiliyor.

Peki nedir bu doğru bilinen yanlışlar ? Ve doğru olan nedir?

Yanlış: Her bel ağrısı fıtıktır

Doğru:&nbsp;Bel ağrılarının %95 nedeni fıtık değildir.

Yanlış: Bel Fıtığı Olan Kişilerde Ağrı Mutlaka Olmalıdır&nbsp;

Doğru:&nbsp;Fıtık için ağrı, uyuşma-karıncalanma, kuvvet kaybı şart gibi görülüyor olmasına rağmen fıtığı olupta hiçbir bulgu ermeyen bireylerin&nbsp; sayısı oldukça çoktur.

Yanlış: Bel Fıtığı Sadece Ağır Kaldıranlarda Görülür&nbsp;

Doğru:&nbsp;Kilo başta olmak üzere sürekli oturmak, sürekli ayakta iş yapmak, eğilerek yapılan ev işleri cinsel aktiviteler, yanlış yapılan sporlar hatta plates bile fıtığa neden olabilmektedir.

Yanlış: Sert Yerde Yatmak Fıtığa İyi Gelir&nbsp;

Doğru:&nbsp;Bireyin kilosuna göre yatak seçimi önemlidir. Genellikle ortopedik yatak ön plana çıkmaktadır.

Yanlış: Hareket etmek yerine oturmak tercih edilmelidir

Doğru:&nbsp;Oturmak bele binen yükü artırır, 10-20 dakikadan fazla sürekli oturulmamalıdır. Ve sürekli ayakta durulmamalıdır.

Yanlış: Sürekli Korse Takmak Gereklidir

Doğru:&nbsp;‘’Korse&nbsp;beldeki kasların zayıflamasına yol açar’’ düşüncesi de yanlıştır. Alçı durumu gibi düşünülmesi bilgi eksikliğidir. Son yayınlar ‘’Doktorunuzun uygun gördüğü kadar korse takabilirsiniz’’ fikrine sahiptir.

Yanlış: Fıtık hastasına kilo zarar vermez.

Doğru:&nbsp;Omurga hastalıklarında kilo çok önemli bir etkendir. Fıtığın iyileşmesini engeller. Yeni fıtık oluşmasına katkı sağlar.

Yanlış: Her Bel Fıtığı Mutlaka Ameliyat Demektir&nbsp;

Doğru:&nbsp;Bel fıtığında ameliyat zarar veren bir işlemdir. Ancak mecburi ameliyat gerektiren durumlarda ameliyatın bu zara verici etkisine göz yummak zorunda kalırız. Gerçek tedavi fıtıklaşan kısmın yerine geri döndürülmesidir. Aksi halde hastanın ileriki aylar-yıllar içinde yeni problemler yaşamasına sebep olmuş oluruz. Tekrar belirtmek gerekirse Ameliyat kararı detaylıca incelenerek bir komisyon kararı ile verilmelidir.

Yanlış: Bel fıtığını her doktor tedavi edebilir !!!

Doğru:&nbsp;‘’Bel fıtığından değil yanlış tedaviden korkun’’, hatta gecikmekten ve geciktirilmekten korkun. Mutlaka bu konuda uzman ve tecrübeli doktorları seçiniz. Aksi takdirde tedavi süreci gecikme sebebiyle bile zora sokulmaktadır.

Yanlış: Fıtık hastasıyım hayatıma ilaçla devam ediyorum

&nbsp;

Doğru:&nbsp;Oluşmuş olan fıtığın küçülmesi için gerekli önlemler ve egzersiz programı öğretilmeli, yeni bir hayat tarzına başlamalıdır. Kişi uzun süre aynı pozisyonda kalmamalı, oturma ve ayakta kalma süresi kısa tutulmalıdır. Oturulan koltuklarda bel kavsini destekleyen bir yastığın kullanılması alışkanlık haline getirilmelidir. Yere eğilmek yerine çömelerek işlerin yapılmasına özen gösterilmelidir. Yatmak için ortopedik yatak seçimine dikkat edilmelidir. Yataktan kalkarken, yan yatılarak kollardan destek alınarak oturulmalı, sonra ayağa kalkılmalıdır. Ayrıca gerekli ise kilo kontrolü bakımından bir diyet programına başlanmalıdır.

Yanlış: Bel Fıtığı Ameliyatı Çok Zararlıdır

Doğru:&nbsp;Bel fıtığı ameliyatı zatında vücuda zarar verir ancak mutlak gerekli vakalarda yapılmak zorundadır. Kolayca yapılacak bir işlem değildir. Ve kolayca karar verilmesi hiç doğru değildir.

Yanlış: Hastalar ameliyat sonrası hemen işe dönebilir.

&nbsp;

Doğru:&nbsp;Hastanın kolayca işe döndürülmesi, bir hatadır. Hastaların ameliyat sonrası disk yüksekliği azalır. Ve son derece dikkat etmelidir. Yoksa ileride fıtık çıkmasına, dejeneratif disk gelişmesine ve kireçlenmeye zemin hazırlanmış olur.

Yanlış: Hasta ameliyat sonrası araba kullanabilir, yürüyebilir.

Doğru:&nbsp;Hastanın araba kullanması bir fıtık davetçisidir. Yürümesi de fıtık davetçisidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[BEL FITIĞINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARA DİKKAT ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 06:50:11 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/bel-fitiginda-dogru-bilinen-yanlislara-dikkat-095128-20230228.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/bel-fitiginda-dogru-bilinen-yanlislara-dikkat-095128-20230228.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/bel-fitiginda-dogru-bilinen-yanlislara-dikkat-095128-20230228.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Travma Sonrası Stres Bozukluğa Dikkat!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gebzeninsesi.com/haber-travma-sonrasi-stres-bozukluga-dikkat-28529.html</guid>
                    <link>https://www.gebzeninsesi.com/haber-travma-sonrasi-stres-bozukluga-dikkat-28529.html</link>
                    <description><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Cemil Çelik konu hakkında bilgiler verdi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye coğrafi konumu ile dünyanın en önemli deprem kuşağında yer alan ülkeler arasında bulunuyor. Bu gerçek zaman zaman yaşanan şiddetli sarsıntılarla kendini acı bir şekilde hatırlatıyor. Travmatik ve hayati risk yaratan bir depremin ortasında kalan insanlarda ise geçici ya da kalıcı psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. En sık görülen rahatsızlıkları ise akut ve travma sonrası stres bozukluğu oluşturuyor. Kabuslar, yabancılaşma, depremi hatırlatan mekân ve yerlerden kaçınma gibi sorunlarla kendini gösteren bu rahatsızlıklar tedavi edilmezse kalıcı hale gelebiliyor.&nbsp;

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)&nbsp;hemen hemen herkes tarafından bilinen yaygın psikolojik problemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği üzere travmatik bir olay yaşamış olan her bireyde travma sonrasında tepkiler gelişebilir. Ancak travmatik olaylara karşı verilen bu tepkiler genellikle kısa süre içerisinde kendiliğinden geçmektedir. Kişinin verdiği bu tepkilerin çok daha uzun sürmesi halinde&nbsp;travma sonrası stres bozukluğu&nbsp;durumundan şüphelenilebilir. Ancak bu psikolojik problem tedavi edilebilir bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Bunun için ise elbette uzman bir hekime danışmak şarttır.&nbsp;

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?&nbsp;

Travma sonrası stres bozukluğu, kişiyi dehşet içerisinde bırakan ya da aşırı derecede korkutan, çoğunlukla çaresizlik duygusu hissettiren ve beklenmeyen bir anda aniden gerçekleşen olayların akabinde ortaya çıkan&nbsp;ruhsal travma&nbsp;durumu olarak tanımlanabilmektedir. Elbette herkesin hayatı boyunca korktuğu ya da üzüldüğü pek çok olay yaşaması muhtemeldir ve bilindiği üzere yaşanan her korkutucu ya da üzücü olay kişilerde bir ruhsal travma yaratmamaktadır.&nbsp;Ruhsal travma sebepleri&nbsp;çoğunlukla kişinin kendisinin ya da sevdiklerinin hayatlarını tehlikeye atan durumların gerçekleşmesi olmaktadır.&nbsp;

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedenleri Nelerdir?&nbsp;

Travma sonrası stres bozukluğu nedenleri&nbsp;arasında pek çok faktör sayılabilir. Bu sebepler kişiden kişiye de değişkenlik gösterebilir. Yani her durum herkes için bir ruhsal travma yaratır demek yanlış olacaktır. Ancak travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde bu duruma yol açan ana sebebin olayın aniden gerçekleşmesi ve kendisi ya da yakınlarından birinin hayatını tehlikeye atması olarak bilinmektedir.&nbsp;

*İş ya da trafik kazaları,&nbsp;

*Deprem,&nbsp;

*Savaşlar,&nbsp;

*Hayati tehlikesi bulunan hastalıklara yakalanma,&nbsp;

*Yaşanan ani kayıplar,&nbsp;

Gibi durumlar travma sonra stres bozukluğunu ortaya çıkaran yaygın sebepler arasında bilinmektedir. Tüm bu durumların yaşanması dahilinde bireyde travma sonrası stres bozukluğunun ortaya çıkıp çıkmaması aynı zamanda bireyin depresyon ya da psikolojik rahatsızlık geçmişi, kalıtsal psikolojik rahatsızlık ihtimalleri, kişinin karakter özellikleri gibi diğer etkenlere bağlı olarak değişebilmektedir.&nbsp;

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?&nbsp;

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri genellikle yaşanan olaydan kısa süre sonra başlasa da unutulmamalıdır ki kimi zaman bu belirtiler olayın yaşanmasından yıllar sonra da ortaya çıkabilmektedir. TSSB söz konusu olduğunda yaygın olarak depresyon durumunun yaşandığı bilinmektedir. Özellikle kişinin daha önceden depresyon öyküsü varsa yaşadığı dehşet verici ve çaresizlik hissi yaşatan ani olaylar karşısında tekrar depresyonun gelişmesi muhtemeldir. Travma sonrası depresyon gelişmesi daha önce kişinin depresyon geçirilip geçirilmemesi ile ilişkili değildir. Bu durumda yaşanan depresyon belirtileri aşağıdaki gibi olabilmektedir:&nbsp;

*Sürekli moral bozukluğu&nbsp;

*Sebebi olmayan halsizlik&nbsp;

*Dış dünyaya karşı isteksizlik&nbsp;

*Uyku bozuklukları&nbsp;

*Yeme bozuklukları&nbsp;

*Hayattan hiçbir şekilde zevk alamama durumu&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.gebzeninsesi.com/sanayi-uretim-haberleri">Sanayi & Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Travma Sonrası Stres Bozukluğa Dikkat! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Feb 2023 15:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/travma-sonrasi-stres-bozukluga-dikkat-180929-20230227.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/travma-sonrasi-stres-bozukluga-dikkat-180929-20230227.png"/>
                    <enclosure url="https://www.gebzeninsesi.com/images/haber/travma-sonrasi-stres-bozukluga-dikkat-180929-20230227.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>