a

Son altı ay içerisinde Diyanet İşleri Başkanlığında gerçekleştirilen iki önemli soruşturma ve sonrasında yaşananlar, personelimizin teftişe, soruşturmalara, AYK kararlarına ve adalete olan güvenini zedelemiştir. Evet; Darıca ve Gaziantep’den bahsediyorum. DARICA; Darıca ilçe müftüsünün din görevlilerine uyguladığı mobbing ve bir ilçe müftüsüne yakışmayacak Facebook paylaşımları nedeniyle Mil-Diyanet Sen olarak şikayetçi olmuş, konuyu DİB teftiş kuruluna taşımış idik. Yapılan soruşturma neticesinde ilçe müftüsüne Atama ve Yer Değiştirme Kurulu (AYK) tarafından bölge dışı yer değişikliği verilmiş, Darıca’dan daha küçük ve mütevazi bir ilçe olan Sinop Durağan’a atama kararı çıkmış idi. İlçe müftüsü, atama kararını aylarca gözardı etmiş, ayrılış işlemini gerçekleştirmemiş, 7/24 Ankara’da Diyanet İşleri Başkanlığı koridorlarında mesai yaparak verilen yer değişikliği cezasının iptali için çalışmıştır. İddialara göre ‘Beni hiçbir güç Darıca’dan gönderemez, siyasette tanıdıklarım var, göreceksiniz bu cezayı iptal ettireceğim’ demiş ve gerçekten de tekrar toplanan Atama ve Yer Değiştirme Kurulu, Darıca ilçe müftüsünün bölge dışı yer değişikliği kararını iptal ederek Darıca ilçe müftüsü olarak görevine devam etmesi yönünde karar vermiştir. GAZİANTEP;Diyanet Sen Gaziantep şube başkanına soruşturma neticesinde DİB Atama ve Yer Değiştirme Kurulu tarafından (AYK) verilen bölge dışı yer değişikliği cezası yaklaşık 3 ay sümen altı edilmiş ve kararın tebliği yapılmamıştır. Yaklaşık 3 ay sonra tekrar toplanan Atama ve Yer Değiştirme Kurulu daha önce verdiği bölge dışı yer değişikliği kararını Gaziantep il içine çevirerek merkezde görev yapmasına müsaade etmiştir. Kendi sendikasına üye olmadığı için müftülük binasında Engelli bir memuru darp ederek zarar veren bu şahıs, Gaziantep Memur-Sen il başkanlığına terfi ettirililerek adeta ödüllendirilmiştir. İddialara göre bu şahıs ‘beni hiçbir güç buradan gönderemez, ben kalırım vali gider, ben kalırım müftü gider, herkes haddini bilsin’ şeklinde idareye meydan okumuş, hatırlı bir siyasetçiyi devreye koyarak bölge dışı yer değişkiliği kararını iptal ettirmiş, bir de hiç utanmadan sıkılmadan müftülük çalışanlarına baklava ikramında bulunarak adeta AYK ile dalga geçmiştir. ŞİMDİ SORUYORUM!!! Peki, herhangi bir siyasi tanıdığı olmayan personelimiz ne yapacak? Onların suçu ne? Din görevlilerine verilen yer değişikliği cezaları ivedilikle tebliğ edilip uygulanırken; yukarıda örneğini verdiğimiz yer değişikliği kararları neden uygulanmamıştır.? Atama ve Yer Değiştirme Kurulu (AYK) hangi gerekçelerle daha önce verdiği kararını bozmuştur. Yukarıda kaleme aldığım konuları Kurum yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde detaylı bir şekilde anlatmış ve kendilerine: ‘Personelimizin teftişe ve adalete olan inancı ciddi anlamda zedelenmiştir, lütfen Diyanet İşleri Başkanlığı olarak adaleti ikame ediniz’ ifadesinde bulunmuştum. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden önceki milletlerin yok olmasına sebep, içlerinden soylu biri hırsızlık yapınca ona dokunmayıp, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca ona cezasını vermeleriydi. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim.” buyurmuştur. Her iki konuya ilişkin yasal çerçevede yetkili makamlarda konunun takipçisi olacağımızı, tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı ifade etmek isterim. Celaleddin GÜL Mil Diyanet Sen Genel Başkanı