Yazı Detayı
27 Mayıs 2019 - Pazartesi 09:57
 
Baş Müttefikimiz ve İttifakımız 2
Zeki Üsten
zekiusten3861@gmail.com
 
 

   Efendim bir önceki yazımızda “Türkiye'nin hava savunma sistemi ihtiyacını karşılamak için Rusya'dan alacağı S-400'leri engellemek için uzun süredir ülkemizi tehdit eden ABD, yasal adımı attı.” demiştik.

 

Biz Türkiye ve ABD arasında S-400 tartışması konusunda bu analizi yaparken Prof. Dr. Sencer İmer'den gündeme bomba gibi düşecek iddialar geldi. İmer, Türkiye'nin bir işgalle karşı karşıya olduğunu söyledi.

 

  Uluslar arası İlişkiler Uzmanı olan Prof. Dr. Sencer İmer bir Youtube kanalına verdiği röportajda, "Çevremizde yaşanan tüm gelişmeler Türkiye'ye yönelik bir askeri operasyonu işaret ediyor" ifadelerini kullandı.

 

Sosyal medyada verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sencer İmer, Türkiye'nin bir güvenlik tehdidi altında olduğunu belirterek, "Çevremizde yaşanan tüm gelişmeler Türkiye'ye yönelik bir askeri operasyonu işaret ediyor." dedi.

  Türkiye'de bir 28 Şubat darbesi olduktan sonra ABD'de bir tatbikat düzenlediğini söyleyen İmer, Nevada çölünde yapılan tatbikatta Türkiye'nin tasvir edildiğini ve 24 Temmuz'da yani Lozan Anlaşması'nın yıldönümü olduğuna dikkat çekti. İşte Prof İmer’in Müttefikimiz ve Dostumuz ABD’nin Türkiye için hazırladığı sinsi planını deşifre eden o sözleri:

  Türkiye'de bir 28 Şubat darbesi olduktan sonra ABD'de bir tatbikat düzenlediğini söyleyen İmer, Nevada çölünde yapılan tatbikatta Türkiye'nin tasvir edildiğini ve 24 Temmuz'da yani Lozan Anlaşması'nın yıldönümü olduğuna dikkat çekti. İmer, "Öte yandan Stavridis'in başkanı olduğu bir enstitü bir deniz tatbikatı senaryosu yazıyor. Türk donanması ani bir baskınla Yunan ve Amerikan (müttefik) donanması tarafından imha ediliyor. Bu tabi Türkiye'nin denizde korumasız kalması anlamına geliyor. Kıbrıs adasının da böylece ablukaya alınarak kolayca oradaki edinilmiş olan Türk soydaşlarımızın haklarının ellerinden alınması anlamına geliyor" dedi.

 

Şimdi bütün bunları bir araya koyduğumuz zaman gayri ihtiyari Türkiye'nin çok ciddi bir tehdit altında olduğunu düşünüyorum. Tabi bunlara ekonomik şartları da ekliyoruz. Dövizin hızla değer kazanması Türk Lirası'nın değer kaybetmesi enflasyonun artması, hayatın pahalılaşması ve ithalatın yapılamaz hale gelmesi gibi problemler halkı rahatsız edecektir. Ve böylece bir ortam yaratılmış oluyor. Yani Venezuela'da yapılan olaya çok benziyor. İran'daki yapılan sıkıştırma olayına çok benziyor. Aynı esnada PKK terör örgütünün Türkiye'de çok hızlı artan bir aktivitesi var. Şehitler veriyoruz. DEAŞ'ın başkanı olan Bağdadi'de Türkiye'yi tehdit ediyor. Burada da operasyon yapılacağını söylüyor. Demek ki böyle tehdit varsa bunu engellemek için yapılacak şey havadan gelecek olan ani bir baskın taaruzun gerek denizde gerek karada ortadan kaldırılması lazım. Bu da S-400'ün önemini ortaya koyuyor. S-400'den muhakkak vazgeçmelisiniz diye bu kadar ısrarla söylemelerini açıklamak mümkün hale geliyor. Yani S-400 olması halinde anlattıkları ne deniz baskını ne de ülkenin altyapısını tahrip edecek baskın yapılamaz hale gelmiş oluyor.

 

Amerikan hükümetinin özellikle seçimlerin ertelenmesiyle ilgili karardan sonra yaptığı açıklamada "bunu not ediyoruz" diyorlar. Bu not etmeyi ben şöyle değerlendiriyorum. Dünyadaki devletlere birtakım sıfatlar veriliyor. Normal demokratik devletler veyahut başarısız devletler. Başarısız devlet şu demek, İngilizcesi (unsuccess failed state). Vatandaşlarının haklarını yerine getirmeyen, onlara sıkıntı yaşatan, onların düşünce hürriyetlerini sınırlandıran devletler başarısız devletler. Başarısız devletlerin daha sonra alacakları isimse haydut devlet yani (rogue state).

 

Haydut devlet kavramını Amerikalılar mesela şuanda, Venezuela için Kuzey Kore için ve İran için kullanıyorlar. Türkiye bu noktada sanki önce bir başarısız devlet ilan edilmeye çalışılıyor.  Ve Türkiye içerisindeki muhalefet cephesinin, mevcut durumla memnun olmayabilirsiniz, kararı sevmeyebilirsiniz ama dışarıya Türkiye'nin bir başarısız devlet olduğu intibaını verecek olursanız, Türkiye'nin iç savunmasını iç birliğini zayıflatırsanız o zaman bu kolaylıkla önce başarısız devlet sonra da haydut devlet kavramlarına doğru gider. Ve dışarıdan NATO'nun müdahalesine kadar gidebilir. Şeklinde uyarılarda bulundu.

 

 Burada dikkatlerden kaçmaması gereken  bir söylemi daha var Sn İmer’in oda şu: 

 

Venezuela'da zaten dikkat ederseniz yine güçleri kullanan seçilmiş olan Başkan Maduro’yu indirmeye çalıştılar. Buradaki ekonomik sıkıntıları meydana getirdiler. Halkı ikiye böldüler Quaido diye birini çıkardılar. Onu Başkan ilan ettiler. Henüz Türkiye'de bu yapılmadı ama yani bence bir Quaido aramaktadır diyen Prof. İmer. Bu Quaido kimdir takdir sizin dolayısıyla böyle baktığımız zaman da Türkiye gerçek bir tehdit altındadır diyebilirim. Şeklinde konuşuyor.

 

     Önemli olan şimdi bizim tüm bu yaşananlar karşısında ayağımızı denk alıp birlik ve bütünlüğümüzü sağlayıp sağlayamayacağımız. Eğer bunu başaramaz ve domates, patates, soğan türküsünü söylemeye devan edersek bu tehditlerin fitilini ateşlemiş olacağız. Ha bu arada sahi bizdeki  “Quaido” sizce kim olabilir?

 

  Herkesin mutlaka bir hesabı var, Yüce Yaratan’ın da mutlaka bir muradı var vesselam. Hayırla kalınız…

 
Etiketler: Baş, Müttefikimiz, ve, İttifakımız, 2,
Yorumlar
Anketler
Hürriyet ve Yavuzselim'de Kentsel Dönüşüm mü Olsun, Yerinde Dönüşüm mü Olsun ?
sanalbasin.com üyesidir
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
Arşiv
Modül 1

 

 
KOCAELİ SON DAKİKA HABERLERİ
Herkese Açık grup · 13.231 üye
Gruba Katıl
www.gebzeninsesi.com Haber ihbar Whatsapp  0532 233 28 80
 
Modül 5
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.
Haber Yazılımı